Uzayın Cinleri...

Değerli dostlar...

Uzaylıların cin olma ihtimalleri varmı?..Böyle bir şeyin olması mümkünmü,olabilirmi acaba?..Cinler tabiyatları gereği insanlarla iç içe yaşar.. Bizimle beraber aynı dünyada yaşadıklarını biliyoruz..Fakat onların insanlardan üstün olan bazı özellikleri de var.. Bunlardan biri görünmezlik,görünmez varlıklar olmalarıdır..Ayrıca çok hızlı hareket etme kabiliyetlerinin de var olduğu ki,ışık hızına yakındır..

Ayrıca bu hızlı hareket etme ve görünmezlik kabiliyetlerini kullanıp insanların konuşmalarını,planlarını,düşüncelerini,hareketlerini,  ve daha birçok faaliyetlerini takip edip bunları bazı insanlara haber vermeleridir..Cinleri kullanan insanların geçmişten,günümüzden ve bir şekilde gelecekten haber verme kabiliyetleri de bundandır!..

Ayrıca cinler insanlarla iç içe olduğundan dolayı insanların her zaman merak konusu olan uzaylıların kılığına da girebilmesi mümkünmüdür acaba?..Daha da doğrusu uzaylılar gerçekte cinler mi ?..Bizim gördüğümüz UFO lar ve bu UFO ların içindeki canlılar kim?..Cinlerin boylarının ufak olduğu söylenir, acaba uzaylıların boylarıda bunun için mi ufak?..

UFO ların aniden ortaya çıkıp insan gözünün  hissedemeyeceği bir şekilde aniden kaybolmalarının sebebi ne acaba?.. Yoksa UFO ların cinler tarafından yapılmış birer makine olduğumu acaba?..Yoksa UFO lar cinlerin bir ışık oyunumu?..

İnsanların gökyüzüne ve uzaya olan meraklarını bildiklerinden dolayı mı kendilerini uzaylı kılığına sokuyorlar?..Bütün dünya dikkatini uzaya yoğunlaştırdığı için mi bunu yapıyorlar!!..Cinlerin en büyük arzularının başında insanlarla alay etme oynama/oynaşma istekleri vardır..Acaba bu isteklerini tatmin etmek için mi kendilerini uzaylı şeklinde bizlere gösteriyorlar?..Veya gelecekte dünyanın hakimi olabilmek içinmi?...

İnsandan önce dünyanın sahipleri oldukları için dünyalarını tekrar geri mi istiyorlar?..Bizlere gezegenimizi artık terk edin mesajlarımı vermek istiyorlar?...Yoksa gerçek istilacılar acaba bizlermiyiz,ki yaratıcının insanları geçici olarak imtihan amacı ile yeryüzüne getirdiğini ve bunun bir müddetinin olduğunu söylemesi!!..

Acaba yeryüzünün sahiplik süresinin tekrar cinlere mi verileceği sorusunu da akıllara getirmiyormu?..Bunun için mi cinler kendilerini uzaylılar olarak bizlere göstermeye başladı?..

Son olarak umudumuz bu istilacıların cin olmaması...Eğer bunlar cin ise o zaman çok daha zor bir dönem bizi bekliyor olacak..Ve sonuç kesinlikle kaybetmek olacaktır!!.

Yazıda alıntı yoktur..

Ufoloji Forum: 

bence cinler dünya dışı varlıklardır.boytutsal olarak bizden kat ve kat üstünler ki dini kitaplarda bu bilgi mevcut.boyutlarının bizden üstün olmaları görünmez olmaları hızlı olabilmeleri vs.

bnce uzaylılar cin değildir ya da cinler uzaylı değildir

onlar başka bi boyuttalar bence bizden üst bi boyut

eğer uzaylılar cin olsaydı humanoidler de insanlarla nerdeyse 1e1 aynı ve dünyaya geldiklerinde çiftçi neden yardım ediceksiniz sorusuna çünkü sizin atalarınız bizim atalarımız cevabını almış

ayrıca cinleri ateşten yaratılmış yani bizim gibi ya da uzaylılar gibi bi bedenleri yokmuş diye biliyorum

yazımda küçük hatalar olabilir ama anlamlarını pek değiştirmez

cin olma ihtimalleri sıfırdır....bu araştırırsanız bu konunun bile gereksiz oldugunu görürsünz.... İlahi kitapları araştırırsanız cinlerin semum ateşinden yaratıldıgını ve maddesel yapı alamayıacaklarını görürsünüz

semum ateşine en yakın  örnek olarak elektrik kıvılcımı  verilebilir.... lakin bu kıvılcım insanların görüs frekansının dısındadır....ve insanlar onlarla ugrasmadıkca  şeytan harıc hiç biri insanlarla ugrasamaz... 

