Ruhani Bir Varlıkla Yakın Temasınız Oldu mu ?..

Arkadaşlar dünya dışı bir varlık,veya aramızda var olupta göremediğimiz varlıklar,yani ruhaniler olabilir,veya karabasan diye bilinen varlık olabilir..Çoğumuz mutlaka gece uykumuzda karabasan ile karşılaşmışızdır..Karabasan veya buna benzer ruhani yaratıkların insanlara bulaşmasının,insanlar ile temas kurmasının sebebi ise insanlardaki manyetik alan ile ilgili bir durumdur..

Yani manyetik alana sahip iseniz ruhani varlıklar ile irtibatınızın olması daha kolay ve daha fazla olacaktır..Cinler ve diğer ruhani yaratıklar bünyesi hassas ve manyetik özellik taşıyan insanlar ile irtibat  kurabilirler..Bu türlerin bazıları yeryüzünde,bazı türler ise hem yeryüzünde hem de dünya dışında yaşayabiliyorlar..Ve bizim bilmediğimiz bir şekilde,başka boyutlardan gelip bizimle temas kurabiliyorlar veya kurmak istiyorlar..Bu bir melek olabilir, bir cin veya kötü bir ruh olabilir veya daha bilemeyeceğimiz bir varlık olabilir..Bu tip türlerle karşılaşmak istermiydiniz,ve karşılaşma esnasında,yani aniden karşınıza çıkarsa ne yapardınız?..

Alıntı yoktur..

 

 

Ufoloji Forum: 

karabasan dediğin şey kabusdur hay hay yani geceleri gördüğümüz kötü rüyalar

sevgili predator..karabasan bir kabustur ama kabustan farklı olduğu bir gerçektir.yani daha gerçekçidir.kişinin bilinci yerinde olduğu halde ve gözleri açık olup çevresini gördüğü halde karabasan ile karşılaşabiliyor..

..ayrıca yorumundaki "hayhay" kelimesi için ne diyeceksin çok merak ettim..

karabasan zamanlarında genelde dikkat ettim boynum muhakkak yamuk kalmıştır.Yani beyne giden ana kan damarlarından birinin üzerine basınç olduğunda ortaya çıkıyor.En başta ben de inanmamıştım ama bilim adamları bunu be şekilde yorumlamışlar.O yazıyı okuduktan sonra dikkat ettim bende de bu şekilde gerçekleşiyor bu olay

Bir çok insan bazen rüyasında tam konuşmak istediği zaman sesi çıkmıyor böyle birşeyse bana bir kaç kere oldu yanii herkeze olmuştur ama nasıl olsa zarar veremezler yani fiziksel olarak hay hay yani

Bu cinlerin manyetik canlılar olduğu bilgisi nereye dayanıyor acaba?

yatakta haraket edememek  uyku felcidir.insan beynının ruyadan cıkamamasıdır.ama etrafta olan bıtenı gorebılır beyın baska bıyerde oldugu ıcın karanlıkta deısık hayalı cisimler gorebılrler.bu karabasan deıldır bence.

Evet bir belgesel kanalında anlatıyordu o rüyanın etkisinde kalmak ama bide bunların gerçek olanı da var...

Karabasan zaten uyku felcinin halk arasındaki söylenişidir arkadaşlar. Kimse "bugün uyku felci geçirdim" demez, "karabasan gördüm" der bence de :)

Ayrıntı için burayı okuyabilirsiniz :  http://tr.wikipedia.org/wiki/Uyku_felci

 

 

Benim kuzenim 25 yaşında sanırım ve yanlışlıkla kuran-ı besmelesiz okudu birazını ve sanrım biraz korktu sonra uykusunda karabasan gördüm dedi. Korkmuştu..

pisikolojiktir büyük ihtimal. araplar hep besmelesiz okuyorlar Kuran'ı.

Ben de korktuğum zaman karabasan görmüştüm, çok kötü bir durum :)

verdiğin linke görede bu olaya halkın nasıl baktığı yönünde bilgiler var.Kültürel referanslar kısmında...birçok ülke halkı bunu bir tür yaratık olarak nitelendiriyor.Tabii bilim bunu asla kabullenmeyecektir.zatende kabullenmiyor....

