Ekzobiyoloji...

Sevgili Dostlarım, Canlılık konusu, aslında dünyayla sınırlı bir olgu değildir. Genel anlamda canlılık konusu evrensel bir olgudur. Bunu dünya gibi, evrende toz zerresi kadar olan bir uzaysal obje ile sınırlamak çok dar bir görüş olur. Çünkü bugüne kadar yapılan araştırmaların sonucunda elde edilen bilgiler, belgeler, gözlemler ve araştırmalar bunu söylemektedir. Kısaca uzaysal bilgilerimizi hatırlayacak olursak Galaktik ölçüleri veya Güneş sistemi ile ilgili ölçüleri göz önüne getirirsek bir de dünyanın boyutlarını göz önünde tutarsak görürüz ki, şu an üzerinde yaşadığımız dünya gezegeni bu boyutlar ölçüsünde hemen hemen hiç durumunda kalmaktadır. Dolayısıyla bu küçücük ölçüler içine canlılık gibi evrensel bir olguyu sığdırmak, sıkıştırmak ne kadar doğru olur? Çünkü şu anda dünya dışı canlılıkla ilgili pek çok belge, gözlem, araştırma ve hatta tarihsel bulgular bulunmaktadır. Bu bilgiler ışığında ortaya çıkan sonuç Evrende yalnız olmadığımız yönündedir. Dünya dışı canlılık konusu bir olasılık değildir. Dünya dışı canlılığın yaygınlığı söz konusudur. Evrenlere dağılmış olması söz konusudur. Hatta çok değişik şuur düzeylerindeki varlıklar evrenlere yayılmış vaziyettedir...

Dünya dışı canlılık yani bilimsel adıyla ''Ekzobiyoloji''  konusunda yapılan araştırmaları 3 ana başlık altında incelemek mümkündür...

l- Meteorlarla ilgili araştırmalar...

2- Yapay atmosfer araştırmaları...

3- Radyoteleskoplarla yapılan Yıldız dinleme operasyonları...

 

''Meteorlarla ilgili araştırmaları şu şekilde özetleyebiliriz''...

Yapılan araştırmalar sonucunda, uzaydan dünyamıza sürekli olarak meteor yağmurları olduðu görülmektedir. Dolayısıyla dünyamıza dış uzaydan bazı partiküller gelmektedir. Bunların üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda bilim adamları organizma sporlarına rastlamışlardır. Aminoasitlere, Yağ asitlerine, Hidrokarbonlara ve organik bileşiklere rastlamışlardır.

Hatta Meteoritlerden bir kültür bile oluşturulmuştur...

 

Yapay Atmosfer araştırmaları...

1953 yılında Stanley Miller adlı bir bilim adamının dünyanın oluşumu sırasındaki atmosferini laboratuvar ortamında yapay olarak meydana getirmesiyle başlamıştır. Bu atmosferin içerdiği maddeler şunlardan oluşmaktadır. Metan, Su buharı, Amonyak, Karbondioksit ve Siyanhidrik asit bileşikleri. Görüldüğü gibi bunların hepsi, su buharı hariç şu anda bizler (canlılar) için zehir durumundadır. Görüldüğü gibi dünyada canlılık, şu an bizler için zehir sayılabilecek bir ortamda başlamıştır. Yapılan bu araştırmalar sonucunda; Evrende canlılığın, yani hayatın meydana gelebilmesi için suyun ve oksijenin şart olmadığını söyleyebiliriz...

 

Radyoteleskoplarla ilgili...

araştırmaların başında ise, 1960'larda Amerikanın önemli astronomlarından biri olan Prof. Frank Drake tarafından başlatılmış olan Ozma Projesi vardı. Projede o zamanın radyoteleskoplarıyla uzaysal objeden gelen sinyal tipleri dinlenmeye başlandı. Bunun uzantısı olarak günümüzde de hala SETİ (Search for Extra Terrestrial Inteligence ) Dünya Dışı Yaşamı Araştırma Projesi sürdürülmektedir. SETİ projesinin arkasında bugün NASA destekli olmak üzere Planetary Society bulunmaktadır. Ve bu araştırmalar günümüzde de yıldız dinleme projesi olarak devam etmektedir...

Bu çalışmaların paralelini Rusyada da görmekteyiz. Örneğin; Gorki gözlemevi müdürü Prof. Vesvolod Troitsky, "Başka medeniyetlerin bizi elektromanyetik dalgalarla taradığına kuvvetle inanıyoruz. Bunun sonuçlarını er ya da geç alacağız" demektedir. Prof. Troitsky'nin belirttiğine göre, Kuzey Kafkasya Dağları'nda 1973 yılında yeni ve büyük bir gözlemevi açılmıştır. Bu gözlemevinin optik teleskobu Palomar Dağı'ndakİ 200 inçlik teleskoptan daha büyüktür. Radyoteleskobu ise 2000 feet çapındadır. Bu iki teleskop zeki sinyallerin saptanması çalışmalarında dönüşümlü olarak kullanılmaktadır...

Moskova Devlet Üniversitesi Radyo Astronomi Direktörü olan Prof. Josif Shklovsky ise dünya dışı bir medeniyetle temasın çok yakın olduğunu ifade etmektedir. Tüm bu gelişmelerin paralelinde dünyanın çeşitli üniversitelerinde de konuyu incelemek amacıyla "Ekzobiyoloji" adı altında dünya dışı hayat'ı araştıran kürsüler kurulmuştur...

''Bunlara örnek olarak: Alabama, Missisipi, Hamburg, Kiel, Utretch, Mainz, Boston Üniversiteleriyle Edison Sommunity, Moorpark Junior, Victor Halley ve Londra'da ki Marley Koleji'ni gösterebiliriz''...

Astronom Harlow Shapley..

Evrende zeki hayat konusunda astronomların matematiksel hesaplamalarına göre Örneğin: Astronom Harlow Shapley'e göre teleskopların görüş alanı içinde (100 Katrilyon) adet yıldız bulunmaktadır. Bu yıldızların binde birinde hayat için elverişli koşulların bulunduğunu kabul ettiğimizde, geriye (100 Trilyon) adet yıldızın kaldığını söylemektedir. Bunların binde birinde hayata uygun atmosferin bulunduğunu farz edersek, geriye (100 Milyar) adet yıldızın bulunabileceğini ileri sürmektedir...

Astronom Harlow Shapley, daha da ileri giderek, bunlarında binde birinde hayatın ortaya çıkabileceğini kabul edersek, şu anda üzerinde hayat olan gezegen sayısı (100 Milyon) adettir. Isaac Asimov, "Sadece galaksimiz Samanyolu'ndaki yaşanabilir gezegenlerin sayısının 650 Milyon olması gerektiğini hesaplamıştır. Bu sounca göre en azından gözlenebilir evrenin tümünde, 2 Milyar adet yaşanabilir gezegen bulunmaktadır" demektedir...

 

 

EVRENDE ZEKi HAYATIN BİLİMSEL KANITLARI...

NASA, Ağustos 1989'da insansız uzay aracı Voyager 2'yle Neptün gezegenin yanından geçti ve dünyaya resimler ve çeşitli veriler yolladı. Bu araç dünyaya ışık hızında bile varması 4 saat süren darbe sesleri yolladı. Bu darbeler dünya üzerinde NASA'nın uzay ağını oluşturan radyoteleskopları aracılığıyla yakalandı ve sonra zayıf sinyaller Pasadena / California'da bulunan NASA'nın Jet îtki Laboratuarının gelişmiş tesislerinde elektronik sihirbazlık yoluyla fotoğraflara, tablolara ve diğer veri biçimlerine çevrildi...

Neptün ziyaretinden 12 yıl önce Ağustos 1977'de fırlatılan Voyager 2 ve refakatçisi Voyager l'in aslında sadece Jüpitere ve Satürn'e ulaşması ve daha önce Pioneer 10 ve Pioneer 11 adlı insansız uzay araçları tarafından bu iki dev gazımsı gezegen hakkında elde edilen verileri artırması niyetleniyordu. Ama kayda değer bir deha ve beceri ile JPL bilimcileri ve teknisyenleri, dış gezegenlerin nadir bir şekilde hizaya girmesinden faydalanarak ve bu gezegenlerin yerçekimi güçlerini "sapan" gibi kullanarak Voyager 2'yi ilk önce Satürn'den Uranüs'e sonra da Uranüs'ten Neptün'e fırlatmayı başardılar...

Voyager 2 den gelen elektronik sinyaller Helyum, hidrojen ve metan gazlarından oluşan bir atmosferin kucakladığı, dünyanın kasırgalarını küçücük kılan, burgaçlı, yüksek şiddette rüzgarların süpürdüğü güzel bir mavi-yeşil renge sahip, turkuaz bir gezegeni açığa çıkardılar. Beklendiği gibi atmosfer ve yüzey ısıları donma noktasının altındaydı ama Neptün'ün, beklenmedik biçimde, gezegen içinden çıkan bir ısı yaydığı bulundu. Neptün'ün bir gaz devi olduğu yolundaki daha önceki fikirlerin aksine gezegenin, JPL bilimcilerinin kelimeleriyle, üstünde "su buzundan oluşan yarı erimiş bir kanşım"ın yüzdüğü kayalık bir çekirdeğe sahip olduğu, Voyager 2 tarafından belirlendi. Neptün'ün 8 uydusu olduğu saptandı. Ve bu uyduların en büyüğüne Triton adı verildi. Triton'un yapısı da Neptün gezegenine benziyordu. Yakın plan resimleri çok garip bir türden volkanik aktivite olduğunu önermekteydi. Gök cisminin aktif, sıcak iç kısmının dışarıya püskürten erimiş lavlar değil, sulu buz fıskiyeleri olduğu ortaya çıktı. Hazırlık aşamasındaki değerlendirmeler Triton'un geçmişinde yüzeyde akan sular olduğunu, hatta jeolojik ölçeğe göre nispeten yakın zamana kadar yüzeyde göller bile olduğunu belirtmekteydi...

NASA, Voyager 2 uydusu aracılığıyla Uranüs'ün de gazlarla değil sularla kaplı olduğunu ve yüzeyinde sadece bir donmuş su katmanı değil, bir su okyanusu olduğunu ortaya çıkardı. Daha sonra Voyager 2, Uranüs'ün aylarının da kayadan ve sıradan su buzundan oluştuğunu bulmuştu...

NASA, 1974 / 1975'te uzaya gönderilen Mariner 10 adlı insansız uzay aracının dünyaya gönderdiği fotoğraflarda Marsın yüzeyinin su buharıyla kaplı olduğunu gösterdi.

Aralık 1978'den sonra Pioneer-Venüs l ve 2 adlı iki insansız uzay aracı tarafından Venüsün uzun süre incelenmesiyle elde edilen veriler, bulguları analiz eden bilimcilerden oluşan ekipleri, Venüs'ün "bir zamanlar en azından ortalama 10 metre derinliğinde suyla kaplı olabileceği" konusunda ikna etmiştir. Venüs, diye sonuca vardılar. Bugün buhar halinde sahip olduğu suyun en azından 100 katına, bir zamanlar su olarak sahipti." Ardından gelen çalışmalar bu kadim suyun bir bölümünün sülfürik asit bulutlarını oluşturmakta kullanıldığının, bir kısmının da gezegenin kayalık yüzeyini okside etmek üzere oksijeninden vazgeçtiğini önermekteydi.

