Yer altında UFO arıyorlar!

Şimdi de yer altında UFO arıyorlar!

UFO aramak için gözümüzü gökyüzüne dikmekten vazgeçtik; artık yeri kazıyoruz...

Evrende yalnız olmadığımıza inanan ve dünya dışı varlıkların yer küreyi ziyaret ettiklerine inanan ve bunu kanıtlamak isteyen arkeologlardan oluşan bir ekip Roswell'de kazıya başladı. New Mexico Üniversitesi'nin arkeoloji takımı, Roswell'de bir UFO kazasının yaşandığını herkese kanıtlamak istiyor.

Bu arkeoloji takımının oradaki masrafları ise Sci-Fi Kanalı tarafından karşılanıyor. Bu kanal ayrıca bütün kazı süresini görüntüleyen ve daha sonra belgesel haline getirecek bir ekip görevlendirmiş durumda. Arkeologların bu uğraşları, camianın farklı kesimlerinden eleştirilere de neden oldu. İşte o eleştirilerden biri;

"Sanırım UFO camiasını Roswell'de hiçbir şey olmadığına inandıracak tek şey, uzaylıların gelip; hayır biz yapmadık, 1947'de olan olayla bi ilgilimiz yok, demesi olur."

Bakalım ne bulucaklar ...

Ufoloji Forum: 

umarım elle tutulur veriler çıkar.

orada ilgi çekici birşeyler olsaydı Amerikan hükümeti kazmalarına izin vermezdi

Bu kazıyı sıcağı sıcağını yapacaktınız beyler. O meteoroloji balonu tezi onların içinde patlayacaktı bir güzel. Gerçi hiçbirşey için geç kalınmış sayılmaz. En ufak enkaz parçası dahi materyal analizlerinden başarıyla geçebilir ve konuyu tekrar gündeme taşır. Kolay gelsin..

yıllarca herkes gözlerini göğe dikmiş ufo kovalarken, bir bakmışız adamlar fosil çıkarır gibi ufo çıkarıyorlar;) güldüğüme bakmayın, olay aslında çok mantıklı geldi bana, herzaman aklımın bir ucunda olan bir şeydir....zaten bir çok filmde bu konu işlenmiştir... dünyalar savaşı - indiana jones - transformers vs...

paylaşım için teşekkürler!

Sayın BarisAslier,

söyledikleriniz kesinlikle mantıklı. Bu konu ufoloji literatüründe "yasak/kayıp arkeoloji" olarak geçiyor. Bu konuda birçok yabancı kaynak var. Erich von Däniken ve Zecharia Sitchin bunlardan sadece ikisi. Derin bilgi sahibi olmak için kesinlikle tavsiye edebileceğim kaynaklardır, özellikle Zecharia Sitchin'in kitapları.

Bence 1947 den itibaren çok geç kalınmış bi araştırma bu dünya dışı canlılardaki yüksek teknoloji ile kazanın izlerini sıfıra indirebilirler hemde aradan geçen 73  senenin ardından  bulunması bence gerçekten çok zor hatta imkansız bile olabilr

mantıklı...

bence uzaylılar gelip bizim bunla alkamız yok deselerde inanmazlar :şöyleki madem siz warsınız başkalarıda vardır onlar gelmiştir gibisinden ..... :D

bizdeki nemrut dağının altındaki şu çok gizemli nesneyi merak ediyorum açıkçası.oradaki de bir ufo olabilir mi???

(-_-) Aslında bence bunlar belgesel için yapılıyor yani ucunda para var yoksa bir şey bulabileceklerine inanmıyorum .

 

Bence sonuç elde edilse bile örtpas ediceklerdir

Bencede çok mantıklı  yeraltı ( toprak )  yada deniz altında saklanmış olma ihtimalleri çok yüksek. Baris ın dediği gibi bir çok filme konu edilmişti zaten.