 

ha ufolar melek mi diye sormusuz ha cinmi yani her 2 side saçmalık ...ufo günes ısıgını yansıtan maddesel bir yapıya sahip araçtır ve içinde çeşitli varlıklar vardır ;)

Cinlerin uçmak için araçlara ihtiyaçları yoktur.Onlar farklı boyutlarda farklı titreşimlerde yaşayan ama boyut değiştirme gibi yetenekleri olan canlılardır.Uzaylılar olacaklarını sanmam

sevgili dostum, benim bu konu ile olan görüşümü zaten biliyorsun... ''uzaylı''lardan bahsederken hiçbir zaman aklıma cinle vs. diğer ''ruhani'' varlıklar aklıma gelmemekte... bilmiyorum neden ama iki olayıda aynı kefeye koyamıyorum.tabbi ki bunun aksini düşünen de o kadar çok senin gibi değerli araştırmacı arkadaşlarım var ki..!! irdelenmeye değer mevzu olduğuna inanıyor paylaşımın için teşekkür ediyorum...

sevgili miltenberger..yorumun için teşekkür ederim.Tabii  burada uzaylıların cin olma ihtimali varmı sorusuna bir açıklık getirmek istediğim için bunu yazdım.Bu sadece bir görüş, bir fikir.Ben sadece varsayım olarak konuyu dile getirmeye çabaladım..Farkındaysan yazımda olabilirmi,olurmu,olma ihtimali varmı şeklindeki cümleleri fazlaca kullandığımı görmüşsündür.İddia etmiyorum, kesinlikle öyle bir iddiada bulunacak kadar bir bilgiye sahip olmadığımı söylemek istiyorum..Ama şimdiye kadar yaptığım araştırmalar neticesinde bu konuyada değinme gereği duydum...kafamda hala bir sürü acaba kelimesi var....Fikirlerimi ara ara yazacağım...

selamlar sevgili kardeşim...

cinlerin aklının pek olmadığını duymuştum ışığı ateş zannedip korkarlarmış bu şu demek oluyor  mantıkları yok zeki değiller ddv  ise sonderece zeki oldukları düşünülüyor artı cinlerin ayakları terstir bilginize

Bende bunun tam tersini söylüyorum gamze.cinler insanlardan daha da akıllıdır.Onlar zaten ışık ve görünmez bir ateşten yaratılmışlardır.Ayaklarının ters olduğu ise doğrudur :)

Ayrıca ben insanları ve cinleri sadece bana ibadet etsinler diye yarattım diyen yaratıcı aklı olmayan bir varlığın kendisine ibadet etmesini nasıl isteyebilir?....Bunu sadece bilgi amaçlı yazdım :)

Ufo lar birçok dünyayı kurtarma girişimlerinde bulunduğu bir gerçektir ve onların böyle birşey yapcaklarını hiç sanmam.Bence de onlar bir maddesel birşeye sahip olamaz.Ama ışık oyunu mu dersiniz bilmem ve şu ana kadar bir sürü insan kaçırılması veya Bir UFO İle Yolculuk Yapan Bir Adamın Alışılmadık Günlüğü' deki gibi birçok olay olmuştur bence kesinlikle böyle birşey imkansız ve zaten tarihte bu uzaylılar birçok kez kayda alınmıştır resim olsun kalıntılar olsun mağara resimleri kısacası anladınız :)

 

Arkadaşlar merhaba, site kurulduğundan bu yana tüm yazıları takip etmeye çalışıyorum. Ancak bu çok derin olan konuya fazla uzatmadan kendi öğrendiklerim doğrultusunda oluşan fikirlerimi izninizle sizlerle paylaşmak isterim.

Öncelikle cinlerin bizden üstün olmadıkları 4 Semavi dininde de açık bir dille belirtilmiştir. Bilakis bize secde etmek zorundadırlar.  Ve evet bizim maddesel boyutumuza gelmeleri kesinlikle yasaklanmıştır. Görünmezlik yetenekleri yoktur. Tersine bizim duyularımıza onlarla iletişime geçmeyelim diye perde indirilmiştir. Bunun nedenini

Hz. Süleyman (A.S.)'ın hikmetini araştıranlar öğreneceklerdir. (Kısaca; Hz. Süleyman'a diğer peygamberlere verilmeyen bir hükümdarlık verilmiştir ki o da ins' e ve cins' e ve doğadaki tüm canlılara hükmedebilmesidir.)