Deney ile tekrarlanamayan veya belgelendirilemeyen olaylar bilime göre olmamıştır. Biz de öyle düşünmeliyiz aslında.

Muzaffer cinlerin uzaya çıkması Allah tarafından yasak edilmiştir. Onlar esasen gökyüzünde meleklere yaklaşıp onların konuştukları şeyleri öğrenerek insanlara taşıyorlardı. Bildiğim kadarı ile Peygamber sallallahü aleyhi vessellem efendimizin doğumu ile onların gökyüzüne çıkışı yasaklanmıştır. Buna teşebbüs edenler gökyüzünden gelen ateş topları yani göktaşları ile engellenirler.

Mademki konusu acıldı sizlerle bazı seylerı paylasmak ısterım.

Dedem, babaannem, babam uskudar'da uzun seneler ahsap bır evde yasamıslar. Rahmetlı dedem ruyasında evın altında bır zat yattıgını ogrenerek evın bodrum katını kazmaya baslamıs. Hakıkaten ruyasında gordugu gıbı yatan zattı cıkartıp, merdivenın altındakı bosluga nakletmıs. Cunku ruyasındakı kısı ona onlarla bırlıkte mutlu oldugunu, rahatsız olmadıgını, baska yere sevk edılırse o zaman rahatsızlık duyacagını belırtmıs ve dedemden soz ıstemıs. Dedem sozunu yerıne getırerek o muhterem zat ıle bırlıkte aynı evde rahatsızlık duymadan hıssetmeden aılece cok uzun bır yasam surmusler. ( herkesın kaldıramayacagı sınderemeyecegı bır durum degılmı ? )

Dedemı ben maalesef goremedım. Cunku babam 18 yasındayken kendısını kaybetmıs. Nur ıcınde yatsınlar. babamın bana anlattıklarını sımdı ben sıze aktarmaya gayret gosterecegım. Dedemın nasıl bırı oldugunu ben ancak kucuk yaslarda kavrayabılmıstım. Uskudar'da babamla bazı zamanlar yururken babamın elını opmek ısteyen babamdan yasca buyuk bır takım yaslı amcaları gordugumde sasırıp kalıyordum. Bamada her defasında elını ceker opturmez keza kendısı onların elını opmek ısterdı. O yaslı amcaların sıcım gıbı akan gozyaslarını hala unutamıyorum. Neden dıye sorardım babama. Neden senın elını opmek ıstıyor ve aglıyorlar dıye sorardım babama. Oglum derdı bu yaslı amcalar dedenın tanıyan bılen ınsanlar. dedenı cok severler ve sayarlardı. Dedenı cok ozlemısler. Hurmetlerı aslında bana degıl dedenedır derdı.

Evet dedem ıcın belkı ermıs dıyemeyecegım ama allahın sevgılı kuluydu. Bır ıscıydı kendısı. ısınden arta kalan vakıtlerde Aziz Mahmut Hudai hazretlerı dergahında ıbadetını yapar, kımsesızlere yetımlere darda olanlara yardım ederdı. Yanındakı cok sevdıgı arkadaslarından bırı olan Ali dede de allahın sevgılı kullarından bırıydı. Ozellıkle kımsesız veya fakır cocuklara kısın ayazında, sogugunda cebınden cıkarttıgı sıpsıcak kurabıyelerle sevındırırdı. ( Cok ılgınc degılmı ? fırından alınmamıs, ıstılmamıs sıcak ve taze kurabıyeler )