NASA, Viking 2 insansız uzay aracının durduğu yerdeki zeminde don olduğunu bildirmişti. Don tabakasının su, su buzu ve donmuş karbondioksit (kuru buz) içerdiği bulunmuştur. Mars'ın kutuplarındaki buz tabakalarının su buzu ya da kuru buz içerip içermediği tartışması NASA'nın JPL bilimcilerinin Pasadena'daki (Caltech) California Teknoloji Enstitüsünde Ocak 1979'da düzenlenen 2. Uluslararası Mars toplantısında güney kutbu değil ama "kuzey kutbu su buzu içermektedir" diye açıklama yapmalarıyla sonuca bağlandı.

Dünyamızdan 800 kat daha büyük olan Satürn'ün yüzeyine henüz nüfuz edilemedi. Pioneer 11 1979'da Satürn'ün halkalarının ve Aylarının büyük ölçüde olmasa bile, su buzundan ve hatta belki de sıvı sudan oluştuğunu ortaya çıkartmıştır.

 

Jüpiter, Pioneer 10 - Pioneer 11 ve Voyager tarafindan incelendi. Sonuçlar Satürndekilerden pek farklı değildir. Gaz devi gezegenin çok büyük miktarlarda radyasyon ve ısı yaydığı ve şiddetli fırtınalara tabi olan kalın bir atmosferle sarmalandığı bulundu. Ancak bu nüfuz edilemez örtünün, esasen hidrojen, helyum, metan, amonyak, su buharı ve muhtemelen su damlacıklarından oluştuğu bulundu, bilim adamları, bu kalın atmosferin daha da aşağılarında bir yerlerde sıvı suyun olduğu sonucuna vardılar. Jüpiterin aylarının da su buharı ve su damlacıkları ile kaplı olduğu sonucuna vardılar. Özellikle lo, Europa, Ganymede ve Callisto uydularıdır...  

 

 

Ufoloji Forum: 

Burada bu tartışmaya başlarken ilk başta ben özellikle "belki biraz ilahiyata dayalı bir düşünce olacak ama" şeklinde yazımın en başında belirttim ve buna istinaden konuyu dinsel anlamda irdelemek istediğimi açıkça belirttim ve sizde bana katılmadığınızı yazıp tartışma başlamış oldu :)) ve bunun içinde,sizin bana konuyu çaktırmadan çarpıttığımı söyleyemeyiz..ben zaten açık seçik olarak uzaylıların bir veya birçok dinlerinin olduğunu fakat tanrılarının tek olduğunu ve evreninde insanlar için var edildiğini yazdım benim teorim kişisel görüşüm budur..
Ama kişisel görüşümünde kişisel olması için kanıt gördüğüm ve yaratıcının da bu konudaki sözleri var,yani peygamberin ve insanların yaratıcıya göre kutsal olmaları ve en güzel şekilde yarattığının insan olduğunu söylemesi peygamberin sayesine dünyayı,insanın yüzünden de kainatı meydana getirdiği şeklinde olan dayanaklarım ve bunların açılımları var.

Ve yine..
bilinçli olarak bir dine yani islama hizmet edeceklerini asla yazmadım,sadece bir dinlerinin olduğunu ve bir tanrılarının olduğunu ve bu tanrınında bizim bildiğimiz tanrı olduğunu yazdım.burada din ismi vermedim..Bir daha belirteyim ki benim düşüncem şu: evren yani kainat insanlar için yaratıldı bu sadece teori statüsünde bir görüştür ve kainattaki diğer canlılarında bir inanç sistemlerinin olduğu ve onların tanrısınında aynı zamanda bizim tanrımız olduğudur..
Ulaşamadığımız galaksilerdekilerin bizlere hizmetinin olacağını söylemedim,onlarında insanın hizmetinde olabileceğini söyledim ve onların bizim hizmetimizde olması derken onlar bize hizmet etme zorundadırlar gibi bir mana çıkmaması gerekir..
Uzaklık konusunda yine onlarında bizim yaratıcıya inanabileceklerini söyledim ve bu anlamda uzaklığın söz konusu olamayacağını belirttim.Yani uzaklık ne olursa olsun eğer iş inanç ise yaratıcının hadi sizin yaşadığınız galaksi çok uzak olduğu için size ulaşamıyorum veya sizinle ilgilenmiyorum ilgilenemiyorum şeklinde bir düşüncesi olamaz.ve yine sizin dediğiniz yani onlar neye inanacaklarını bilirler demeniz halinde,bende bunu nereden biliyorsunuz diye bir sorgulamaya hak kazanırım,ve size şunu sorarım onların neyi nasıl yaptıkları teknolojileri vs tartıştığımız konu içeriğine göre önemli değil önemli olan onlarında tek tanrıya inanıyor olmaları ve gelişimlerini ve sosyal hayatlarını bu yönde geliştirdiklerini bu yönde yapılandıklarını söyleyebilirim,yani tek yaratıcı olduğunda birçok şey aynı yerde buluşmak zorundadır demek istiyorum..Teşekkürler.

muzaffer bey frekans farki giderek derinlesiyor,o yüzden konuyu gereksiz tekrarlara gitmemesi icin cok fazla uzatmamayi düsünüyorum, en azindan benim acimdan,cünkü sizin tediklerinizle neredeyse % 100 oraninda  farkli düsünüyorum.benim bir önceki yazimda sormus oldugum  insanlarin onlara ,onlarinda bizlere ulasamiyacagi inanilmaz boyuttaki bir evrende bu canlilarin bize ne gibi hizmeti olabilir ? soruma; daha önceki yazinizda pek acik ve emin sekilde yazdiginiz her canli insan hizmet etmek icin yaratildi teorinizi simdi geriye cekiyor,yumsattikca yumsatiyorsunuz :) ben dediginizin arkasinda duracaginizi saniyordum acikcasi..yazdiklarinizdan birkac satirbasi cümleyi kisaca irdeliyorum :

-- "evreninde insanlar için var edildiğini yazdım benim teorim kişisel görüşüm budur". demissiniz : peki bizi özel kilan nedir diye soruyorum  ,muzaffer bey ? yani insanlik üzerinde hangi özelligi gördünüz ki diger canlilardan bambaska bir degerimiz olsun ? (ddv leri kastediyorum ki , iste zekamaz var hayvanlarda yok gibi bi nedenle gelmeyeniz diye :) )

-- "Ve yine.. bilinçli olarak bir dine yani islama hizmet edeceklerini asla yazmadım " hayir böyle bisey yazmadiniz daha fazlasini eklediniz o da hepsinin bütün insanliga hizmet icin yaratildigini dediniz:) hakkiniz var direk islama yazmadiniz .sonra birbirimize ulsamiyacagimiz inanilmaz büyüklükteki evrende bize nasil hizmet edebilirler soruma  kacamak cevap verip kendinzi geri almissiniz :) yukarida da  yazmissiniz  kendi yazdiklarinizdan bunu okuyabilirsiniz..

-- "bir tanrılarının olduğunu ve bu tanrınında bizim bildiğimiz tanrı olduğunu yazdım.burada din ismi vermedim." demissiniz : onlarin bir tanriya inandiklarina inanmiyorum.bu diger yazdiklarima nazaran kanit gösteremiyecegim bir söylemimdir ama ,yukarida baska bir yazida belirtigim gibi bir dinleri olmadiklari pek cok kacirilma olaylarinda ,abd de ele gecirilen  ufo dan sag cikan canlilardan alinan bilgiler bu neticededir.

-- "Bir daha belirteyim ki benim düşüncem şu: evren yani kainat insanlar için yaratıldı" demissiniz : bende birdaha belirteyim ki insanlik evrende bulunan milyonlarca canlidan sadece biridir,evren bizim icin yaratilmayacak kadar büyüktür.siz bana kutsal kitaplarda ne yazdigini söylesenizde bu inanis sizi baglar benim icin pek bir anlam ifade etmez.

-- "Ulaşamadığımız galaksilerdekilerin bizlere hizmetinin olacağını söylemedim,onlarında insanın hizmetinde olabileceğini söyledim ve onların bizim hizmetimizde olması derken onlar bize hizmet etme zorundadırlar gibi bir mana çıkmaması gerekir." demissiniz : sanirim türkiyedeki bütün dil bilimcilere bu yazdiginizin ne anlama geldigini sorsak cevap verebielcek biri cikmayacaktir :) politik olmasinin ötesinde birbiri ile pes pese bukadar celisen bir cümle daha önce hic görmemistim desem yeridir :)buna ilavaten önceki yazilarinizda pek acik ve cesurca bütün canlilarin insanliga hizmet icin yaratildigini belirtmistiniz.simdi fikrinizi degistiren ne oldu acaba ?

--"Yani uzaklık ne olursa olsun eğer iş inanç ise yaratıcının hadi sizin yaşadığınız galaksi çok uzak olduğu için size ulaşamıyorum veya sizinle ilgilenmiyorum ilgilenemiyorum şeklinde bir düşüncesi olamaz." demissiniz : zaten kimse aksini iddia etmedi ki,bunu yazma geregi neden duydunuz anlamadim acikcasi :)

-- "yine sizin dediğiniz yani onlar neye inanacaklarını bilirler demeniz halinde,bende bunu nereden biliyorsunuz diye bir sorgulamaya hak kazanırım" demissiniz ; bende suradan diye kisaca özetliyeyim ,pek tabi bu canlilar inege tapacak degiller ,isik hizini astiklari rivayet edilen ,insanliktan milyonlarca yil önce evrimlesmis bu canlilar misal dna benzeri öyle bisey bulmus olabilirlerki( yani canli vücudunun isleyisine dair ,yada evrenle ilgili birsey) yani tanriyi inkar etmemin yada tanri var demenin imkan olamayacagi noktadadirlar,ne oldugunu sormayin biz o teknolojik gelismislik  asamasinda olmadigimiz icin benim verebilecegim bir cevap degil.buna ilavaten enerjiye ve maddeye hükmedebilen bu canlilarin evrenin sirrini cözmediklerine inaniyorsaniz sizin bileceginiz bir istir.

-- "size şunu sorarım onların neyi nasıl yaptıkları teknolojileri vs tartıştığımız konu içeriğine göre önemli değil önemli olan onlarında tek tanrıya inanıyor olmaları ve gelişimlerini ve sosyal hayatlarını bu yönde geliştirdiklerini bu yönde yapılandıklarını söyleyebilirim " demissiniz ; bende size nereden biliyorsunuz diye sorarim direk ?

bunlara ilaveten sunu eklemek istiyorum siz konuyu hep din cercevesinde tutmaya israrla cabaliyorsunuz ki hani ben demiyorum kitapta yaziyor o yüzden fazla üstüme gelmeyin anlami cikiyor yazdiklarinizda :) ,sizin hayat görüsünüz bu olabilir saygi duyarim ama ben evrene sizin gözünüzle bakmiyorum.siz kutsal kitaplardan örnekler versenizde dayanaklar bulsanizda benim icin fark etmez ,kutsal kitaplarda okuduklarimiz kacinilmaz dogruymus gibi bir düsüncem  yok.(bir sürü farkli anlamlara ,mecazi anlamlara da rahatlikla cekilebilirler).insanligi bukadar ben merkeziyetci bir duruma getirmenize hayretler icinde kaldim desem yeridir :)neyse umarim daha fazla tekrarlara gerek kalmadan konuyu kapatabiliriz.yoksa isimiz uzun denebilir:) saygilar..