Evet ateşten yaratılmışlardır fakat istedikleri bir canlı şeklinde görünür oldukları da bir çok kültürde dile getirilmiştir.

Bence de gezegenimizde görünen bazı UFO olaylarının bana göre %60'ın dan fazlası bu cinlerin işi olduğunu ve o öğrendikleri bilgileri haber verdikleri insanlarla amaçlarının hiç de iyi olmadığını düşünüyorum. Bu şeytanların dünyayı ele geçirmek için bir planları var elbette ancak, en büyük planlayıcının Allah (C.C.) olduğunu da unutmayalım.

Ancak şuna da değinmek isterim ki Kuran-ı Kerim' de Hadid Suresi 4. Ayet gibi bir çok Surede Ayetlerle dünya dışı canlıların varlığı ima edilmiştir. 

Ahir zamanda olduğumuzu düşünürsek eğer çok yakında anyayı ve de konyayı göreceğimizi düşünüyorum.

Saygılarımla,

 

 

raswashe kardeşim...Düşünebiliyorlar,tasarlayıp planlar yapabiliyor,ve tıpkı insanlar gibi yerler,içerler,evlenirler,çoğalırlar ve neticede de ölürler. İnsanlardan üstün özellikleri var ki, hızları ve görünmez olmaları..Semavi dinlere göre insanlardan üstün varlıklar olmaları daha çok hız ve görünmeme kabiliyetleri ile ilgilidir..

Görünmezlik yetenekleri yoktur dediğinizde bunu bilmeden yazmış olacağınızı düşünüyorum.Duyularımızada onlarla iletişim kurmamak için perde inmemiştir..

Allah aşkına neden bilmeden yazdığınızı çok merak ediyorum.İnsan biraz araştırıp inceleme isteği duymazmı?sadece yazınızın son bölümüne katıldığımı  "hz.süleymandan sonraki" bölümüne..Yinede yorumun için teşekkürler...

 

 

Muzaffer arkadaşım, karşınızda ki insanların bilgilerinin ne derece de olduğunu bilmeden yazdığınız bu yazıdan Kuran-ı Kerim'i hiç okumadığınız düşüncesine kapıldım bir an için. Eğer okumadıysanız, okuyunuz. (Doğrusunu Allah (C.C.) bilir)

Cin ve türevleri Kuran-ı Kerim' de yaklaşık 50 yerde geçmektedir.

Diğer semavi dinlerinden olan İncil, Tevrat ve Zebur'un orjinallerini bulup onları'da okuyunuz. (Gerçek incil Barnabas İncil'i dir gibi. 13 Adet yazılmış incil vardır ve İznik Konsülünde 4'ü kabul edilmiştir. Barnabas İncili bunlardan biri değildir.)  Tabi 100 Yılda bir gelen Nebi'lerinde anlattıkları bazı kitaplar varki onun içinde biraz tasavvufa yönelmeniz ve araştırmanız gerekmektedir. Cinler konusun da da tahmin edemeyeceğiniz kadar çok bilgiye sahip olduğumu, 23 yıldır dünya dışı canlılar, tarih ve Dünya dinlerini araştırdığımı eklemek isterim. Ancak her bilginin zamanı gelmeden açıklanmasının doğru olmadığı görüşündeyim (Arifler bilir.)

Bu yüzdendir ki önce ki yazıma "fazla uzatmadan" diye başlamıştım.  Ama Allah (C.C.)'ın izniyle açıklamak isterim ki; Allah (C.C.)'ın Rasulu (S.A.V.) şöyle buyurduğu rivayet edilir: İki çeşit cin vardır:1- Rahmani cinler (Allah (C.C.)' a iman edenler); 2-Şeytani cinler (Sufli)

Erkek cinlere Hubs, dişi cinlere Habais denilir. 3 Guruba ayrılırlar İnsan zamanıyla bin yıl yaşarlar ve en az 10 Çeşit şekle girebilirler. Sufli cinler insan bedeninde ki chakra'lara saldırırlar (İnsan bedeninde 7 ana 64'de ara chakra vardr.) (Doğrusunu Allah (C.C.)  bilir.)

 İnsanlardan üstün varlıklar değildirler. Sadece İnsandan önce yaratılmışlardır ki, bununla iligili Kehf, Rahman ve Hicr surelerini okumanızı tavsiye ederim. 
Hz. Süleyman (A.S)'ı da siz bir gerçekten araştırırsanız eğer neden insanların duyularına perde indirildiğini öğrenirsiniz. Size başlangıç olarak Neml Suresini okumanızı tavsiye ederim. 

