İÇERİK GÖNDERİM SORUNU GİDERİLMİŞTİR. SABRINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ!

Kayıp Uçak Bulunamıyor!

Uçak, Çin uydusu tarafından görüntülenen bölgede de bulunamadı.

Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'dan Çin'e giderken altı gün önce kaybolan Malezya Havayolları'na ait yolcu uçağı, Çin uydusu tarafından görüntülenen bölgede de bulunamadı.

Malezya Sivil Havacılık Direktörü Azharuddin Abdülrahman, başkent Kuala Lumpur'da düzenlediği basın toplantısında, Çin uydusunun uçağın enkazına ait olduğu sanılan üç parçanın görüntülerini göndermesinin ardından söz konusu bölgede aramaların yoğunlaştırıldığını ancak hiçbir sonuç elde edilemediğini açıkladı.

Çin uydusu, uçağın kaybolmadan önce son kez kule ile temasa geçtiği bölgede enkaz parçalarına benzeyen cisimleri görüntülemişti.

Şinhua haber ajansı, uydunun Vietnam'ın güneyinde en büyüğü 24 metre uzunluğunda üç yüzen cismin fotoğraflarını gönderdiğini açıklamıştı.

ARAMA ÇALIŞMALARINA 12 ÜLKE DESTEK VERİYOR

Arama çalışmaları, yaklaşık 92 bin kilometrekarelik alanda 12 ülkeden 42 gemi, 39 uçak ve çok sayıda görevlinin katılımıyla devam ediyor. Çalışmalara Avustralya, Vietnam, Çin, Endonezya, Tayland, ABD, Yeni Zelanda, Singapur, Filipinler, Hindistan, Japonya ve Brunei destek veriyor.

Hindistan donanması, GSAT-7 uydusunun da uçağı aramaya başladığını açıkladı.

Bu arada bir grup balıkçı, dünyanın en işlek nakliye rotalarından biri olan Malakka Boğazı'ndaki Dickson Limanı açıklarında üzerinde "Boarding (Biniş)" yazılı bir cankurtaran botu bulduklarını söyledi. Cankurtaran botunun Malezyalı yetkililere teslim edildikten sonra battığı öğrenildi.

Amerikan Digital Globe Şirketi de uydularından ikisinin Tayland Körfezi ile Güney Çin Denizi arasındaki bölgeyi taradığını açıkladı ve internet kullanıcılarına 3100 kilometrekarelik bir alanın uydu görüntülerini taramak için yardım etmeleri çağrısında bulundu. Yaklaşık 25 bin kişinin görüntüleri incelemek için kayıt olduğu belirlendi.

YENİ BİR İDDİA DAHA

Öte yandan Wall Street Journal gazetesi, Amerikalı yetkililerin kayıp uçağın hava kontrol kulesi ile son görüşmesinden sonra yaklaşık dört saat daha uçmaya devam ettiğini ileri sürdü.

Rutin bakım programları çerçevesinde uçağın motorundan alınan verilerin otomatik olarak izlendiğine ve kuleye iletildiğine işaret eden gazete, Amerikan terörle mücadele uzmanlarının pilotun ya da bir yolcunun uçağın yerinin bulunmasını engellemek için radyo vericililerini kasten kapatmış olabileceğinden şüphelendiklerini yazdı.

İddia, Boeing 777'nin herhangi bir hava kontrol kulesi ile temasta bulunmadan 4 saat boyunca uçmasının neden kimse tarafından kontrol edilmediği sorusunu da gündeme getirdi.

Uçağın cumartesi günü Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'dan Çin'in başkenti Pekin'e gitmek üzere 239 kişiyle havalandıktan kısa bir süre sonra kaybolmasından bu yana çeşitli iddialar ortaya atılıyor.

Kaybolmadan önce son kez Güney Çin Denizi üzerinde görülen uçağın, batıda Malakka Boğazı'na doğru rotasını değiştirdiği ileri sürülmüştü.

İddialar üzerine daha önce Malezya ile Vietnam arasında yürütülen arama çalışmaları, yarımadanın iki tarafındaki Malakka Boğazı ve Andaman Denizi'ne doğru genişletilmişti.