 

 

Sayın muzzi55,evet frekans farkı gittikçe derinleştiği için sanırım birbirimizi anlamaya çalışmamız daha da zora girecektir :)) ..Ben isterdim ki benim yazdıklarımı kopya yapıp kendi düşüncelerinizle kendi varsayımlarınızla bunlara bir mana aramak yerine biraz evrensel olarak bunu düşünseydiniz daha iyi bir sonuca varabilirdiniz..Bunların benim şahsi görüşlerim teorilerim olduklarını söyleyipte siz sanki bütün insanların ortak inandığı ortak saydığı düşünceleri mi ortaya atıyorsunuz ki;sizin buradaki fikirlerinizin sadece sizi bağlayabileceğini söyleyebilirim..Örneğin dünyamıza kadar gelebildiklerini,ışık hızını aşabildiklerini vs söyleyip,kısaca bunların bizden üstün olduklarını varsayabiliyorsunuz peki neye dayanarak bunu böyle kabul etmek istiyorsunuz bunu anlamıyorum..Yani tutturmuşsunuz uzaylılar bizden daha ilerde,bizden daha zeki,ışık hızı ile hareket ediyorlar vs.vs.bunu tekrar ediyorum neye dayanarak söylüyorsunuz..Benim söylediğim yani evren insanlar için ve evrendeki canlılarda insanların hizmeti için var edilmiştir sözüme karşılık olarak ,hayır efendim onların mükemmel teknolojileri var onlar inanç konusunuda aşmışlardır şeklinde elle tutulmaz teorilerden bahsediyorsunuz yani nereden biliyorsunuz böyle olduklarını da benim teorimin yanlış sizin teorinizin doğru olmasını istiyorsunuz..
Ayrıca konuyu hep din çerçevesinde tutma gibi bir niyetim yok fakat öncede yazdım ya ben bu konuya dinsel olarak bakmak istiyorum diye bunu kaç kez belirttim ve hala konuya dini baktığımı söylemeniz sanırım biraz beni köşeye sıkıştırmaya çalışmak gibi bir şey oluyor..
Uzaklık konusunu önce siz gereksiz yere yazdınız ve bunu uzaylıların bize ve yaratıcıya ulaşamaması yönünde değerlendirdiğiniz ve bende uzaklığın önemli olmadığına dair yazma gereği duydum..Hala diyorsunuz ki siz kutsal kitaplara göre dayanak buluyorsunuz,ama ben bu konuya taa baştan dini yazacağım diye söyledim efendim..

Dünya dışı canlıların insanın hizmeti için yaratıldıkları konusu için bunu sanırım yanlış anlıyorsunuz,bunların insanın hizmetinde olmaları derken bunu yaratıcının nezdinde olan,ve insanların maneviyatlarına yerleştirilmiş ilahi bir sorumluluk olarak görebilirsiniz,hani herşeyin insanlar için yaratılıp bunların hesabının neticede insanlara sorulacağı gibi,yani yaratıcının,size her türlü yardımı yaptım her şeyi sizin için yarattım "evreni verdim" vs gibi bir sorgulamanın olacağını söylemeye çalışıyorum..
Kutsal kitapların ne yazdığı sizi ilgilendirmeyebilir ama beni ilgilendiriyor ve ben mutevazı olarak bunu extradan bir şans olarakta görmüyorum,sadece evet bilim bilim ama biliminde tıkanıp çare aradığı yerlerde işte o zaman kutsal kitapların devreye girmesi gerekiyor en azından bana göre..
Siz hiç merak etmeyin ben bu tarz konuları önce bilimsel düşünürüm bunu içtenlikle belirteyim,takıldığımda ise dini düşünceyi devreye sokar ve öyle düşünürüm ve bilinmeyenin çözülmesi bu anlamda daha kolay oluyor,tabii bu bana göre böyle sizi bilemem..ve evrene ait bir konunun tartışıldığı bir yerde konuya dinsel bir anlam verdiğimden dolayı siz bunu merkeziyetçi düşünce olarak algılamamanız gerekir..
Tekrarlar yapmak istemiyorum fakat siz benim yazımı tekrar yapıp üzerinde yorum yapmışsınız bunu yapmak yerine siz bu anlamda daha başka enteresan ilginç fikirlere sahipseniz bunlar üzerinde düşünebilir,konuşabilir,tartışabiliriz,ister bilimsel olsun ister dinsel olsun bu fark etmez,teşekkürler

simdi benim yazdiklarimdan bazi seyleri  dogru anlamadiginizi anladim.önce ona bi degineyim.

1.si "Uzaklık konusunu önce siz gereksiz yere yazdınız ve bunu uzaylıların bize ve yaratıcıya ulaşamaması yönünde değerlendirdiğiniz ve bende uzaklığın önemli olmadığına dair yazma gereği duydum"demissiniz..ben yaraticiya ulasamalari hakkinda bisey demedim,bizim onlara onlarinda bize ulasamadigini dedim( ki bunu baska galaksilerde yasayn canlilar icin kullandim)..ikisi farkli olsa gerek.

 

öncelikle ben yazdiklarinizdan kücük alintilar yapiyorum ki sonra efendim ben öyle demedim  falan  diye söylenmesin ve ne üzerinde konustugumuzu iyi bilelim diye yapiyorum bunu,simdi yazdiklariniza gelirsek ;

-- "Ben isterdim ki benim yazdıklarımı kopya yapıp kendi düşüncelerinizle kendi varsayımlarınızla bunlara bir mana aramak yerine biraz evrensel olarak bunu düşünseydiniz daha iyi bir sonuca varabilirdiniz." demissiniz..bende sizin icin ayni dilekleri sunuyorum kutsal kitapta yazdigini iddia etiginiz (evren insanlar icin yaratildi ) söylemine( ki gercekten yaziyor mu o da muamma ) kendinizi okadar inandirmissiniz ki aksi olsaydi sanirim sizin piskolojik durumunuz oldukca etkilenirdi bence.evrensel bakmak yerine kitapta yaziyor canim deyip konuyu halletmissiniz kafanizda ,gerisinin sizin icin hic bir önemi yok artik,mac oynanmadan kazanilmis yani :) eger kitapta yazan sizin sandiginiz gibi degilse ne olucak  peki diye bir gün bile düsündünüz mü acaba ? benim en merak etigim bu aslinda.

-- "Bunların benim şahsi görüşlerim teorilerim olduklarını söyleyipte siz sanki bütün insanların ortak inandığı ortak saydığı düşünceleri mi ortaya atıyorsunuz ki;sizin buradaki fikirlerinizin sadece sizi bağlayabileceğini söyleyebilirim" demissiniz..sunu hatirlatmak isterim ki dünyanin cogunlugu islam dinine inanmiyor ,yani 5,5 milyar insan sizin gibi düsünmüyor.yani "evren insan icin yaratildigini " kuran da yaziyorsa bile sizinle ayni fikirde olmayan diger dinlere inanlar ile  her hangi bir inanci olmayanlari hatirlatmak isterim, zaten islama inan herkesin  kurani sizin anladiginiz gibi anladigini da  sanmiyorum .

-- "Örneğin dünyamıza kadar gelebildiklerini,ışık hızını aşabildiklerini vs söyleyip,kısaca bunların bizden üstün olduklarını varsayabiliyorsunuz peki neye dayanarak bunu böyle kabul etmek istiyorsunuz bunu anlamıyorum..Yani tutturmuşsunuz uzaylılar bizden daha ilerde,bizden daha zeki,ışık hızı ile hareket ediyorlar vs.vs.bunu tekrar ediyorum neye dayanarak söylüyorsunuz" demissiniz...bende merak ediyorum neden bu sitede yazdiginizi acikcasi eger gelismi uzaylilara inanmiyorsaniz ne amacla burada yazmaktasiniz (tabiki yazmakta serbestsiniz yanlis anlamayin :) ).neye dayanarak bunu söylüyoruma gelince dünyada gözlemlenen ,kacirildigini söyleyen,devlet kayitlarinda olan ve bizden cok öte teknolojiye sahip canlilarin kanitlari mevcuttur..durum buyken takdir edersiniz ki sizin dediklerinize inanmaktansa daha fazla kanitin oldugu devlet kayitlarina ,miyonlarca ufo görüntülerine inanmak daha akla yatkin. zaten  fotograflanan ,video kayitlarina gecen belki milyonlarca olay mevcut ki süphe götürmeyecek sahte olmayan kayitlardir.pek tabiki bu adamlar dünyaya traktör kullanarak ulasmiyor,görüntülenen video kayitlarinda da rahatlikla görebileceginiz gibi bizim on binlerce yil ötemizde olan ucan cisimlere sahip olmalari bile bizden onbinlerce yil ötemizde olduklarinin bariz kanitidir ,siz hala tarlada calistiklarini düsünmek istiyorsaniz bu düsüncenizde serbestsiniz :) fakat mevcut kayitlardaki dünyayi  ziyarete gelen uzaylilar bizden cok ileride teknolojik gelisime sahiptir.sizin bunu kabul edip etmemeniz gercegi degistirmeyecektir.

-- "hala konuya dini baktığımı söylemeniz sanırım biraz beni köşeye sıkıştırmaya çalışmak gibi bir şey oluyor"demissiniz..benim bunu yapmama gerek yok kendiniz köseye kaciyorsunuz zaten,benim ekstra bir caba sarf etmem gerekmedi acikcasi :)

-- "Dünya dışı canlıların insanın hizmeti için yaratıldıkları konusu için bunu sanırım yanlış anlıyorsunuz,bunların insanın hizmetinde olmaları derken bunu yaratıcının nezdinde olan,ve insanların maneviyatlarına yerleştirilmiş ilahi bir sorumluluk olarak görebilirsiniz,hani herşeyin insanlar için yaratılıp bunların hesabının neticede insanlara sorulacağı gibi,yani yaratıcının,size her türlü yardımı yaptım her şeyi sizin için yarattım "evreni verdim" vs gibi bir sorgulamanın olacağını söylemeye çalışıyorum." demissiniz..kusura bakmayin ama bu dediklerinizden bisey anlasilmadi.

-- "işte o zaman kutsal kitapların devreye girmesi gerekiyor en azından bana göre" evet size göre ama bilim  cevrelerine yada bana göre degil :) bak bu konu hakkinda anlasabildik en azindan ;)

-- "daha başka enteresan ilginç fikirlere sahipseniz bunlar üzerinde düşünebilir,konuşabilir,tartışabiliriz"demissiniz..valla aslinda pek bu konular üzerinde tartisma konularina acik degilmissiniz gibi geliyor muzaffer bey :),siz zaten kuranda yazanlarla yönünüzü ve sinirlerinizi belirlemissiniz gibi gözüküyor.benimde  bu yönünüzden sizi caydirmak gibi bi niyetim yok :) sizin gönlünüz nasil rahatsa öyle düsünmeye devam edebilirsiniz.ben sizinle bu konularda ayni fikirde olmadigimi nedenleri ile belirttim ve bundan fazlasina gerek yok sanirim.ama güzel hos bir tartisma oldu en azindan benim acimdan :)o sebeple tesekkürü borc bilirim :)

 

 

 

 

 

Her ne kadar konuyu kapatmak istediğinizi anlasam da yinede benim fikirlerime olan yorumlarınıza bende yorum yapma gereği hissettim..

1.si uzaklık konusunu es geçmek istiyorum çünkü burada her ikimizde olayı birbirimize anlatamadık kanısındayım.çünkü uzaklık farkını ben yol zaman olarak ulaşılamaz şeklinde değil,manevi anlamda belirtmeye çalıştım ve dedimki uzaklığın önemi yok önemli olan buradaki yani her iki yaşam arasındaki inanç olayıdır ve manevi anlamda bu yaratıcıyı hiç ilgilendirmez ve yaratıcıda uzak olan yaşamlara ben size ulaşamıyorum demez..kainatın neresinde bir yaşam varsa yaratıcının onlara ulaşmasının mesele olmadığını vurgulamak istedim..

ve bende sizden alıntı ile cevap vereyim isterseniz..