Saygılarımla, 

 

sayın raswashe kardeşim.. kuranı kerimi çok iyi bilen ve yıllarca bununla haşır neşir olmuş   bir insan ile konuştuğunuzu siz de gözardı etmeyin lütfen..Asıl olarak bende sizin kurani kerimi bilmediğinizi düşünerek önceki yazımı yazdım..Çünkü o yazınızda cinlerin görünmez olamayacaklarını söylediğiniz anda ben sizin notunuzu verdim..

İnsanlardan üstünlüklerinin  sadece hız ve görünmezlik olduğunu öncedende  yazdım..siz 23 yıl araştırma yaptığınızdan bahsederken neyi kasdettiğinizi de anlayamadım.Önemli olan yıllar olmamalı lütfen yani..O zaman bende size 25 yılda ben ilgilendim desem nasıl olur..Ayrıca uzayın cinleri konulu yazımda insanlardan önce dünyanın sahipleri olduklarını yazdım..Hz.süleymanı da çok iyi bilirim...

..Bende uzatma taraftarı değilim sevgili dostum..sizinle bu tarzdaki konuları her şekilde paylaşabilirim..selamlar...

 

Muzaffer bey, bende sadece sizin yazmış olduğunuz konuyla ilgili bilgilerimi paylaşmak istemiştim. 

Amacım ne size bir not vermek (Sizin değiminizle), ne sizi rencide etmek, ne de bilgilerinizin yanlışlığını ispat etmeye çalışmaktı. Hiç kimse diğer bir kimsenin notunu veremiyeceği için (Doğrusunu Allah (C.C.)) bilir demiştim zaten. Çünkü doğru notu da doğru bilgiyi de ancak "O" verir.

Ben Cinlerin görünmez olamadıklarını değil, insanların cinleri görememesi için duyularına perde indirildiğini yazdım. Ki bu konularda da kaynak gösterdim. Oysa ki doğada ki pek çok canlının onları görebildiği bilinmektedir. Tek başına Kuran-ı Kerim'le Haşır neşir olmanın yetemeyeceği içinde tasavvufa da yönelmenizi söyledim. 

Bana yazmış olduğunuz yazının son satırlarında araştırma yapmadan gelişi güzel bilip bilmeden yazılmış bir yazı olduğu ithamında bulunmuşsunuz. Ben de bu konuda kesin olan bilgilere sadece siz sahipmişsiniz gibi sergilediğiniz tutumunuza bir anlam veremediğim için ikinci yazımda 23 Yıl araştırma yaptığımı söylerek bu tip  konularda derin bilgilere sahip olduğumu bilmenizi sağlamaktı. Ve ben açıkcası o yazıyı yazdıktan sonra neyi kastettiğimi ve bunun ne derece önemli bir nokta olduğunu görebileceğinizi düşünmüştüm.

Özür dilerim benim hatam.

 

Saygılarımla, 

 

sevgili raswashe kardeşim.. yorumun için teşekkür ederim..anladığım kadarı ile bu tip konularda sizinle çoğu zaman mutabık kalacağız..Bu tip konuları inceleyenler zaten çoğu zaman şifre anlamı olan yerlerde birbirleri ile mutabık kalıp anlaşma sağlayabilirler...

Birbirimizi bilinmeyen konularda tabiiki bilgilendireceğiz.Tabii ki zaman,zaman birtakım anlaşmazlıklarda olacaktır.Kuranı kerimi iyi bilen bir kişi olduğunuza göre aramızda her zaman bir anlaşma olacağı kanısındayım..selamlar eder hayırlı forumlar dilerim.canım kardeşim..

Yazmamak için kendimi zorladım ama dayanamadım valla en çok kim biliyor bilmiyor o ayrı bır konu ama elmalar armutlar hatta kiviler birbirine girmiş rivayetler gerçekmiş gibi anlatılmış ortaya karışık salata olmuş.

Çok ağır oldu ise Özür dilerim ama Cinlar Chakralar saldırırlar cümlesi tam anlamı ile beni bayılttı dayanamadım.Chakra yı / yazılışı bile enteresan\  İslam dininde nerede buldunuz ? Siz rivayet denilen bu açıklamalarınızı içerisindeki cinlere ait bilgileri orjinal kaynağından kulağınızla duydunuz mu ?

parantezlerin içinde Allah C.C. bilir deyip bir sürü rivayeti yorumu bilgi gibi insanlara sunmanız da ayrıca beni rahatsız etmiştir. Madem en iyisini Allah bilir diyorsunuz o zaman görüp duymadığınız o kaynak bu kaynak okuduğunuz konular hakkında kesinmiş gibi yazılar yazıp sonra başkasına siz sanki bilmiyormuşsunuz demenize ayrıca üzüldüm.