Ufoloji Forum: 

Medya da deyişik teoriler atılmaya başlandı.Bunlardan bazıları şöyle:

1. Uçak Andaman Adaları'na indi

Uçağın, Endonezya ile Tayland ve Burma kıyıları arasında, Hindistan'a ait Andaman ve Nicobar Adaları'na inmiş olabileceği, bu bölgedeki askeri radarın çalışmama ihtimalinden dolayı bu inişi kaydetmiş olmayabileceği düşünülüyor.Fakat adada yayımlanan Andaman Chronicle gazetesinin editörü adada dört iniş pistinin olduğu ve inen uçakların görüleceği iddiasıyla bu teoriyi reddediyor. Fakat burası ıssız bir bölge; 570 adanın 36'sında ikamet ediliyor. Uzmanlar, uçağın kaçırılmış olması halinde saklanacağı en iyi yerin bu bölge olduğunu, kıyıya iniş yapmanın ise zor ama mümkün olduğunu belirtiyor. Fakat böylesi bir iniş güvenli bir şekilde yapılmış olsa bile iniş sırasında meydana gelecek hasardan dolayı uçağın bir daha kalkamayacağı ifade ediliyor.

 

2. Uçak Kazakistan'a uçtu

Bu Orta Asya ülkesi, uçak için arama yapılan bölgenin kuzeyinde yer alıyor. Bazı uzmanlar uçakların çöle iniş yapmalarının mümkün ve kıyıya inişten daha olası olduğunu söylüyor. Bugüne kadar uçak yolcu listesinin ve kargo muhtevasının yayınlanmamış olması, bazılarının uçakta bir milyonerin ya da değerli kargonun bulunduğu ve bu nedenle kaçırıldığı iddialarını gündeme getirmesine neden oluyor.

Fakat uçağın Kazakistan'a varmak için Hindistan, Pakistan ve Afganistan gibi ülkelerin hava sahasından geçmiş ve bu ülkelerin radar sistemleri tarafından tespit edilmiş olması gerekirdi. Ancak bu aygıtların eski olması ve kuş sürüleri geçerken de sinyal veriyor olması nedeniyle her sinyalin ciddiye alınmış olmayabileceği ifade ediliyor.

3. Uçak güneye gitti

Uçağa ait son uydu sinyalleri Malezya radar sahasını geçtikten sonra en az beş-altı saat daha operasyonel olduğuna işaret ediyor. Bazı uzmanlar uçağın bugüne kadar radara yakalanmamış olması nedeniyle güney koridoruna uçmuş olmasının daha olası olduğu görüşünde. Bu koridor Hint Okyanusu açıklarını ve Avustralya'nın boş kuzey kesimlerini kapsıyor. Bazıları uçağın yakıtı bitinceye kadar uçmuş sonra da Avustralya'nın kuzeyinde denize çakılmış olabileceği tahmininde bulunuyor.

4. Uçak Çin'in Taklamakan Çölü'nde

Forumlarda uçağın Çin'deki Uygur Müslüman ayrılıkçıları tarafından kaçırılmış olabileceği fikirleri de ortaya atıldı. Uçaktaki 239 yolcunun 153'ü Çin vatandaşı. Bu teoriye göre uçak, Çin'deki Taklamakan Çölü'ne inmiş olabilir. Malezyalı yetkililer de MH370 uçuşunu yapan uçağın bulunması en muhtemel bölgenin Çin-Kırgız sınırı olduğunu ifade etmişti. Fakat uçağın yine birçok ülkenin radarına yakalanmadan bunu gerçekleştirmiş olması ihtimali düşük görülüyor.

5. Uçak, acil durum nedeniyle Langkawi'ye uçtu

Bazı uzmanlar uçağın iletişim sistemlerinin iflas etmesini yangına bağlıyor. Uçağın Pekin rotasından saparak sola dönmüş olması pilotun havada büyük bir sorunla karşılaşıp güvenli iniş yeri bulma çabasına bağlanıyor. Bu görüşe göre pilotun Kuala Lumpur Havaalanı'na dönmesi 3 bin metre yüksekliğindeki dağlık bölge nedeniyle mümkün değildi. Langwaki Adası'na ulaşmak daha kolay ve kısa olacağından o rotayı seçti, fakat adaya ulaşamadan denize çakıldı.

Fakat bu görüşe karşı çıkanlar, acil durum nedeniyle uçağın rotasını değiştirmesi halinde bunun pilot kontrolü ile yapılmış olması gerektiğini, oysa uçağın sola dönüş manevrasını bilgisayara 7-8 vuruşluk bir talimat girilmesi yoluyla yaptığını, bunun ise uçağa kötü bir niyetle bu manevranın yaptırıldığı görüşünü güçlendirdiğini belirtiyor.

6. Uçak Pakistan'da

Bu fikri medya patronu Rupert Murdoch bir twitinde ifade etmiş, fakat Pakistan bunun mümkün olmadığını belirtmişti. Pakistanlı yetkililer radarlarında böyle bir uçağın tespit edilmediğini, dolayısıyla uçağın ülkelerinde saklanıyor olma ihtimalinin bulunmadığını söylüyor. Uzmanlar, Kazakistan senaryosu gibi bu iddianın da abartılı olduğunu, Pakistan-Hindistan hava koridorunun askeri radarlarla en yoğun gözlenen bölgelerden biri olduğunu, bölgenin uydu ve insansız hava araçlarıyla da gözlendiğini ifade ediyor.