""bende sizin icin ayni dilekleri sunuyorum kutsal kitapta yazdigini iddia etiginiz (evren insanlar icin yaratildi ) söylemine( ki gercekten yaziyor mu o da muamma ) kendinizi okadar inandirmissiniz ki aksi olsaydi sanirim sizin piskolojik durumunuz oldukca etkilenirdi bence.evrensel bakmak yerine kitapta yaziyor canim deyip konuyu halletmissiniz kafanizda ,gerisinin sizin icin hic bir önemi yok artik,mac oynanmadan kazanilmis yani :) eger kitapta yazan sizin sandiginiz gibi degilse ne olucak  peki diye bir gün bile düsündünüz mü acaba ? benim en merak etigim bu aslinda""....demişsiniz.

Kutsal kitaplarda yazanın benim için geçerli olduğunu tekrar tekrar belirtmenin bir anlamı yok,ve tabii kutsal kitapta yazana inanacağım başka evrenler hakkında insanlara bilim dünyası bilgiler verirken haliyle bunların yanında kutsal olana da inanmamız gerektiğini biliyorum ve öylede inanıyorum..Bunda çok ters bir yaklaşım göremedim ama size göre bu yaklaşım ters olabilir..

""sunu hatirlatmak isterim ki dünyanin cogunlugu islam dinine inanmiyor ,yani 5,5 milyar insan sizin gibi düsünmüyor.yani "evren insan icin yaratildigini " kuran da yaziyorsa bile sizinle ayni fikirde olmayan diger dinlere inanlar ile  her hangi bir inanci olmayanlari hatirlatmak isterim, zaten islama inan herkesin  kurani sizin anladiginiz gibi anladigini da  sanmiyorum"" .diyorsunuz..

Dünyanın çoğunluğunun islam dinine inanmadığını ben de biliyorum fakat burada dünyanın çoğunluğunun inanması veya inanmaması önemli değil,burada önemli olan islam dininin kişiler tarafından yaşanması  ve bende bunu neden yazdığınızı anlamadım..İslam dinine mensup olanların zaten azınlık olduğu bilinen bir gerçek..

""bende merak ediyorum neden bu sitede yazdiginizi acikcasi eger gelismi uzaylilara inanmiyorsaniz ne amacla burada yazmaktasiniz (tabiki yazmakta serbestsiniz yanlis anlamayin :) ).neye dayanarak bunu söylüyoruma gelince dünyada gözlemlenen ,kacirildigini söyleyen,devlet kayitlarinda olan ve bizden cok öte teknolojiye sahip canlilarin kanitlari mevcuttur..durum buyken takdir edersiniz ki sizin dediklerinize inanmaktansa daha fazla kanitin oldugu devlet kayitlarina ,miyonlarca ufo görüntülerine inanmak daha akla yatkin. zaten  fotograflanan ,video kayitlarina gecen belki milyonlarca olay mevcut ki süphe götürmeyecek sahte olmayan kayitlardir.pek tabiki bu adamlar dünyaya traktör kullanarak ulasmiyor,görüntülenen video kayitlarinda da rahatlikla görebileceginiz gibi bizim on binlerce yil ötemizde olan ucan cisimlere sahip olmalari bile bizden onbinlerce yil ötemizde olduklarinin bariz kanitidir ,siz hala tarlada calistiklarini düsünmek istiyorsaniz bu düsüncenizde serbestsiniz :) fakat mevcut kayitlardaki dünyayi  ziyarete gelen uzaylilar bizden cok ileride teknolojik gelisime sahiptir.sizin bunu kabul edip etmemeniz gercegi degistirmeyecektir.""

Bu sözünüze sadece gülmek istiyorum ama gülmeyeceğim,çünkü bu sitede sadece uzaylılara inananların yazabileceğini inanmayanların yazamayacaklarını ima etmek gibi bir düşünceniz olamaz bunu sizin yazabileceğinize inanmak istemiyorum açıkçası.Ve ben dünya dışı yaşama inanan bir kişi olarak,ben uzaylılara inanmıyorum şeklinde bir yazı mı yazmışım da bana cevaben bunu yazıyorsunuz hayır, aksine dünya dışı yaşama inanıyorum ve sizin söylediğiniz hani devlet kayıtları videolar belgeler vs nin yanında kutsal bilgilerinde önemli olduğunu ve bunlarada bakılması gerektiğini yazdım..Önceki yazılarımın içinde bu geçer..Ve evt evrendeki her uygarlığın aynı ölçüde geliştiklerini söylemeyip aksine bizden daha ilkel olanlarının olabileceğinide iddia ediyorum yani gelişenler dünyaya gelebilecek kapasitede gelişmeyenlerde oturmuş oturdukları yerde misali..

".benim bunu yapmama gerek yok kendiniz köseye kaciyorsunuz zaten,benim ekstra bir caba sarf etmem gerekmedi acikcasi :)

derken,köşeye kaçmak yapmayın size yazdıklarımdan bir kitap meydana gelirdi siz köşeye kaçmaktan bahsediyorsunuz..

ve dünya dışı canlıların insan hizmetinde olmaları konusu ukalalık yapmak istemem ama biraz kurani bir manadan bakılması gereken bir konu olmakla beraber anlayıp anlamamanız sizin bu konudaki bilgilerinizle ilişkili olduğu için buna doğal olarak bir yorum getiremezsiniz burada anlayışla karşılıyorum..

""valla aslinda pek bu konular üzerinde tartisma konularina acik degilmissiniz gibi geliyor muzaffer bey :),siz zaten kuranda yazanlarla yönünüzü ve sinirlerinizi belirlemissiniz gibi gözüküyor.benimde  bu yönünüzden sizi caydirmak gibi bi niyetim yok :) sizin gönlünüz nasil rahatsa öyle düsünmeye devam edebilirsiniz.ben sizinle bu konularda ayni fikirde olmadigimi nedenleri ile belirttim ve bundan fazlasina gerek yok sanirim.ama güzel hos bir tartisma oldu en azindan benim acimdan :)o sebeple tesekkürü borc bilirim :)""  diyorsunuz..

Tartışma konularına açık olmadığını söylediğiniz kişi ile günlerce yazışıyor ve neticede bunu yazabiliyorsunuz ben utandım..Her ikimizin burada yazdıklarına bir bakın ve tartışma konularına açık olup olmadığımı bir daha düşünün derim..

Son temenninize bende canı gönülden katılıyorum,evet benim açımdan da hoş ve güzel bir tartışma oldu,ve bende teşekkür ederim saygılarımı ve sevgilerimi sunarım..

--"islam dininin kişiler tarafından yaşanması  ve bende bunu neden yazdığınızı anlamadım..İslam dinine mensup olanların zaten azınlık olduğu bilinen bir gerçek"demissiniz..bunu belirttim cünkü kendinizce hatasiz evrensel bir realite oldugunu sandiginiz "efendim kitapta yaziyor" söyleminize atfen bakiniz kainati birakin bizim dünyamizda bile sizinle ayni fikirde olmayan bir cogunluk var ,hatta islama inanlar arasinda bile sizinle cok kisinin fikir ayriligina düsecegini belirtmek icindi.(evren insanlar icin yaratildi konusunda).

--"Bu sözünüze sadece gülmek istiyorum ama gülmeyeceğim,çünkü bu sitede sadece uzaylılara inananların yazabileceğini inanmayanların yazamayacaklarını ima etmek gibi bir düşünceniz olamaz bunu sizin yazabileceğinize inanmak istemiyorum açıkçası.Ve ben dünya dışı yaşama inanan bir kişi olarak,ben uzaylılara inanmıyorum şeklinde bir yazı mı yazmışım da bana cevaben bunu yazıyorsunuz hayır, aksine dünya dışı yaşama inanıyorum ve sizin söylediğiniz hani devlet kayıtları videolar belgeler vs nin yanında kutsal bilgilerinde önemli olduğunu ve bunlarada bakılması gerektiğini yazdım..Önceki yazılarımın içinde bu geçer..Ve evt evrendeki her uygarlığın aynı ölçüde geliştiklerini söylemeyip aksine bizden daha ilkel olanlarının olabileceğinide iddia ediyorum yani gelişenler dünyaya gelebilecek kapasitede gelişmeyenlerde oturmuş oturdukları yerde misali"..demissiniz..simdi mesela van gölü canavarina inanmiyorum ,gidipte van gölü canavari ile ilgili herhangi bir konuda "efendim yoktur ,yanlis biliyorsunuz tartismalarina girmek gibi hic bir istegim de olmadi,aksi bence komik.ha siz ufolara inandiginizi belirtmistiniz ama sadece önceki mesajinizda ddv gelismis ve bizden ileri olduklarini kabul etmiyordunuz bi türlü(üsenmeyip yukardak imesajiniza bakiniz) ,sanirim bu mesajinizda gene fikir degisitirip tekrar gelismis ddv da var olabilecegini vurgulammissiniz.ben hangi mesajiniza göre cevap verecegimi sasirdim dogrusu :)ayrica yazdiklarima gülmekte serbestsiniz ,sizi rahatlatiyorsa problem yok :)

--"evrendeki her uygarlığın aynı ölçüde geliştiklerini söylemeyip aksine bizden daha ilkel olanlarının olabileceğinide iddia ediyorum"demissiniz..katiliyorum size ama tartismamizin basinda bu iddia bana aitti gibi geliyor ilk mesajlarima bakarsaniz :)bir önceki mesajiniza bizden gelismis canlilari kabul etmiyordunuz :) sasirdim dogrusunu isterseniz..

 

--"köşeye kaçmak yapmayın size yazdıklarımdan bir kitap meydana gelirdi siz köşeye kaçmaktan bahsediyorsunuz." demissiniz..siz zaten yazili olan bir kitaptan bahsettiniz sürekli,sizden pek bisey yoktu tartismamizda ,dolyasi ile yeni bir kitap degil var olanin  tekrar baskisi olurdu belki :)

 

--"ve dünya dışı canlıların insan hizmetinde olmaları konusu ukalalık yapmak istemem ama biraz kurani bir manadan bakılması gereken bir konu olmakla beraber anlayıp anlamamanız sizin bu konudaki bilgilerinizle ilişkili olduğu için buna doğal olarak bir yorum getiremezsiniz burada anlayışla karşılıyorum"demissiniz..pek ukalalik olmamis :) ama hakkiniz var o konuda..bende diyorum ki tamamen bilimsel acidan incelenmesi gereken bir konu,dini bir olay degil,en azindan benim ve isin bilimsel boyutunda olanlar icin durum bundan ibaret.vatandas muzaffer,ahmet,mehmet ne düsünür onlari baglar.ama günümüzde bilimin pek cok dünya disi yasami inceleme projeleri mevcut ve bunlar icinde durun bakalim dini kitaplarda da ne varmis ona göre davranalim projesi yok..bilginize..