Muzaffer beyle bende sürekli tartışıyor ( olumlu anlamda ) olmamıza rağmen bilgi seviyesi yarışına girmedik. Arkadaşımız biraz düşüncelerine meyilli de olsa :)  yazdığı metinde hep olabilirmi? tarzı ucu açık yorum şeklinde yazmış 

Ayrıca "Diğer semavi dinlerinden olan İncil, Tevrat ve Zebur'un orjinallerini bulup onları'da okuyunuz. (Gerçek incil Barnabas İncil'i dir gibi. 13 Adet yazılmış incil vardır ve İznik Konsülünde 4'ü kabul edilmiştir. Barnabas İncili bunlardan biri değildir.) "

yazmıssınız bu konuda bilmeyenler olabilir ama sizin de tam olarak bilmediğiniz belli ben size yazayım

1. orjinal incil diye bir şey yoktur Hz İsa öğretilerini yazmamıştır.

2.Onun ölümünden sonra havarileri aklında kalanları kitaplaştırmıştır.

3. 13 değil belkide 133 inci vardı İznik Konsulune gelen 13 tanesi Roma tarafından masaya yatırılan ve ülkeyi nasıl daha iyi yonetmemize yardımcı olabilir diyerek editledikleri ve sonunda 4 taneye indirdikleri incillerdir.

4.İncil den hiç bir şeyi referans veremessiniz Eğer islam dininin son din olarak kabul ediyorsanız çünki açıkça bellidir ki İncil Allah ın insanlara yolladığı öğretiler değildir artık ( değiştirildiğini kastediyorum)

5.İnci lerdeki çoğu hikaye ve bilgiler daha önceki yahudi ve benzeri dinlerin asırlardır anlattığı hikayelerdir.

6.Barnabas incilini gördünüz mü ki orjinali budur gibi demişsiniz.

 

Ayrıca Kuran-ı Kerim deki ayet ve sureleri yorumlamanızı da ayrıca yadırgadım herkese göre yorum değişir siz ahmet dersiniz ben mehmet anlarım.O yuzden ( kaldı ki Kuran Arapçası bilip bilmediğnizi bilmediğim için ) nasıl yorum kullanırsınız anlamam ? eğer Kuran ı Türkçe okuyorsanız zaten bir yorum okuyorsunuz demektir.Bir dilden diğer dile çeviri aslen bir yorumdur çunki asıl anlatıcının sozlerını diğer dılde ne anlama geldiklerine gore anlamak ısteyenlere anlatmaktır.

 

Kırıcı olmamaya çalıştım umarım olmamışımdır.

 

Saygılarımlar

 

 

Değerli diabolica kardeşim..Tesbitlerinizin hepsi doğrudur. Özellikle incil konusundaki tesbitlerinize tamamen katılıyorum..Tesbitlerinizin doğru olduğunu vurgularken sevgili raswashe kardeşimin sözlerine bir gönderme yapma niyetinde değilim..

..özellikle kuranı kerimden sonra diğer kutsal kitapların referans alınamayacağını ...yani geçerliliklerini yitirdiklerini hepimiz biliyoruz. Bunu incelemeye gerek duymuyorum..Sizinde belirttiğiniz şekilde islam aleminin kitabı kurandır ve kuranı kerimin referans alınması lazım..incilin değil...Katıldığın için teşekkür ederim...

Verdiğim bilgileri kısaltarak ve fazla ayrıntıya girmeden vermiştim. Verilen riveyatleri kimlerin verdiğini isim olarak vermedim evet. Zeyd b.Erkam (R.A.)'ı okuyabilirsiniz. Eğer Türkçesi varsa. Ancak elinize 6 değişik Türkçe Kuran meali alsanız da Mehmet genede Mehmet'tir. Unutmayınız Kuran-ı Kerim'i de Hz. Muhammed (S.A.V.) yazmadı ve hatta Kitap haline getirilişi de bir hayli uzun zaman almıştır. Ve Kuran Arapça'sı dediğiniz şey aslında klasik Arapça'dır. Mehmet'i Ahmet anlayabilmeniz içinde bu klasik Arapça'yı çok iyi biliyor olmanız gerekiyor ki Klasik arapça'nın kelime kökleri vardır. Çünkü Kuran 2 manada yazılmıştır. Biri müminler için bir diğeri alimler için. Muzaffer Beyle bilgi seviyesi yarışın da değildik sadece birbirimizi daha iyi tanıyabilmemiz ve bu yönde yorumlarda bulunabilmek içen çok kısa bir öz geçmiş vermiştim. Ve yanlış anlaşılmayı da düzelttiğimize inanıyorum. Bu arada Barnabas İncil'i gerçek incildir ve o söylediğiniz "değil 13-133 İncil vardır" dediğiniz İncil'lerin hepsinin kaynağının o olduğu bilginler tarafından kabul edilmiştir. Barnabas İncil'i, Hz. İsa'nın dili olan Sami dillerinden Arami dilinde 1700 sene önce ceylan derisine yazılmıştır ve bugünkü Hristiyan aleminin kabul ettiği Pavlus İncil'ini de yalanlar niteliktedir. Bulmanız çok zor değil eğer okursanız sizde benim gibi görebilirsiniz. Burada Hakkari'de 1983 yılında bulundu. Ve evet Kuran okuyabiliyorum. :))

