Ay Hakkında

Eski yazılarımızda hep Ayla ilgili tuaf olan düşüncelere sahip olduğumuz aşağıdakileri okuyuncada haklı olduğumuzu gösteriyor.Ay Gezegen diye bildiğimiz Dünya dahil bulunduğu konum ve nedenleri yüzünden hiçbir gök cismine benzemiyor,Resmen yaşam için yani Dünyadaki yaşama alt yapı oluşturması  için yanımızda duruyor.Buna benzer yanında uydusu olan bir sürü gezegen var ama sanırım hiç birisi canlı yaşamla bizdeki kadar doğrudan bağlantılı değildir.Aşağıdaki alıntı ile devam ediyorum.

Samanyolu Galaksisi; içinde "mavi gezegen" olarak tanımlanan Dünya'nın da bulunduğu ve bilim adamları tarafından sonsuz olduğu ifade edilen evrendeki sayısız galaksiden biridir.

Samanyolu Galaksisi'nde, yaklaşık dört yüz milyar güneş bulunduğu belirtilmektedir. Bunlardan sadece bir tanesi Dünya'nın ısı ve ışığından yararlandığı Güneş ve onun sistemidir. Dünya bu Güneş Sistemi'nin etrafındaki ve kendi ekseni etrafındaki dönüşünü gerçekleştirirken onu çok yakından takip eden bir de uydusu vardır: Ay. 

Ay, 3476 km. çapında, Dünya'nın küçük bir maketi gibidir. Kütlesi Dünya'nın 1/8'i kadardır. Belirli bir atmosfere sahip değildir ve Dünya'ya yaklaşık 384.000 km. uzaklıkta bulunmaktadır. Dünya, Ay ile birlikte Güneş Sistemi'nin çekim merkezinde döner. Ancak ikisi arasındaki kütle-çekim farklılığından dolayı, Ay'ın Dünya'nın çevresinde döndüğünü söylemek daha doğru olacaktır. 

Ay'ın Dünya Üzerindeki Etkileri 

Dünya'nın uydusu Ay, büyük hacmi sayesinde yeryüzünün dönme merkezini sabitleyerek, yaşam için elverişli iklim koşullarının korunmasını sağlar. Dünya'nın çekirdeğindeki sıvı halin korunmasında da Ay'ın çekim gücü etkilidir. Bu durum Dünyanın manyetik alanını sabit tutar. Bu manyetik alan sayesinde yeryüzü kozmik radyasyondan direkt olarak etkilenmez. 

Ay, okyanusları kendisine doğru çekerek Dünya'nın dönüş hızını yavaşlatır. Bununla birlikte, Ay her yüzyıl, günleri saniyenin binde 1,1'i kadar süre uzatmaya devam etmektedir. 

Ay Olmasaydı; 

Dünya'nın kendi ekseni etrafındaki dönüş süresi 10 saat olacak, günler kısalacaktı.

Dünya, iklim koşullarından ötürü şiddetli fırtınaların ve kasırgaların hiç kesilmediği bir gezegen olurdu. 

Atmosfer bugünkü gibi olmazdı. Daha kalın bir atmosfere sahip olurduk. 

Gel-git olayları % 70 oranında azalırdı. Ay ışığında etkinliğini sürdüren canlılar gelişmezdi. Bilindiği gibi, bazı canlı türleri üreme için Ay'ın evrelerini izlemektedirler. 

Mevsimler olmazdı. 

Gel-gitler olamayacağı için Dünya'da yaşam oluşmazdı. Dünya sadece Güneş'in varlığı ile oluşan mevsimler, rüzgarlar ve yağmurların var olduğu boş bir gezegen olurdu.

 

Biz İnsan denen varlık için yaratılanlara bakıpta içinde yaşadığı Dünyayı mahveden bir yaratık olduğumuza inanmak istemiyorum doğrusu.Sonrada kalk taaa Marslara geri dönmemek için adam gönder,Bence bütün insanlığı ceza olsun diye marsa göndermek lazım.Gezegen mahvetmek neymiş anlarız o zaman...

[quote=mcedemir]

Gezegen mahvetmek neymiş anlarız o zaman...

[/quote]

İşte bu güzeldi mcedemir..

..

Ay la ilgili asırlardır astronomlar tarafından bir çok ilginç gözlem de yapılmıştır, büyük parlak beyaz ay kubbeleri, kuleler, belirli aralıklarla yanıp sönen ışıklar , kısa süreli bulutlar gibi bir çok gözlem ve spekülasyonlar hala devam etmektedir. İnternette bir taratırsanız çok değişik olaylar var, ben okurken bilim-kurgu-korku-gerilim romanı okuyor gibi oldum sizlerede tavsiye ederim...