 

Asıl soru şu ..Bulabilirlersa açıklarlarmı acaba? ( sanmıyorum)

 

Yine bizi uyutuyorlar diye düşünüyorum. çoktan bulunmuş ve her detayı 10 yıllar önce incelenmiş ufoları ( gemileri ve canlıları) sanki hiç bulmamışlar ve bulmak için arama yapıyorlarmış gibi lanse ediyorlar. Yani bizi 40 -50 belki saha fazla bir süre geriden takip ettiriyorlar. Buna eminim.( kişisel düşüncem)

 

amerika - meksika ve bir ülke daha ufo yakalamıştı ..

Daha başka ufo varmı diye arıyorlarsa o konu başka tabiki.

saygılar...

sevgili kuzey, herseyden once paylasımın az ama oz olmus :) gercekten carpıcı bır noktaya parmak basmıssın. Her zaman sunu soylerım gokyuzune acılma, oradakı varlıklara, gezegenlere, kaynaklara, ozetle organık, ınorganık her turlu zekı olan, olmayan yasam formuna ulasma hevesınden gerı kalmadan yeryuzunde bıze bırakılan gerek arkeolojık, gerekse jeolojık acıdan tum bulgu, bılgı, belgeler bır araya toplanmalı puzzle'ın parcaları bırlestırılmelı. Dunya uzerındekı tum pıramıtler ıncelenmelı, atlantıs'e cıddı egılınmelı, eskı mısır, aztek, maya ve ınka uygarlıkları tekrar dıdık dıdık edılmelı. Nazca duzlugu, ılk ınsanların magra duvarlarında bıze bıraktıgı ızler, rolyefler, hıyeroglıfler, kabartmalar, muzelerde ve kılıselerde bulunan ufo resımlerı ıcerın tablolarda dahıl olmak uzere hersey dıdık dıdık edılmelı. gerekırse ulkeler bırlesmelı sırf bu konu ıcın bır konfederasyon kurulmalı. Yıne kaptırdım kendımı :))))
gelelım yeraltı meselesıne. bencede mantıklı olabılır. Bu konuyu bıraz daha acmak ıstıyorum. Gercı materyaller ne gıbı kımyasal rekasıyonlar gosterır bılemem ama denızın bınlerce metre altı olabılır. Insanoglu henuz oralara elını uzatabılmıs degıl. Dolayısıyla sıfır veya sıfıra yakın bır sevıyede bulunan oksıjen mıktarı ddv ler ıcın ıdeal olabılır. Insanoglunun elını uzatamadıgı ıyı bır gızlenmelı yerı. Ayrıca ınsanların hıc yasamadıgı veya nufusun cok ama cok az bulundugu bolgelerde olabılır. Ozellıkle Rusya'nın dogu ve guneydogu bolgesı, Cın'ın kuzeyı saklanmak ıcın ıdeal yerler. Hem ıssız hem soguk. Hepımızın bıldıgı uzere uzaydakı ısıyı goz onune alacak olursak pekte ımkansız gozukmuyor. Bırde Kuzey kutbu var :))) neden olmasın. Sevgıler saygılar.

Yüce RA, kesinlikle her sözüne katılıyorum :) Biz daha denizlerimizdeki canlıları tam olarak keşfedemedik, her gün yeni bir canlı türüne rastlanıyor. Dünyamızın denizlerimiz olmadan çıplak bir haritasını hayal edemiyoruz, çünkü diplerinin yapıları hakkında bir bilgimiz yok. Böylece denizlerde gözlemlenen USOların kaynakları çok daha dünyevi bir boyut kazanıyor. Bu yüzden SETİ gibi projeleri yürüten kurumlar ilk önce denizlerimizi araştırıp sonra uzaydan sinyallere kulak versinler. (Ki SETİ bana göre ufku dar araştırmacıların yürüttüğü bir proje zira aradıkları kanıt yüzyıllardır mağara resimlerinde, rölyeflerde, hiyerogliflerde ve daha da önemlisi güncel olarak her geçen gün gökyüzünde biraz daha göz önüne çıkmakta). Ayrıca Roswell olayındaki UFO enkazının tarifine göre materyal güç ve ısı etkisine karşı herhangi bir tepki vermemiş, katlanınca eski halini alıyormuş. Böyle bir maddenin suyun içinde reaksiyon göstereceğini şahsen sanmıyorum.