Herhalde bu da kaynağından mı okudunuz sorusuna bir cevap olabilmiştir.

Ve hayır kırılmadım. :))

Ve sizi de böylesine rahatsız ettiğim ve vesveselere maruz kalmanıza imkan verdiğim içinde ayrıca sizden de özür dilerim.

Saygılarımla,

 

 

Cevabınız için teşekkür ederim .

 

Benim demek istediklerim şu Rivayet rivayettir ben Kuran a bakarım gerisi hikaye ..Ayrıca incil konusunda yazdıklarınız (lafım size değil ) hrıstıyan bir takım yenilikçilerin ortaya attıgı son donemlerdeki Indıana Jones vari Magazinsel şeylerdir.

1. Gerçek İncil diye bir şey yoktur Hz İsa nın yazdıgı yada yazdırdığı. Yani bu anlamda orjınalı şudur demek abesle iştigal ben yazmıstım dıger yorumda geride kalan havarilerin yazdıkları çok sayıda incil var ve bunların kaynagı şudur budur derseniz anlarım ama hepsinin temelleri Pagan dini ne ait bınlerce yıllık inanc sistemlerinin , 10 emir ile yoğrulmuş ve o doneme uyarlanmış içine de Hz İsa nın bazı anlatıları konularak oluşturulmuş kitaplardir.

1983 te hakkaride bulunan Barnabas incili ise daha çok Ufo olayı gibi bazı kişiler hararetli şekilde olduğunu iddia ediyor hatta ergenekona bağlayan bile var ama ben şahsen bunun bir hikaye oldguğunu düşünüyorum. ( hatta romanı bile yazılmış zaten) Bu konuda bazı fıkırlerım var ama neyse sımdı konumuz o değil . Barnabas incilinin Türkçesi olduğu iddia edilen tercümeler de komik geldi bana çok belli ki müslüman sempatizanı birileri tarafından yazılmış bir tercüme. Hatta tercüme de aramicenin yunancaya yunancanın latinceye latincenin italyancaya ve italyancanın ingilizce ye tercümesinden türkçeye çevrilmiş ya iyice gülesim geldi Yani 1000 yıldır kayıp oldugu soylenen incil mubarek her devirde bir okunmuşluğu var . bunlar benim şahsi fikrim tabiiki..

 

Kuran ı okuyabildiğinizi söylemissiniz ? okumak derken kuran kursunda öğrenilen okuma şeklindemi yoksa Arapça yı ( kaldıkı Kuran arapçası yok demişsiniz ama neyse bu konuyada girmeyeceğim ) anlayarakmı okuyorsunuz ? bu önemli benim için..

Kuran - Kerim in günümüzde ki halini almasını sağlayan harekeler kullanılması gibi teknik detayları da biliyor olmak gerekir diye düşündüğüm için yazmıştım o kısmı yani Kuran ı Kerimi kendi dilinden anlayarak okumak önemli;okunuşunu  ezberlemek değil diye düşünürüm ben her zaman ..(yanlış anlaşılmasın okunulu ezberlemek elbette önemli ben Kuran ı yorumlarken önemli değil diyorum)

 

Saygılarımla...

Not: Kuran ı Kerim i Hz Muhammed yazmadı demişsiniz eğer buna inanıyorsanız neden Kuran -ı- Kerimi kaynak veriyorsunuz ?  

 

 

Rica ederim,

 

Sizin yazmış olduklarınız doğrultusunda konudan kopmadan gücüm yettiğince cevaplamaya çalışacağım.

 

Barnabas Kimdir? :  Asıl adı Joseph (Yusuf)’ tir. Barnaba ise ona sonradan verilmiş bir lakabtır.

Barnabas’ın kaleme aldığı İncil, Hz. İsa (A.S.)’ın mesajını yaydığı 3 yıllık  süre içinde zamanının çoğunu bizzat yanında geçirmiştir ve bu güne kadar gelmiş bilinen tek İncil’dir.