--"Tartışma konularına açık olmadığını söylediğiniz kişi ile günlerce yazışıyor ve neticede bunu yazabiliyorsunuz ben utandım."ben bu konu hakkinda tartismaya acik olmadiginizi belirttim(genel anlamda demedim).cünkü isin dini boyutunda takilip kalmissiniz bu konuda maalesef .sizi kücümsemek gibi bir niyetim olmadi asla,yoksa  ciddiye alip birkac gündür bu tartimaya girismezdim.sadece konuyu okuyanlara sirf dini icerikli "efendim evren bizim icin yaratildi " söyleminden baska isin bilimsel görüsünü sunmaya calistim ki tek tarafi informasyon olmasin diye.evet konuyu noktalamak istiyorum ama siz cevap verilmesi gereken yazilar gönderdikce istahim aciliyor ve konuyu devam ettirmek zorunda kaliyorum :)saygilar..

 

 

Sayın muzzi55,siz ve ben birbirimize bu konuda ne kadar yazarsak yazalım anlaşılan o ki sağlıklı bir sonuca varamayacağız en azından ben böyle düşünüyorum..Siz bana, bende size fikirlerimizi yansıttıkça ortaya daha yeni daha başka bir fikir bir bilgi çıkmadığını görüyorum..Ve sizin bu yorumlarınıza ben bir yorum yapacak olsam dahi sizde aynı şekilde yorumlarıma yorum ile cevap vereceksiniz ve konu çok gereksiz olarak uzayıp gidecektir en azından bunda mutabık olduğumuzu görüyorum..

O zaman benim bu konuda bir fikrim var ve bunu deneyeceğim..Ben evren ve evrendeki canlı ve cansızların insanın hizmetinde olduğuna dair delillerimi size sunayım ve benim delil olarak gösterdiklerimi siz sakın bunları delil olarak kabul edemem demeyin,çünkü başından beri ben evrenin ve evrendekilerin insanın hizmetinde olduğuna dair dini düşüncemi yazdığımı ve yazacağımı sanırım defalarca burada belirttim ve buna nazaran sizinde, bilim varken böyle delilleri kabul edemem gibi bir lüxünüzü otomatıkman devre dışı bırakmak istiyorum :))..Neden çünkü olaya yine ta baştan yazdığım gibi hem bilimsel hemde dinsel baktığımı söylemiştim yani ben iki aşamada konuyu irdelerken siz dinsel boyutu devre dışı bırakıp sadece bilimsel düşünmeyi yani tek boyutlu düşünmeyi tercih ettiğinizi zaten belirtmiştiniz..

Ve evrenin ve içindekilerin insanın hizmetinde olduğuna dair delillerimi sunuyorum :)..

İşte kutsi bir hadis olan delil (Allahın direkt olarak peygambere söylediği ve peygamberinde insanlara naklettiği söz)

Yaratıcının insan için kainatı yarattığını ifade etmesi..

*Mirac'da Allahü teâlâ, Peygamber efendimize, (Senden başka her şeyi senin için yarattım) buyurunca, Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem de, (Ben de senden başka her şeyi senin için terk ettim) dedi (Mirat-i kâinat) denilmektedir"

Yine Yaratıcının insan için kainatı yarattığını ifade etmesi..

*(Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım) kudsi hadisi, Marifetname'nin ön sözünde, Yusuf-i Nebhani hazretlerinin Envar-ı Muhammediyye kitabının 13 sayfasında ve imam-ı Rabbani hazretlerinin Mektubat'ının 122 mektubunda vardır 

Kainatın peygamber ve  insanlar için yaratıldığına dair..

*(Âdem aleyhisselam Cennetten çıkarılınca, ya Rabbi, Muhammed aleyhisselamın hürmetine beni affet diye dua etti Allahü teâlâ ise, [ne cevap vereceğini bildiği halde, cevabını da diğer insanların duyması için] "Ya Âdem, onu henüz yaratmadım Nereden bildin?" buyurdu Âdem aleyhisselam da, Arşta "La ilahe illallah Muhammedün Resulullah" yazılı olduğunu gördümAnladım ki, şerefli isminin yanına ancak en çok sevdiğinin, en şerefli olanın ismini layık görürsün dedi Allahü teâlâ buyurdu ki: "Ya Âdem doğru söyledin O bana insanların en sevgilisidirOnun hürmetine dua ettiğin için seni affettim Eğer Muhammed aleyhisselam olmasaydı, seni yaratmazdım") [Taberani]

Kainatın insana hizmet amaçlı yaratılmasına dair..

*Lokman:20: Görmediniz mi ki, Allah göklerde ve yerde ne varsa hepsini sizin hizmetinize vermiş, gizli ve açık olarak nimetlerini üzerinize yaymıştır. Bununla beraber insanlar içinde kimi de var ki, ne bir ilme, ne bir mürşide ve ne aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında mücadele ediyor. 

Ve yine Kainatın insana hizmet amaçlı yaratılmasına dair..

*45/ CASİYE -13: 

O’dur ki , O yüce Allah’tır ki bütün göklerde ve bütün arzlarda (hayat olan âlemlerde yarattığı) her şeyi katından sizlerin (insanların) emrine musahhar kıldı. Muhakkak ki bunda düşünen bir kavim için âyetler vardır.

Ve bunun gibi daha nicveleri var bunun yanında buna benzer olanlarda var.Demek istediğim evet ilk baştaki teorimin arkasındayım ve delillerimide yine kutsal kitaptan size sundum ve yine hatırlatmak isterimki sakın bana bunlarla ilgilenmyip işin bilimselliğine bakarım demeyin,çünkü ben zaten olaya dinsel olarakta bilimsel olarakta baktığımı baştan belirtmiştim..Biliyorum biraz iştahınız kaçtı :))...siz bana ben yazdıkça iştahlandığınızı yazmıştınız ya :))

Sizin bilimsel delilleriniz??..

Saygı ve sevgilerimi sunarım aziz dostum...


 

sayin muzaffer bey,hic istahim kacar mi bilakis daha da artti yazma istegim :) durum o hal aldiki pilavdan dönenin kasigi kirilsin :) sözünü animsadim.sanirim bu site kapanana kadar yada bizi üyelikten attiklarina kadar yazmaya devam edecegiz gibi görünüyor siz cevap vermemi gerektiricek yazilar yazdikca  banada pek dogal yazmak kaliyor geriye:)

simdi tabiki sizin yukarda delil olarak sunmaya calistiginiz yazilari delil olarak kabul edecek degilim (nedenlerini yazacagim birazdan),bende bastan beri yazdiklarinizin neden delil olamiyacagini belirtmekten dilimde tüy bitti acikcasi.ben isin bilimsel boyutu ile ilgilendigim icin ,efendim sakin delil olmadigini demeyin gibi önüme set koymanizi kabul etmeyecegim hakli olarak:)

1.sizin yukarida delil olarak verdiginiz örnek belki kitapta gercekten yazdigina kanit olabilir,eger ben demis olsaydim kuranda kesinlikle yazmiyor efendim nereden cikardiniz diye ,beni bu  tartismada alt etmis olurdunuz acikcasi :)(gerci kolay pes etmez arapca orjinalinde kainat/evren den ne kasedildigini size sorardim ya ,cok muhtamel dünyadaki alemler kastedilmis olabileceginide size hatirlatir ,aksi olmadigina kanit isterdim :) )  ama gel gelelim ki kitap ta yazmasi isin bilimsel gerceginin böyle olduguna kanit midir ? siz kitapta yazani otomatikman ve pesinen dogru kabul eden bi yasam bicimini secmis olmaniz isin gerceginin bu oldugunu göstermez,tekrar ediyorum din kitapalrini bilim kitaplariymis gibi sunmamin hic bir realist yani ve gercekligi yoktur.onlar inanc kitabidir bu tür bilimsel konularda kaynak teskil etmezler.buna ilaveten sizin yukarida yazdiklariniz dünya nüfusunun 5/4 ü icin de bir anlami yoktur.ve kaynak teskil etmez.

aradaki filancanin falancaya yazdigi mektuplari zaten kusura bakmayin inanciniza saygi duyuyorum ama zerre itibar etmiyorum ve bilimsel hic bir olguya kaynaklik edemezler.

simdi gelelim benim bilimsel delillerime ,daha önceki ki mesajlarimda da acikca yazmaya calistim ama sanirim anlamamakta direniyorsunuz :) bende daha acikca, isin bilimsel boyutunun ne oldugunu belirteyim.

 iddianiz ( evren insanlar icin yaratilmistir,diger canlilar insanlara hizmet icin vardir)

cevap 1 :isik hizi saniyede 300 000 km dir.bu hiz bilimsel tekniklerle ölcülmüs ve herhangi bir maddenin bu hizi gecemiyecegi fizik yasalari ile ölcülmüs ve kanitlanmistir.dolayasi ile bize en yakin galaksiye ulasmak isik hizi ile bile (bu hizda giden bir arac yapmanin yakininda bile degiliz ) 2,5 milyon yil sürmektedir.yani herhangi bir canli isik hiziinda bile bize ulasmaya niyetlense 2,5 milyon sene isik hizinda seyahat edip ,dünyamiza ulasabilir.tabiki sizinde bildiginiz gibi kainatta 2,5 milyon yasayan(gelip dönmesi icin 5 milyon eder :) ) bir canli olmasi fiziki,kimyasal acilardan mümkün degil.sonuc su ki bize en yakin galaksideki komsularimiz bile bizimle irtibata gecemez ve gelip bi cayimizi icemezler :) durum buyken bu canlilarin yaratilmis olmalarinin bize ne gibi  bir faydasi ,yarari, bize karsi herhangi bir hizmetleri olabilir ? bu soru bile sizin kitapta yaziyor efendim deyip yukarida verdiginiz örnekelri cürütmüstür.neden cünkü evrendeki diger 300 milyar galakside oldugu gibi en yakin komuslarimizla bile irtibata asla gecemiyecek,hizmetlerini alamayacak kadar uzagiz ki bizim icin yaratildi söyleminize ,efendim zavallilar kendi halinde yasayip gidiyor insanlikla hic bir alakalari yok diye cevap veriyorum :) ,insanliga herhangi bir faydalari,zararlari olamaz diye cevap veriyorum (daha dogrusu bu bilimin cevabidir sizin kitapta yaziyor iddianiza).umarim yeterince net anlatmissimdir :) kisacasi uzak galaksiler arasi seyahat bilimsel olarak imkansizdir ki o canlilarin var olmus olmalari insanlik icin bir anlam ifade etmez ,onlarin acisindan da bize hizmet etmeyecek olmalari dolayisi ile ekstra bir ödüldür :)bilimsel adi "eszamanliligin göreliligi" dir .inanilmaz uzak mesafeler dolayisi ile ddv liklarla iletisimin zor oldugundan bahseder.

cevap 2: bugün sadece amerikada  2 -3 milyon kisi uzaylilar tarafindan kacirildigini iddia atmektedir.% 99 nun safsata oldugunu varsayarsak bile ortada inanilmaz büyük bir rakam kalir (20 000 - 30 000 ) gibi.bunlarin bazilari üzerinde dünyanin saygin ünüversiteleri profesörleri tarafindan hipnoz uygulanmistir.bu kisiler o anlari yasamis ve vücutlarinin neresine bir chip yerlectirildigini söylemislerdir.ve hipnoz sirasinda o korkunc kacirilma anlari tekrar yasamislardir.üzerlerinde bir takim denyler yapilmislardir.neticesinde vücutlarina yerlestirilen chipler bulunmus ve dünyasal olmayan maddelerden olduklari belirlenmistir.ayrica bu kacirilma olaylari devlet kayitlarinada girmistir.simdi bize hizmet icin gönderilmis bu varliklar efendilerini tamamen kisisel istekleri disinda kacirip,bayiltip, üzerlerinde bir sürü deneyler yapmislardir (bizim faraler üzerinde yaptigimiz gibi ).bizi kacirip üzerimizde acimasiz deneyler yapmak yerine  neden kitapta yazdigi  gibi bize hizmet etmiyorlar,bilgiler sunmuyorlar  hic bilmiyorum :) hizmet anlayislarimi farkli acaba ;) acaba kitapta yazilan herseye inanmamak mi gerek ? efendilerine böyle davranan bir hizmet sevdalisi istemiyorum ben muzaffer bey :)

yukarida verdigim iki kanitla onlarin insanlik hizmetinde olmadigini ,olamiyacagini ,insanlardan tamamen bagimsiz ve hür sekilde gelistiklerinin bilimsel kanitidir.isin bilimsel boyutu budur.siz hala kitapta yaziyordu canim diye cümleler kurmaya devam edecekseniz benim icin bi problem yok .dedigim gibi bu site kapanana kadar size cevap yazmaya ben hazirim :)saygilarimi ,hürmetlerimi sunarim :)