Sevgılı masirius kardesım, benı onore ettın tesekkur ederım. Ama senden bır rıcam var. Umarım benı yanlıs anlamazsın. Bana yuce dıye hıtap etmezsen cok memnun olurum. Keza ben kımım kı gercekten yuce rabbımın, yaradanımın yanında. Bılıyorum sevgı, saygı dolu yuregınden, ıcınden geldı oyle hıtap etmek ama benım hassasıyetımı umarım anlamıssındır. Ve umarım senı ıncıtıp kırmamısımdır. Gelelım asıl konuya. pek tabıkı kullandıkları materyaller denız veya gol sularında ne gıbı bır tepkımeye maruz kalıyor onu arastırmıslarmıdır bılemem. Ama bızı zıyaret eden ddv lerın sayılarınında oldukca fazla oldugunu tahmın edıyorum. Bu kadar cok cesıtlılık arz eden bır durumda elbettekı kullandıkları aracların yapılarının, hammadelerının farklı olması cok sasırtıcı olmasa gerek. x turun sahıp oldugu araclar denız suyuna dayanaklı olabılırken, y turun sahıp oldugu araclar denız suyuna dayanıklı olamayabılır. Dolayısıyla her ıkı tur yapmıs oldukları arastırmalar netıcesınde gemılerını en uygun kosullarda saklayacaklardır. ha bırde su var saklamalarıda gerekıyormu ? buda baska bır konu. Bız olabılecegı ıhtımallerı uzerınde duruyoruz ama hakıkaten boyle bır durum soz konusumu ? ama dedıgım gıbı gemılerı bunu mumkun kılıyorsa okyanusun bınlerce metre derınlıklerınde gızlenmek, saklanmak onlar ıcın zor olmayacaktır. Okyanusun en derın yerı bıldıgım kadarı ıle Marıana cukuru denılen yer. Endonezya ıle japonya arasında kalan bır yerde. derınlık burada 11000 kusur kılometre. 2500 kusur uzunlugunda 60 kusur kılometre genıslıgınde. 1 kılogram agırlıgındakı bır tası attıgınızda dıbe varması ortalama 1 saatı buluyor. Bıldıgım kadarı ile Trieste ısımlı denızaltı ıle 10000 kusur metreye ındıklerını bılıyorum. Yanı 1 km dıpte daha ne oldugu henuz cozulebılmıs degıl. Gercı denızlatının o mesafeye ınmıs olması o cukurun cozumlendıgı anlamına gelmıyor. sadece derınlık olarak degıl uzunluk ve genıslık olarakta cıddı mesafeler ıcermekte. Amacımız burada mariana cukurunda bır gızem var demek degıl. Okyanuslar oyle buyuk oyle devasalkı zaten her noktasına hakım olmamız mumkun degıl. mariana cukurunda veya degıl ama ddv lerın okyanuslarda saklanması, gecıcı olarak ıkamet etmesı uzak bır ıhtımal degıl. Bu konuda sız degerlı arkadaslarıma cok guzel bır fılım onerecegım. 1989 abd yapımı the abyss ısımlı fılım bu konunun uzerıne nefıs gıderdı :)) olsa tekrar seyredecegım. sanırım dvd sını alıp arsıvıme kaldırmam gerekecek. Aklıma gelmısken not alayım :)) Okyanuslardakı derınlıklere baglı olarak bır noktayı daha belırtmek ıstıyorum. Ister ınanın ıster ınanmayın ama okyanusun en derın yerlerıne ınmek, orada belırlı sureler durmak, arastırmalar yapmak, aya gıtmekten daha zordur. Dıger suphelendıgım noktalar ıse nıspeten gozden uzak olan kutup bolgelerı ıle rusyanın dogusu, cın'ın kuzeyı. Oradakı sert, soguk hava sartları, bırbırı ardına sıralanmıs koca dagların ıcınde saklanmaları ıcın elverıslı olabılır. Kımbılır ?