Kabul edilmiş dört İncil’in yazarlarının aksine, o Hz. İsa (A.S.) ile doğrudan teması olmuş ve öğretisini doğrudan Hz. İsa (A.S.)’dan almış biriydi. Barnaba İncil’i, M.S. 325’e kadar İskenderiye Kliselerinde gerçek İncil olarak kabul ediliyordu.

 

325’te İznik Konsülü toplandı. Teslis Pavlus Kilisesi’nin (Pavlus’un kim olduğunu ayrıca yazmıyorum. Ama kısaca Hz.İsa (A.S.)’ın havarilerini öldürdükten sonra çölde Hz. İsa(A.S.)’ın gölgesini görüp sonra tevbe ettiğini belirten biri olarak anlatılır.) resmi inancı olarak ilan edildi ve bu kararın sonucunda o zaman elde bulunan 300 kadar İncil’den dördünün (Matta, Markos, Luka, Yuhanna) Klise’nin resmi İncil’leri olarak oluşturuldu. Eflatunun ortaya attığı trinite fikri, Hz. İsa (A.S.)’dan sonra 1. ve 2. yy.’da kaleme alınan bu İncil’lerde yer aldı.

M.S. 366’da Papa olan Damasus’un, Barnabas İncili’nin okunmaması hakkında buyrultu yayınladığı kaydedilmiştir. Bu buyrultu M.S. 395’te ölen Sezerya piskoposu tarafından desteklenmiştir. Bu piskopos İncil’i fal kitaplar listesine almıştır. Bu listenin adıda “Apocrypha” dır. (Basitçe “Halktan Gizlenen” demektir.) Böylece daha bu aşamada İncil kimsenin eline geçmez olmuş.

M.S. 382’de Batı Kiliseleri Buyrultu’suyla ve M.S. 465’te Papa Innocentin buyrultusuyla yasaklanmış… Tüm bu buyrultular Şansölye Seguier Kütüphanesi’ndeki B.deMontfaucan tarafından hazırlanmış Yunanca el yazmalar kataloğunda anılmaktadır.

M.S. 478’de Barnabas’ın mezar kalıntıları keşfedilmiş ve kendi eliyle yazılmış İncil’inin bir nüshası göğsünün üzerinde bulunmuş. Bu olay, 1698’te Antwerp’de yayınlanan Acta Sanctorum, Boland Junii, Tome II, sayfa 422-450’de geçmektedir…

İtalyanca elyazma Canon ve Beggo tarafından İngilizce’ye çevrilerek, 1907’de Oxford Üniversitesi Basımevi tarafından basılıp yayınlanmış. Bu İngilizce çevirinin hemen tüm nüshaları birden ve esrarengiz bir şekilde piyasadan kaybolmuş. Ancak bazı kütüphanelere dağıtım öncesi gönderilen basımlar gözden kaçmış. Bugün için biri British Museum’da, diğeri Washington’da Kongre Kütüphanesi’nde bulunmak üzere, 1907 tarihli İngilizce basımının yalnızca 2 nüshası biliniyor. Bu tarihten sonraki ilk baskı ise 1979’ gerçekleşmiş.

Hristiyan literatüründe Barnaba İncili’nin adı nerede geçmişse, oraya bir muhalefet konmuş, bu İncil’in sahte ve uydurma olduğu, dolayısıyla reddedilmesi gerektiği ileri sürülmüş. 

Hatta bu İncil’in, bir müslümanın hayal gücünün bir eseri olduğu iddia edilmiş. 

George Sale’in 1734 yılında Kur’an’ın İngilizce çevirisinde bundan bahsetmesinden önce müslümanlar, Barnabas İncili’nin adını bile duymamışlar. Barnabas İncili’nin Müslümanlar tarafından yazılamayacağının bir delili de şudur: Allah (C.C.)ve bir Peygamberi hakkında yalan söylemek demek olacak ki; Hz.Peygamber (S.A.V) ve Kur’an’dan, yalancılık ve sahtekarlığa karşı duruşu ve dürüstlük ahlakını alan bir müslümandan böylesi bir hareket beklenemez.

Ayrıca Türkçe’ye çeviren kişi Aramice Uzmanı Filolog Doç. Dr. Hamza Hocagil’dir.

Paganizm’e hiç girmeyeceğim çünkü Paganizm, özellikle İbrahimî Dinler tarafından İbrahimî Dinler dışındaki dinleri tanımlamakta kullanılır ve monoteizmden uzak olan ve çok farklı uygulama ve ibadetler içeren dinleri kapsayan geniş bir din bilimleri terimidir.