7. Uçak başka bir uçağın gölgesinde gizlendi

Havacılık uzmanlarından biri de Malezya uçağının, aynı bölgede bulunan ve Singapur Hava Yollarına ait olan başka bir uçağın radar gölgesinde gizlendiğine inanıyor. Bu uçağın uçuş güzergahını inceleyen ve Malezya uçağının 15 dakika boyunca Singapur uçağını takip ettiğini belirleyen uzman, Hindistan ve Afganistan hava sahalarını da aynı yöntemle aşmış olabileceğine inanıyor. İspanya'ya gitmekte olan Singapur uçağının bu takipten haberdar olmayacağı ve Malezya uçağının Çin'in Şincan bölgesi, Kırgızistan ya da Türkmenistan'a gitmek üzere uygun bir bölgede yolunu ayırmış olabileceğine inanılıyor.

8. Uçakta mukavemet oldu

Bazı uzmanlar da uçağın önce 13.700 metre gibi yüksek bir irtifada, daha sonra da oldukça alçak bir irtifada uçmasını şüpheyle karşılıyor ve mukavemet ihtimalini gündeme getiriyor. 11 Eylül olaylarının ardından pilot kabini kapısı uçak kaçırma girişimlerine karşı takviye edilmiş olmasına rağmen içeri girme olasılığı hala mevcut. Bazı pilotlar bu girişimde bulunanların dengesini sarsmak için kasıtlı olarak uçağın irtifasıyla oynama yöntemini tercih edebilir.

9. Basıncı azaltma yoluyla yolcular kasıtlı öldürülmüş olabilir

Başka bir teori de yolcuların çabuk ölmesi için uçağın 13.700 metre irtifaya çıkarılmış olabileceği. Bunun nedeni cep telefonları ile irtibata geçmelerini engellemek. Uzmanlar kabindeki basıncı azaltmanın da mümkün olabileceğini, bu durumda otomatik olarak düşen oksijen maskelerinin 12-15 dakika boyunca oksijen vereceğini, ardından yolcuların karbon monoksit zehirlenmesi sonucu bilinçlerini yitirip öleceğini ifade ediyor. Fakat aynı durum, başka oksijen kaynakları söz konusu değilse eğer, uçağı kontrol eden kişiler açısından da geçerli olacaktır.

10. Uçak, terörist saldırı amacıyla tekrar kalkacak

En ilginç teorilerden biri de uçağın 11 Eylül tarzı bir terörist saldırı amacıyla kaçırılmış olması. Bu durumda uçağın güvenli bir alana indirilip kamufle edilmiş, yeni bir verici takılıp yeniden yakıt yükleyerek saldırıya hazır hale getirilmesi gerekiyor. Uzmanlar bunun çok zor olmakla beraber göz ardı edilemeyecek bir ihtimal olduğuna inanıyor. Bazıları ise bu şekilde indirilen bir uçağın yeniden kalkış yapacak durumda olamayacağına ya da yeni bir transponder yüklenemeyeceğine inanıyor.

Bazı uzmanlar, 11 Eylül olayı nedeniyle, uçağın kayıtlarda olmadığı halde kuzey koridorunda tespit edilmiş olması halinde kolaylıkla vurulup düşürülmüş olabileceğini, hiçbir ülkenin ise herkesin merakla beklediği bu uçağı düşürdüğüne dair bir açıklama yapmak istemeyeceği ve bunun yerine arama çalışmalarına devam edildiği izlenimi yaratmanın tercih ediliyor olabileceği inancında.

Malezya uçağının hava sahasından geçmiş olması ihtimali bulunan ülkeler ise şunlar: Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Pakistan, Hindistan, Bangladeş, Çin, Birmanya, Laos, Vietnam ve Tayland.

 

ucagin ufolar tarafindan kacirilmis satelit goruntusu ortaya cikti,buyrun.. https://www.facebook.com/video.php?v=342346512589773&set=vb.276571872500...

İlginç bir görüntü...Uçağın kayboluşu bana hep Philadelphia deneyini hatırlattı ama bildiğimiz gibi CERN yapılan deneylerde atom altı parçaçcıklara ulaşılmış buda zaten ışınlanmaya giden yolu açmış en azından atom altı parçacıklar sadece ışınlanma değil ışık hızında seyahatte demek