Sevgılerımle.

Bu arada degerlı ufolojı aılesıne hayırlı bayramlar dılerım

Bilmeden hoşuna gitmeyen birşey söylediğim için asıl ben senden çok özür diliyorum. Birdaha olmayacağından emin olabilirsin değerli kardeşim. Bu bahsi geçen konuya dönecek olursam, konu o kadar derin ki düşüncelerimi buraya yazmak günlerimi alabilir. Affınıza sığınarak bunun nedenini söylemek istiyorum. Bunu sakın övünmek, kendini beğenmişlik şeklinde algılamayın, özelliklede yorumuna yorum getirdiğim sevgili kardeşim RA. Yaşlarınızı bilmiyorum fakat eminim ki hepiniz abilerim/ablalarım sayılırsınız. Bu nedenle sizlerden öğrenebileceğim çok şey var. Fakat ben Ufoloji konusunda çocuk yaşımda (9-10 yaşlarında) fena halde sardım. İnanılmaz bir merak vardı içimde. Hatta öyle ki ailemin bu konuyla o yaşlarda ilgilenmem ailemin benim hakkımda endişe duymasına dahi yol açmıştı. Aradan 14-15 sene geçti ve ben her geçen gün dahada çok merakla yaklaşıyorum konuya. 14 senelik ufoloji kariyerimi hayatımın sonuna kadar da sürdüreceğim :) Bu yüzden böylesine derin bir konu beni bütün diğer konularla bağlantı kurmaya itiyor. Durum böyle olunca bilgisayar başında günlerimi sadece burada yorum yazarak geçirebilecek duruma geliyorum :) Bu yüzden söylediklerinin hepsine harfiyen katıldığımı bilmeni isterim. Detaylarını neden açıklayamadığımı da sanırım anlatabildim. Tekrar rica ediyorum yorumumu okuyanlardan, burada herhangi bir ukalalık, kendini beğenmişlik çıkmasın. Hani olur ya öyle gelebilir.. Ufolojiyi çok seviyorum, beni ben yapan bir alan fakat beğenmediğim bir yönü var o da herşeyin hep yazıda kalması :) keşke fizik gibi elle tutulur gözle görülür somut sonuçlara ulaştırsa bizi :) Ama bir gün o da olacak.. böylece yazıyı ana konuya bağlamış olayım :) Tekrar çok özür diliyorum RA.

Saygılarımla

sevgili masirius, gercekten ozur dılenecek bırsey yok. Sende acayıp bır enerjı bır heyecan hıssedıyorum. Supersın.
ısın ozu bu zaten; Merak. Bu merak duygusu bızı bır yerlere goturen/goturecek olgu. Umarım dedıgın gıbı bu heyecanını, enerjını oyıllar yılı yıtırmez kabetmezsın.
Sevgılerımle

kuzey bey haklı ucunda para var kesin çünkü haberlere çıkıyor böle çalışmaları medyadan gizlerler önemli olsa ,

ufoları dünyadışı varlıkları para için kullanmaları adice haince ve insanoğluna hiç yakışmıyor bence 

Paranın hüküm sürdüğü bir dünya düzeninde başka ne beklenebilir ki insan denilen varlıktan? Bu da ddv'lerin insanlığa açılmasına engel oluyor. Engel belki yanlış bir tabir fakat açılmalarını erteliyor diyebilirim. Sonuçta bu derece egoist bir mantığa sahip olan insandan değil ddv'ler, çevresindeki insanlar dahi uzak durur. Açıkcası ben insanlık adına parlak bir gelecek göremiyorum ne yazıkki..