Hıristiyanlığın köklerinin pagan inançlarından geldiğini de Dan Brown yazmış olduğu romanlarında söylemektedir. (Örn: DaVinci Code)

Bu arada ben Kur’an Arapça’sı yoktur demedim. Kur’an Klasik Arapça’da yazılmıştır dedim.

Kur’an okuma usulü ve ilmine de Tecvid denir ve Kıraat ilmi içinde yer alır. Anlamadan okumanın da ne anlamı var?

Kur’an-ı Kerim’i Hz. Muhammed (S.A.V.) yazmadı dedim çünkü ilk kez 7.yy’da kitap haline getirilmiştir.  Yani buna inandığım için değil, ilave işaretlemeler ve özel okunuşu Tecvid ile nesilden nesile ezberletilerek aktarıldığı için.

Bütün müslümanlar için bu kitap Allah (C.C.)’ın Cebrail (A.S.) meleği vasıtasyla Hz. Muhammed (S.A.V.)’e aktardığı sözlerdir. Hz. İsa (A.S.), Hz. Musa (A.S.)’ın ve Allah (C.C.)’ımızın diğer peygamberlerini ve onların mesajlarını onaylamıştır.

İncil, Tevrat Babil’de saldırıya uğrayıp istismara uğradıktan sonra gönderildi, Daha sonra Romalılar, yozlaşmış Yahudiler, Konstantiniyeliler, Krallar ve Kiliseler tarafından İncil istismar edilip değiştirildiğinde Kur’an gönderildi ve bu sefer Allah (C.C.) bu kutsal kitabı korumayı vaad ediyordu. Böylece geçmişte ve günümüzde Kur’an tüm müslümanlar tarafından bütünüyle ezberlendi ve böylece istismarı engellendi. Ancak İslam’ın gerçek mesajı genellikle kitleler içinde çok az uygulanmaktadır. İnançla ilgili görülen hataların tamamı Müslümanların sırtındadır İslam’ın değil. İnanç istismar edilmedi çünkü inanç Allah (C.C.)’ın otoritesiyle Kur’an’da korunmaktadır. İşte bu yüzden Kur’an-ı Kerim’i kaynak verdim..

 

Saygılarımla,

 

 

 

tam anlamıyla aptal demiyorum ama çokta zeki değiller çünkü çarpılan insana ışıkta yatması söylenilir ışığı ateş sanıp cinler korkarmış insana yaklaşamazmış ben bu şekilde duydum tabiki kesin doğrudur diyemem sadece duyduklarımı paylaştım muzaffer onlarda bir bilinmeyenin parçası zaten:)

raswashe sana katılıyorum doğru şeyler yazmışsın benim duyduklarımda bu doğrultuda cinlere ilişkin öyle çok  olaylar yaşamış insanlar varki dinleyenin dudağı uçuklar,uzaylılarla alakası kesinlikle yok bu varlıklar başkabir şey

birde cinlerin çok güzel olduklarını duydum yüz yapısı olarak sadece insanlar onlara bilmeden ve ya bilerek zarar verdiklerinde korkutmak için korkuç şekillere girdiklerini duydum bire insanları öldürme yetkileri olmadığını duydum tabi korkudan kalp krizi geçirmezsek:)

Bizim din hocası cinlere şaşı,kısa boylu,top sakallı,baldudaklı (kalın) diyor derste duymuştum .)

Onların yuz yapısını görmek istiyorsanız "Titanların savaşı" adlı filimdeki  Cin nin yüzünü inceleyin lütfen büyük oranda benzerlik taşırlar % 80  90 lar civarı benzerdir.

Güzel değiller ancak kendilerine şekil verebilme özellikleri olduğundan dişileri dünyad görebilecğeiniz en güzel kadın kadar hatta daha güzeli olabilir..

 

İnsan izin vermediği sürece yada onlara bilmeden zarar  vermediği sürece dokunamazlar yad bulaşmazlar..

özellikle yapacağınız işlerde besmele kullanmaya  gayret ederseniz buda bir extra tedbirdir.

 

saygılar..

 

İsterseniz bu tarz konulara burada girmeyelim, hani yüz yapıları veya şekil değiştirmeleri güzel kadın kılığına girmeleri gibi bazı ayrıntıların yazılması...Bunlara burada gerek yok diye düşünüyorum..

 

Yahu kurcalamayın su uc harflılerı. Prizdeki elektrigin size bir zararı varmı ? yok. Parmagınızı sokarsanız prize zararı olurmu ? olur :) o zaman yapmayın lutfen.  

muzaffer bir gün çarpılcak zaten ra :)

:)

Sayfalar