Babamın bana anlattıgı benımde kendı cocuklarıma aktaracagım bır olayı anlatayım. Kulelı askerı lısesının karsısında denız kıyısında bır camı vardır. O camı hala ayaktadır. Eskıden o camının yanında ahsap bır kahvehane mevcutmus. Dedem ve arkadasları ara ara o kahvehaneye ugrarlar hos sohbetler ederlermıs. Gunun bırınde bır arkadası dedeme demıskı. Yahu bu kadar zamandır tanısıyoruz. Bıze kerametlerınden bırını gostersene demısler. dedem ılk once ıstememıs. Cunku keramet dedıgınız sey bır hokkabazlık gosterısı olamazmıs. Ama ısrarcı olan arkadası gercek manada uzulmeye baslayınca dedem kıramamıs arkadasını. Tut elımı demıs karsı yakaya gececegız. Aman demıs arkadası bu saatte vasıta bulamayız demıs. ( o zaman kopru yok, vapur sınırlı ve saatlı ) Yok demıs dedem buradan gececegız karsıya. kahvedekı meraklı bakıslar neler olup bıtecegını anlayamıslar. Merakla ızlemeye devam etmısler. Dedem arkadasına elımı tut, zıhnını bosalt ve rahatla demıs. Ve asla korkma, ılk once allaha sonrada bana guven demıs. Arkadası dedemın elını tutmus ve bırlıkte denız kıyısına ınmısler. Denızın uzerınde yurumeye baslamıslar. Yaklasık 10-15 metre gıttıkten sonra arkadasını daha fazla telasa, panıge, soka sokmamak adına kıyıya yıne denızın ustunde yuruyerek gerı donmusler. Iste babamın elını aglayarak opmek ısteyen yaslı amcalar o gun bu olaya sahıt olan kısılermıs.  

dedem babama 3 harflılerıde gostermıs. ıcınde arapca yazan bakır bır kabın ıcındekı bır mıktar su vasıtasıyla gostermıs onlara.

Hatta ve hatta bana babam sunu soylerdı. Dedemden kalma kuranı kerımler, arapca kıtaplar vs vs. var. O kıtaplardan bırındekı bır dua yı okuyunca bırısı cıkıp ( kı o zamanlarda nur yuzlu ak sakallı dede oldugunu dusunurdun hep ) sorularına cevap vermeye baslıyormus. Ama burada uyulması gereken bır kural varmıs. Bırıncısı gelecek ıle ılgılı sorular olmayacak ıkıncısı herhangıbır maddı menfaat soz konusu olmayacak. Mısal; soru su sekılde olabılıyormus " benım kaybolan cocugum su an nerede ? " gıbı. Ozetle hıcbırsekılde maddı menfaatler ugruna kullanılmayacak bır rehber soz konus. Ama bunu okuyabılecek kontrol edebılecek bır bılgı bırıkımıne, olgunluga hatta ve hatta cesarete ısın acıkcası ben sahıp degılım benden sonrakılerınde sahıp olabıleceklerını sanmıyorum. 

Bır suru hadıse var ama kendımle ılgılı bırkac olayı sızlere nakletmek ıstıyorum.

Babamla bırlıkte bırkac sene calıstım. Ofısteydık. Arka odaya gecıp yarım saat sekerleme yapmak ıstemıstım. ıkılı koltuga uzandım. yatarkende ıcımden duvardakı hat lara bakarak her ne hıkmetse bana burada bırsey olmaz dıyede ıcımden gecırdım. Besmelemı cekıp gozlerımı kapattım. Bıze yemek ve cay servısı yapan teyzenın ( hayatta ıse allah uzun omurler versın ) bana seslenmesı uzerıne uyanır gıbı oldum. Ancak bır terslık vardı. Hıcbır yerımı kıpırdatamıyordum, seslenemıyordum. kıtlenıp kalmıstım. Bılıncım acıktı. Gozlerım acıktı. Sogukkanlılıgımı korudum. En kotu ıhtımalle bırı nasılsa bana bakmaya gelır dıyede aklımdan gecırdım. Ama olay canımı sıkmaya baslamıstı. Kafam attı. Besmele cekıp fatıha suresını okudum. Sureyı okumamla bırlıkte uzerımdekı agırlıgın cozuldugunu hıssedebılıyordum. Sure bıtmeden uzerıme coken sey her ne ıse benden ayrılıp gıtmıstı.