 

Sayın muzzi55,evrenin insanlar için var edildiğine dair yazdığım delillerin kutsal kitapta evren ile ilgili olduğunu bunların dünya ile ilgili olmadığını anlamanız gerekir..Kutsal kitapta yaratıcı açıkça ve net olarak evrenin ve içindekilerinin insanın hizmetine dair yaratıldıklarını söylediği halde bunu nasıl olur da dünyadan bahsediyor diyebiliyorsunuz,aksi olmadığına dair kanıt istiyorsunuz ..Yani ayetin doğruluğuna kanıt istemek nasıl olur acaba..Evet kitapta yazması bilimsel gerçeğinin de bu şekilde olduğunun kanıtıdır bunu açık ve net olarak söylüyorum.Çünkü bana veya bize göre eğer kitapta bir bilgi ne şekilde yazılı ise bu doğru olarak kabul edilir,yani şüphesi olmayan bir doğru olur..Bundan sonra ise bunun bilimsel yönüne bakarım ve inceler araştırırım..

Delil olarak gösterdiğim ayetleri yok sayabiliyor ve ben olayın bilimselliğine bakarım diyebiliyor iseniz bende size bu konuya ben dinsel olarak bakmak istediğimi ve bu yönde yazdığımı bir kez daha hatırlatmak isterim ki konuya böyle bakan bir kişinin bunların haricinde nasıl bir delil göstermesini bekliyorsunuz.Haa inanç durumunuzun seviyesini bilemem bunu sorgulama niyetinde değilim ve yanlış anlaşılma olmasın ama eğer inanç seviyeniz düşükse o zaman benim size bu söylediklerimin bir anlamı zaten kalmaz..

Esasen ben ilk yorumumu yazarkende yani evrenin insanların hizmetinde olduğunu yazarken de kitabın yazdıklarından esinlenerek bunu yazdım,kendi düşüncelerime göre ortaya bir fikir atmadım yani..Kutsal kitabın inanç kitabı olduğunu ve bilim ile alakasının olmadığını söylerken size kuranın ve diğer kutsal kitapların bilim ile tamamen aynı dili konuştuklarını ve evren vs konularının en hassas ayrıntılarına kadar kutsal kitapta yazılı olduğunu açıklamaya bile gerek duymuyorum..

Ben hala evrenin insan hizmetinde olduğunu ısrarla söylerken sizin bana verdiğiniz cevaba bakıyorum işte cevabınız..

""cevap 1 :isik hizi saniyede 300 000 km dir.bu hiz bilimsel tekniklerle ölcülmüs ve herhangi bir maddenin bu hizi gecemiyecegi fizik yasalari ile ölcülmüs ve kanitlanmistir.dolayasi ile bize en yakin galaksiye ulasmak isik hizi ile bile (bu hizda giden bir arac yapmanin yakininda bile degiliz ) 2,5 milyon yil sürmektedir.yani herhangi bir canli isik hiziinda bile bize ulasmaya niyetlense 2,5 milyon sene isik hizinda seyahat edip ,dünyamiza ulasabilir.tabiki sizinde bildiginiz gibi kainatta 2,5 milyon yasayan(gelip dönmesi icin 5 milyon eder :) ) bir canli olmasi fiziki,kimyasal acilardan mümkün degil.sonuc su ki bize en yakin galaksideki komsularimiz bile bizimle irtibata gecemez ve gelip bi cayimizi icemezler :) durum buyken bu canlilarin yaratilmis olmalarinin bize ne gibi  bir faydasi ,yarari, bize karsi herhangi bir hizmetleri olabilir ? bu soru bile sizin kitapta yaziyor efendim deyip yukarida verdiginiz örnekelri cürütmüstür.neden cünkü evrendeki diger 300 milyar galakside oldugu gibi en yakin komuslarimizla bile irtibata asla gecemiyecek,hizmetlerini alamayacak kadar uzagiz ki bizim icin yaratildi söyleminize ,efendim zavallilar kendi halinde yasayip gidiyor insanlikla hic bir alakalari yok diye cevap veriyorum :) ,insanliga herhangi bir faydalari,zararlari olamaz diye cevap veriyorum (daha dogrusu bu bilimin cevabidir sizin kitapta yaziyor iddianiza).umarim yeterince net anlatmissimdir :) kisacasi uzak galaksiler arasi seyahat bilimsel olarak imkansizdir ki o canlilarin var olmus olmalari insanlik icin bir anlam ifade etmez ,onlarin acisindan da bize hizmet etmeyecek olmalari dolayisi ile ekstra bir ödüldür :)bilimsel adi "eszamanliligin göreliligi" dir .inanilmaz uzak mesafeler dolayisi ile ddv liklarla iletisimin zor oldugundan bahseder.""

diyorsunuz da,uzaylıların dünyaya gelip bizi hipnoz ettiklerini,çip taktıklarını,kaçırdıkları da söyleyebiliyorsunuz burada çok çelişki var hani onlar çok uzaktaydılar:))

Ben yine uzaklığın burada bir anlam teşkil etmediğini uzaklığın ilahi kanunlara göre önemli olmadığını,önemli olanın ise evrendeki canlılar ile bizim aramızdaki zihinsel,ruhsal,ilahi bağlantının olduğunu tekrar söylüyorum..Evrendeki canlıların bizim için yaratıldıklarını söylerken bunun fiziki boyutunu değil ilahi anlamdaki boyutunu kasdediyorum bunu önceden de yazdım..Peki bu yardım nasıl olacak derseniz bunu yine yaratıcı kitapta evreni sizlere hizmet için yarattım demesinden ve evrendekilerin bir şekilde bizim hizmetimiz için yaratılmış olduklarını anlıyoruz..Bu hizmet olayı ya günümüzde cereyan ediyor yada gelecekte cereyan edecek anlamına da gelebilir..

Hani uzaylıların dünyaya gelip bize kendi teknolojilerini vermelerini düşünün,veya gelecekte belki de acımasız hastalıkların çarelerini onlardan öğreneceğiz olamazmı tabii olur..

Şimdi diyorsunuz ki bu kadar çok uzaklardan bizlere yardımları dokunamaz diyorsunuz ve şunları yazıyorsunuz..

""cevap 2: bugün sadece amerikada  2 -3 milyon kisi uzaylilar tarafindan kacirildigini iddia atmektedir.% 99 nun safsata oldugunu varsayarsak bile ortada inanilmaz büyük bir rakam kalir (20 000 - 30 000 ) gibi.bunlarin bazilari üzerinde dünyanin saygin ünüversiteleri profesörleri tarafindan hipnoz uygulanmistir.bu kisiler o anlari yasamis ve vücutlarinin neresine bir chip yerlectirildigini söylemislerdir.ve hipnoz sirasinda o korkunc kacirilma anlari tekrar yasamislardir.üzerlerinde bir takim denyler yapilmislardir.neticesinde vücutlarina yerlestirilen chipler bulunmus ve dünyasal olmayan maddelerden olduklari belirlenmistir.ayrica bu kacirilma olaylari devlet kayitlarinada girmistir.simdi bize hizmet icin gönderilmis bu varliklar efendilerini tamamen kisisel istekleri disinda kacirip,bayiltip, üzerlerinde bir sürü deneyler yapmislardir (bizim faraler üzerinde yaptigimiz gibi ).bizi kacirip üzerimizde acimasiz deneyler yapmak yerine  neden kitapta yazdigi  gibi bize hizmet etmiyorlar,bilgiler sunmuyorlar  hic bilmiyorum :) hizmet anlayislarimi farkli acaba ;) acaba kitapta yazilan herseye inanmamak mi gerek ? efendilerine böyle davranan bir hizmet sevdalisi istemiyorum ben muzaffer bey :)""

Hani çok uzaklardan bize ulaşmaları imkansızdı şimdi ne oldu da bu şekilde yazdınız..Demek oluyor ki onlar bir şekilde bize ulaşabiliyor,demek oluyor ki uzaklık bir problem teşkil etmiyor..Benim size yaratıcının kendi sözlerinden verdiğim delillere siz inanmayacak ve bunların geçersiz olduklarını söyleyeceksiniz siz ise bana elle tutulmaz gözle görülmez size göre bilimsel sayılan delilleri daha doğrusu kendi varsayımlarınızı sunuyorsunuz..Yukarıda belirttiğiniz delil olarak saydıklarınızın gerçek anlamda hiç biri delil olarak kabul edilemez..Yani yaratıcının sözleri değilde kaçırıldığını iddia eden bir kişinin sözleri öylemi..yapmayın :))

Ayrıca bu sitede bu konu ile ilgili olarak karşılıklı iki kişinin en uzun süreli ve en uzun yazılı yazışmasını burada kırılmış bir rekor olduğunu gördüm :)) ..ve hala bir anlaşmanın olmadığını da gördüm ve bu anlamda son söz olarak diyorum ki evren ve içindeki her şey insanların hizmetine sunulmuştur ve ben çok net ve gerçek delillerimi gösterdim.Kusura bakmayın ama benim size sunduğum bu ayetlerden ve bu kadar sözden sonra size sunacak bir delilim olamaz ve siz hala bana uzaylılar bizden çok uzakta oldukları için bizim hizmetimizde olamazlar demeye devam edeceksiniz..

Saygılarımı ve sevgilerimi sunarım aziz dostum..

muzaffer bey iki konuyu bilerek yada bilemeyerek ,carpitarak yazmissiniz.kisaca onlara deyinip benimde artik size verebilecek bir bilgim olmadigini söyleyerek noktalamak istiyorum tartismayi.cünkü iki taraf icinde gereksiz tekrar oluyor bundan sonrasi.

"diyorsunuz da,uzaylıların dünyaya gelip bizi hipnoz ettiklerini,çip taktıklarını,kaçırdıkları da söyleyebiliyorsunuz burada çok çelişki var hani onlar çok uzaktaydılar:))" demissiniz..bu sözü söyleyebilmeniz icin iki secenekten biri olmasi gerek ya bilincli olarak anlamamazlik numarasi yapip beni köseye kistiracaginizi sanmaniz yahutta evren hakkinda pek cok sey  bilmiyorsunuz.hangisi oldugunu bilmiyorum.

ama benim yukarida verdigim örnekler baska galaksiden gelmesi fiziken imkansiz olan canlilar icindi(bizim galaksimize en yakin galaksinin 2,5 milyon isik yili uzaklikta oldugunu belirtmistim).pek tabiki bizim galaksimiz samanyolunda bir tek biz yasamiyoruz (dünyaya 5-10 isik yili uzaklikta onlarca yildiz sistemi mavcuttur) bunlarin bize ulasmalari pek tabi mümkün.neden konuyu carpitma geregi duydugunuzu anlamadim ?baska galaksinin ne demek oldugunu bilmiyormusunuz diye merak bile ettim !

"Yukarıda belirttiğiniz delil olarak saydıklarınızın gerçek anlamda hiç biri delil olarak kabul edilemez..Yani yaratıcının sözleri değilde kaçırıldığını iddia eden bir kişinin sözleri öylemi..yapmayın :))"demissiniz..sayin muzaffer dünyayi algilayis sekliniz beni ilgilendirmez,siz evrenin insanlar icin yaratilmis olduguna inanmaya devam edebilirsiniz .ben bilimsel verileri ile kainatin insanlar icin yaratilmayacak kadar büyük ,ulasilmaz,asilamaz  oldugunu kanitladim,bundan fazlasini yapmaya niyetim yok (asla insanlarla karsilasamiyacak mesafelerde bulunan canlilarin insanlar icin yaratildi diye inatla savunmaniz tamamen anlamsizlik ve bariz kanitsizlik örnegidir).ama siz istediginize inanmakta serbestsizniz tabi,isin inanc boyutunda yasayan biri oldugunuzu algilamadigimi sanmayin,bu sizin secimizniz ve size saygi duyuyorum,fakat bilimsel acidan konu tamamen sizin iddialarinizdan farklidir.sizin referans aldiginiz noktalarin dünyanin hic bir yerinde bir bilimsel delil olarak sayilmadigini bilmeniz gerekir(aksini iddia edemessiniz).din kitaplari bilim kitaplari degildir ,onlari bu hale sokmaya calismak tamamen anlamsizdir.

buna ilaveten kacirildigini iddia eden sadece bir kisi degildir onbinlerce ,yüzbinlercedir  .kanit olarak ta dünya üzerinde bulunmayan bir madenden yapilmis chipler vardir.bunlar yüksek teknoloji ürünü dizaynlardir.ayrica hipnotizma seanslari bir bilim dalidir,gercekliliginden süphe yoktur.sizin inkar edip etmemeniz olayi degistirmez.buna ilavaten kacirilma olaylarina iliskin kanitlar basta abd ve ingiltere olmak üzere devlet kayitlarinda mevcuttur..yani sizin yardimsever ,hizmetsever,insana hürmet eden  uzaylilariniz sahsi arastirmalari icin insanlari kobay olarak rahatlikla kullabilmektedirler.buda bize hizmet etmek gibi bi dertlerinin  olmadiklarinin acik ve bariz bir kanitidir.

 

bu sözlerimle 5-10 gündür sürdürdügümüz tatli sert yazismalarimizi noktalamak istiyorum,fakat gider ayak bi calim atayimda öyle gideyim  düsüncesinde birseyler yazmayi secerseniz ,pek tabi cevap hakkimi kullanacagimi belirtirim :) bundan baska zamaninizi ayirdiginiz icin size tesekkür ederim.her ikimizde acikca fikirlerimizi yazdik ,sonuc olarak siz hala sizinkilere bende benim realiteme inanmaya devam edecegim,bundan sonrasi ancak tekrar olucaktir,o yüzden isi tadinda birakmakta fayda var sanirim :) evet dediginiz gibi rekor olsa gerek :) kalin saglicakla,baska bir tartisma ortaminda görüsmek üzere.saygilar..

Bu kadar yazmamızın sebebi olarak ben her ikimizinde anlaşamayacağımızı zaten yazmıştım ama bu demek değildirki kişisel anlamda anlaşamayız,aksine buradaki fikirlerimiz konusunda asla anlaşamayacağımızı her ikimizde anlamış durumdayız..Ama sizin tabirinizle sizi köşeye sıkıştırmak veya gider ayak bir çalım atayım gibi kelimeler ne sizin tarzınıza nede benim tarzıma uymaz..

Başka galaksilerden gelmesi fiziken imkansız olan varlıklar derken bu sözünüzünde benim tanrıya göre uzaklık kavramı önemli değil sözümle daha önce çürütüldüğünü sanıyordum..

Neyse tekrarlarla uğraşmanın gereksiz olduğunu her ikimizde kabul etmiş olduğumuza göre benim açımdan da konu kapatılmıştır ve bundan sonrası artık boş laflardan öteye gitmez..Sizin konuya bakış şekliniz ayrı,benim ayrı...Bizler cahil insanlar değiliz tabii işi tadında bırakacağız :))  tartışma ortamı yaratacak kayda değer gördüğünüz başka bir konunuz olursa tekrar tartışabiliriz..

Benden de saygılar sevgiler...

tanri dan degilde bir birilerine asla ulasamayacak iki ayri uygurliktan(daha da fazla olabilir pek tabi) bahsettim ben .yani bir tanesi öbürünün hizmetinde asla olamayacak  dedim cünkü birbirilerine hizmet edemeyecek,bir birileri ile iletisime gecemeyecek  kadar uzaktirlar ve asla bir araya gelemeyeceklerdir dedim.tanrinin her iki tarafa ulasmasi ile  ilgili bir yorumum olmadi  :) tanrinin bize ve baska galaksidekilere ulasmasi apayri bir konu tabi..

medeni tartismaniz icin tekrar tesekkürler..

Sn Muzzi55 Size katılıyorum evren sadece bizler için yaradılmış olamaz!Aksi halde,doğaya canlı cansız var olan herşeye büyük bir haksızlık ve saygısızlık yapmış oluruz!herşeyin bir bütün olduğuna inanıyorum...ben var olduğum için karşımdaki çam ağacı var,evimi basan karıncalar olduğu için ben varım,insan olarak kendi yaradılışıma hayran olduğum kadar doğada,evrende var olan herşeye(hayvanlara bitkilere,dağa taşa,rüzgara,gezegenlere,ışığa vs...)hayranlığım var.bir depremde yada doğal afette hissettiğimiz acizlik mükemmel olmadığımızın ispatlarından biri...biraz benci bir yazı oldu sanırım:))kendimizi fazla önemsemeyelim bence:)bizden daha ileride medeniyetler elbet vardır,bunu düşünmek için üstün bir zekaya gerek yok.ilk çağlardan beri süre gelen duvar resimleri,gözlemler (bana denk geldi),bilimsel çalışmalar,kutsal kitaplardaki vurgular,bunları takip edince olmamalarından şüphe ediyor insan:)ne yalan söyleyim ben varlarmı yoklarmı diye merak etmiyorum...nasıllar neredeler diye merak ediyorum:) saygılar:)

Sn. Feray

 

İlâhi sevgide Allah, bizi, hem bizim için hem Kendisi için sever. Yaratıcının , Kendi için bize duyduğu sevgi şu kudsi hadiste ifade edilmektedir:


"Ben bir gizli hazineydim; bilinmek istedim ve mahlııkatı yarattıım. Sonra onlara Kendimi tanıttım; onlar da Beni tanıdılar".

 

buna ilaveten ;

 

Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:
(Âdem aleyhisselam Cennetten çıkarılınca, ya Rabbi, Muhammed aleyhisselamın hürmetine beni affet diye dua etti. Allahü teâlâ ise, [ne cevap vereceğini bildiği halde, cevabını diğer insanların duyması için] “Ya Âdem, onu henüz yaratmadım. Nereden bildin?” buyurdu. Âdem aleyhisselam da, “Arşta, la ilahe illallah, Muhammedün Resulullah yazılı olduğunu gördüm. Anladım ki, şerefli isminin yanına, ancak en çok sevdiğinin, en şerefli olanın ismini layık görürsün” dedi. Allahü teâlâ buyurdu ki: “Ya Âdem doğru söyledin. O bana insanların en sevgilisidir. Onun hürmetine dua ettiğin için seni affettim. Eğer Muhammed aleyhisselam olmasaydı, seni yaratmazdım.”) [Taberani]

 

Miracda Allahü teâlâ, Resulullaha, (Senden başka her şeyi, senin için yarattım) buyurunca, Resulullah da, (Ben de, senden başka her şeyi, senin için terk ettim) dedi.

 

 

tabii inanış şekli farklı olanlara kaynak olarak teşkil etmeyebilir.

onlarda kendi mantıklarına göre yorum getirebilirler saygı duyuyorum.

 

konu biraz din eksenine kaydı ama doğru anlaşılma aşısından önemli olacağını düşündüğüm içni paylaşma gereği duydum.

saygılar.


evet maalesef konu biraz fazla din eksenine kaydi ki  bu noktada elestiri getirildiginde karsi taraf aliniyor yada güceniyor..en iyisi cok fazla o eksene kaymamakta fayda var .konuyu saglikli tartisabilmek adina..

Sn Palindromik:))slm! yazınızı okuddum:)okudum okumasınada bana bunları niye yazdınız onu anlamadım:)benim yazımda katılmadığınız bir konumu vardı?yoksa destek amaçlımı anlayamadım:(merak ettim,sizin düşüncelerinize ve bilgi aktarımınıza saygı duyduğum için de bu soruları sorudum:) saygılar:)

Sn. Feray

 Birincisi genel kanı olarak katıldığımı belirtmek için , ikincisi ise kainatın ve insanın yaratılış amacının ne olduğunun

daha iyi kavranması açısından yazdım . sizin yazınıza devam ettim çünkü konu bir kaç şekilde tartışıldığı için

bütünlüğün bozulmaması adına böyle yazdım :)

 

saygılar.

SN PALİNDROMİK açıklama için teşekkürler:)siz yazılarınızı yazarken karşı tarafın söylemediğiniz kısmını zaten anlar düşüncesiyle yazdığınız için bazen kavram kargaşası yaşatabiliyorsunuz:))söyleyecek çok şeyi olanlar yapar bunu:)sevgiler saygılar:)

Sn. Feray

 anlayışınız için teşekkür ederim. Aslında bir bakımada öyle diyebiliriz..çünkü izinveirlmeyen yada bilgi verilmeyen okadar çok şey varki.

en yeni olayı dün Maya takviminin gizemi ile ilgili üstü kapalı bilgi aldım ama anlatılan  anlatılmayanın % 1 i bile değil.

ben bile çok şaşırdı isem anlatılan ufak bir kısmı ile.. gerisini hayal bile etmek çok zor.

o nedenle maya ların konusuna giremeyeceğim. buradan da bunu söylemiş olayım :)

saygılar.

 

 

Değerli Arkadaşlar ;

" Yapay Atmosfer çalışmaları

1953 yılında Stanley Miller adlı bir bilim adamının dünyanın oluşumu sırasındaki atmosferini laboratuvar ortamında yapay olarak meydana getirmesiyle başlamıştır. Bu atmosferin içerdiği maddeler şunlardan oluşmaktadır. Metan, Su buharı, Amonyak, Karbondioksit ve Siyanhidrik asit bileşikleri. Görüldüğü gibi bunların hepsi, su buharı hariç şu anda bizler (canlılar) için zehir durumundadır. Görüldüğü gibi dünyada canlılık, şu an bizler için zehir sayılabilecek bir ortamda başlamıştır. Yapılan bu araştırmalar sonucunda; Evrende canlılığın, yani hayatın meydana gelebilmesi için suyun ve oksijenin şart olmadığını söyleyebiliriz..."

 

çok önemli bir nokta

  neredeyse yarım yüzyıllık mazisi olan bu teknoloji yada buluşun ileriki yüzyıllarda gezegenler çapında uygulanabileceğini ve insanların gezegenlerde yaşam için gerekli şartların oluşturulacağını düşünmekteyim..güneş sistemimizde bir  kaç gezegen ve uydularında bu çalışmaların projeksiyonunun çoktan yapıldığını düşünüyorum.

 

 

saygılar...

Sayın Palindromik alıntı yaptıgınız bılgı yanlıstır o yuzden o bılgı uzerınden gıden bır takım cıkarımlarda bulunmayın lutfen sızde yanlıs yonlendırılmıs oluyorsunuz(yazım sıze karsı degıl bılgıyı yazana dır )

Ben bılgının dogru olanını ...

Stanley mıller ın deneylerı yapay yasam ortamı yaratma degıl  yasam yaratmak uzerıne dır olayı tamamen yoktan (canlı malzeme yoklugu anlamında) yaşam var olabılecegını kanıtlamak amacı ıle yapılmıstır. yaklasık olarak 10 12 nukleık asıtı yaratmayı basarmıs ancak kendısı bunu o gun kı teknolojı yetersızlıgı yuzunden anlayamamıs ancak 5 nukleık asıtı tespıt edebılmıs ve deneyden vazgecmıstır 1990 ların sonunda eskı asıstanı artık prof olan bır bılım adamı mıller ın labaratuarında mukemmel sekılde korunmus ve saklanmıs olan deney malzemelerı , notları ve deneyın kendısını bulup ıncelemesı ıle mıllerın deneylerının sandıgının aksıne oldukca muazzam bır sekılde ılerledıgını anlamıs. ancak nukleık asıtlerı yaratmıs olsa da bu nukleık asıtlerın bır sekılde hucre olusturabılmek ıcın gereklı olan hucre zarı olarak da dusunebılecegımız korunaklı bır yapıya sahıp olmalarının gereklılıgı deneyın canlıların olusmasındakı bazı seylerı acıklasa da henuz anlasılmamıs bır takım elementlerın veya maddelerın oldugunu dusunmelerıne yol acmıstır kı su anda yanılmıyorsam abd japonya ıngıltere ve kuzey avrupada bır kac unıversıte yapay olarak hucre zarı uretmeyı basarmıslar ve mıller ın deneyleır ıle bu zarların dogal olarak nasıl bır araya gelebılcegını arastırmaktadırlar

 

 

saygılar

Sn Diabolica

 

 Öncelikle  Sn Barisaslier in paylaşımındaki bilginin aslı ile ilgili verdiğiniz açıklama için teşekkür ederim. Bu düzeltmeyi genel olarak benim devamında yapamınızın haricinde birde  en altta yeni bir ek bilgi olarak yazmakta fayda var diye düşünüyorum.

  Benim yazımda dikkat ettiyseniz bu teknolojinin geliştirilmesi ibaresi var her anlamda ve geniş düşünürseniz ;

Benim sözü getirmeye çalıştığım yer yapay atmosfer oluşturma teknolojisi. şu an çalışmaların olduğunu bilyorum ama belki 50 yıl belki  500 yıl sonra kemale erer bu teknoloji bilemem. yoksa bahsi geçen deneyin tek başına bunu başaramayacağı çok  aşikardır.

 

saygılar.

cok detayli anlatmissin bariscim, ellerine zihnine saglik.bencede canlilarin tek var oldugu yerin dünya oldugunu kabul etmek bencillik olurdu.nasanin inceledigi daha neler var kimbilir, onlarda ortaya koyulsaydi da hersey daha acik ve net olsaydi, yine bu kadarinada sükür.ben en cok marsi merak ediyorum yada ayin öbür yüzünü, neler var kimbilir ((;

Değerli Arkadaşlar

 Eekzo bilyoloji konusunda şunu sanırım herkes kabul etmektedir. dünya dışı mikrop ve virüslerin olduğu konusu..

 peki dünyamıza bunların girişini engelleyi bizi savunucu bir mekanızma varmıdır.. ?? binlerce ve milyonlarca yıldır biz bu dünya dışı virüs ve mikroplarının saldırısına mı maruz kaliyoruz ? Eğer kalıyorsak kendimizi şu ana kadr nasıl koruduk.

Ozon tabakası ile ilgili konu başlığımda ; ozon tabakasının bilinmeyen yada kamuoyu  ile paylaşılmayan bir yönünü anlatmıştım.

bildiğiniz üzere Ozon dış uzaydan ve güneşten gelen ( ne hikmetse...sadece ve sadece insanlara ve dünyadaki yaşama ) zararlı ışınları  süzmektedir. seçici geçirgen .. aynı gücre zarı gibi...

ancak bilinmeyen bir tarafıda Ozon aynı zamanda uzaydan gelen virüs ve mikroplarada karşı adeta hüzre zarı

görevi gördüğüdür.

şuana kadar çıkmış tüm virüs ve mikropların dünya temelli olduğu söylenmektedir.. eğer ozon bunları süzmüş olmasaydı. tarihten günümüze çok fazla dış uzay virüsü tehdidi altında olurduk. vede eminim çok çok tehlikeli ölümcül olurdu.

peki şuan güvendemiyiz ??

Bunu söylemek oldukça zor çünkü ozonun delinmesi konusunu neredeyse hergün çeşitli yazılı ve görsel medya aracılığıyla öğrenmekteyiz. ( ozon deliği sadece ozonun belirli bölgelerde normalden çok daha fazla incelmesi olayına verilen addır )

yani şunu düşünmek yanlış olmaz kanımca. ; ozon tabakasının incelmesi ve delinmesi durumunda bir çok çok tehlikeli dış uzay virüsüne maruz kalacağımız olgusu.

Zaten  ozonun incelmesi ve yer yer delinmesi  ile belli bölgelerden dünyamıza dış uzay virüsü yad mikrobu girdiğini düşnmekteyim. önümüzdeki yıllarda kötü süprizler bekliyor olabilir bizi ...

 

 

saygılar...

 

palindromik dünya dışı varlıklarla ilişki içinde olduğunuzu ve istanbulda yerin altında bir ufo olduğunu yazmışsınız bence siz hayal aleminde yaşıyorsunuz. hepimiz dünya dışı varlıklara inanıyoruz. ama kanıtlayamayacağımız iddialarda bulunmuyoruz .

gandrock

 

yorumlarnızı yaaprken saygı sınrını aşmamakta fayda var.. "hayal elminde yaşamak" filan yakışıksız ve seviyesiz bir hitap tarzı..

1. şöyle derseniz sevinirdim. "siz ufo var diyosunuz ama bize ıspatlayamadığınız sürece ben yada biz buna inanmıyoruz." bu gayet normal ve açık bir düşünce saygı duyardım..

2. ben var diyorsam e yerini bildiğimi iddia ediyorsam ,

a:) tutunki yalan söylüyorum yukarıdaki yorumla gereken cevabı vermiş olurdunuz bence.

b.:) doğru söylüyorsam yine yukarıdaki cevap yeterliydi.

ancak şurada anlamanız gereken bir şey var ,sizde olmadığını ıspatlayamazsınız ..ozaman benimde size "siz hayal aleminde yaşıyorusunz" gibi bir uslup mu takınmam lazım yada sizin psikolojik bir rahatsızlık sahibi olduğunuzu ima mı etmem lazım..

 

istanbulda bir sürü ufo gözlemleri olduğunu söylüyorsunuz ve yayınlıyorsunuz.ve ufo olduğuna inanıyorsunuz. yada inanıyorsunuz ama benim bir ufo nun yerini bildiğime inanmıyorsunuz.

ben sizi zorla inandırmak zorunda değilim. ben kendi bilgi ve düşüncelerimi mümkün mertebe şeffaf bir biçimde hiç bir rant gözetmeksizin yada tribünlere oynamadan paylaşıyorum. buna mantıklı gerekçelerle katılırsınız yada katılmassınız saygı duyarım ama uslupleriniz  çok sokak ağzı tarzında ve seviyesiz.

yakışmıyor... hemde hiç...forum nereye gidiyor böyle anlamıyorum..

 

 

 

palindromik  ben dünyadışı varlıklar var yada yok iddiasında değilim, var olduklarını tahmin ediyorum. ama siz istanbulda yerin altında bir ufo bulunduğunu ve dünyadışı varlıklarla iletişim halinde olduğunuzu kesin bir dille ilan ettiniz o nedenle bende buyurun ispat edin diyorum. ne var bunda.

     herkes sizin gibi ispatlayamadıkları iddialarda bulunurlarsa bu site yalan rüzgarına döner itibarıda kalmaz.

 

      sokak ağzıyla konuştuğumu iddia  etmişsiniz. ne yapayım ben sizin gibi son derece gelişmiş yıldızlar arası yolculuk yapan varlıklarla ilişki halinde  değilim. çok çok özür dilerim.

gandrock benim söylemediğim şeyleri söylediğimi iddia ediyorsunuz.

 

ben yerini biliyorum dedim direk irtibatta yada direk bir iletişimde olduğumu söylemedim..

benim iletişimde bulunduğum başka varlıklarda var ama bunlar ufo dğeil. ufo nun sadece şimdilik yerini biliyorum

zamanı geldiğinde vede kendileri isterlerse yad izin verirlerse ziyaret etmek istediğimi söylemdim bundan fazlası

değil..

not : sokak ağzı lafının ileri düzeyde kinayeli ibir şekilde söylediğiniz gibi ileri düzey varlıklarla irtibatta olma ile alakası yok.. kişinin önce kendine sonra başkalarına saygı duymaması ile alakalıdır.

bunu düzeltmekte fayda var.

 

 

Arkadaslar yapay atmosfer ılgılı yazıda verılen bılgıler genel anlamda dogru gıbı gozuksede ozelde yanlıs yonlendırmeler ıcermesı acısından duzeltme yapmayı affınıza sıgınarak kendımce dogru buldum Satanley mıllerın deneyı ıle ılgılı bılgıler sunlardır:

stanley mıller ın deneylerı yapay yasam ortamı yaratma degıl  yasam yaratmak uzerıne dır olayı tamamen yoktan (canlı malzeme yoklugu anlamında) yaşam var olabılecegını kanıtlamak amacı ıle yapılmıstır. yaklasık olarak 10 12 nukleık asıtı yaratmayı basarmıs ancak kendısı bunu o gun kı teknolojı yetersızlıgı yuzunden anlayamamıs ancak 5 nukleık asıtı tespıt edebılmıs ve deneyden vazgecmıstır 1990 ların sonunda eskı asıstanı artık prof olan bır bılım adamı mıller ın labaratuarında mukemmel sekılde korunmus ve saklanmıs olan deney malzemelerı , notları ve deneyın kendısını bulup ıncelemesı ıle mıllerın deneylerının sandıgının aksıne oldukca muazzam bır sekılde ılerledıgını anlamıs. ancak nukleık asıtlerı yaratmıs olsa da bu nukleık asıtlerın bır sekılde hucre olusturabılmek ıcın gereklı olan hucre zarı olarak da dusunebılecegımız korunaklı bır yapıya sahıp olmalarının gereklılıgı deneyın canlıların olusmasındakı bazı seylerı acıklasa da henuz anlasılmamıs bır takım elementlerın veya maddelerın oldugunu dusunmelerıne yol acmıstır kı su anda yanılmıyorsam abd japonya ıngıltere ve kuzey avrupada bır kac unıversıte yapay olarak hucre zarı uretmeyı basarmıslar ve mıller ın deneyleır ıle bu zarların dogal olarak nasıl bır araya gelebılcegını arastırmaktadırlar

saygılar

çok teşekkürler bilgilendirme için...

 

 

saygılar...

Sayfalar