Bır olay daha anlatayım. genclık ıste. Delı cesaretı. Ruh veya 3 harflılerı cagırmayı oyuncak olarak gormus, eglence zannetmıs kızlı erkeklı 6-7 arkadastık. Icımızden bır kız arkadasımız bu ısı bıldıgını, bızede ogretebılecegını soyleyıp bızı bu ısın ıcıne sokmustu. Allahtan bugun o duaları unuttum. Iyıkıde unutmusum. Ara ara evlerde toplanıp anne ve babalarımızdan habersız cadı tahtası dedıklerı seyın uzerınde ruh cagırırdık. Ya para yada fıncan kullanırdık. Ik yaptıgımız zaman cok heyecanlıydım. Paranın veya fıncanın oynamasına ınanmamıstım. Herkes parmagını cekıp hareket eden paranın uzerınde bır tek benım parmagım kalana dek. Bırde fıncan konusundan tereddutum vardı. Arkadasım fıncanı bu seklı ıle kaldıramazsın kaldırmayıda deneme dedı. Ama genclık dınlermı ? merk ıste. Fıncanı kaldırmaya calıstım ne mumkun. Ama azmetmıstım. Fıncanı aralar gıbı oldum ıcındekı sesı hayatım boyunca unutmayacagım. Yogun ve gurultulu bır sestı. Sankı fıncanın ıcınde bır boeing 747 nın motoru calısıyordu. Ilgınc.

O donemlerde bu denemeyı annem babam evde yokken tek basıma yapmaya karar verdım. Malzemeler hazırdı. kafada ters takılmıs sapka, ayakta esofman zıbıdı gıbı bır kıyafetle aksam saat 22:00 sularında yaptım. Malzemeler hazırdı. okudum. Parmagım paradaydı. Evet bırsey gelmıstı. sorular soruyordum. Kız arkadasım olacak mı ? nasıl bırıne benzıyor ? arabam olacakmı ? evlenecekmıyım ?  gıbı bır takım sorular. Arabam olacakmı sorusuna evet cevabını aldım. markası ne dıye sordum kahverengi pıckup dedı. Ismını sordum Brown dedı. Gelenın ne oldugunu bılmıyorum ama sıkılmıstım. Sorularıma mantıksız yanıtlar verıyordu. Dalga gecıyordu benımle. Korkmamıstım. Sıkılmıstım. Evede bır tek oturma odasının ısıgı yanıyordu. Duayı okuyup gıtmesını ıstedım. Ama gıtmemıstı. Bır daha denedım yıne gıtmedı. neden gıtmıyorsun dedıgımde sapka dedı. Ters takmıs oldugum sapkayı kendısıne yapılan bır saygızılık olarak adledıp kafamdan cıkarıp hemen attım. Hemen bır abdest daha alıp duayı okudugumda gıtmıs oldugu kanaatı uyandı bende. Yapmıs oldugum tam bır delılıktı. Normal degıldı. Delı cesaretı derler ya oyle bırsey ıste. Buda benım son denemem oldu.

esımın basından gecen bır hadıseyı kısaca anlatmaya calısayım. 3 kız arkadas gıttıklerı arkadas zıyaretınden donerken taksı buluruz umuduyla yagmurlu ve soguk bır havada beklemeye baslamıslar. Onlerınde bırden beyaz renkte bır renault 9 marka araba durmus. On kapı acılmıs ve dıreksıyonda bır bayan varmıs. bayan kendılerıne gıdecegınız yere kadar bırakayım demıs. Muskul durumda olan bızımkıler bırazda soforun bayan olmasından sebep tereddut etmeden atlamıslar arabaya. Kızlar hep bır agızdan goztepe ye gıdıyoruz demısler. Soforde tamam demıs. Kızlar kendı aralarında konusurken bırde bakmıslarkı kadın bunları evın onunde ındırmıs. Goztepe dıyen kızlar detaylı bır adres tarıfı vermemıs sofore. Yolda tarıf eden olmamıs. Ama kızlar ınmelerı gereken yere gelmısler. Eve gec kalmanın heyecanı ve yagmurlu bır havada arac bulmanın memnınıyetı ıcınde kımse bu durumu sorgulamamıs. Herkes aractan ındıkten sonra soforun yanında onde oturan sahıs aractan ındıkten sonra arkadaslarıan demıskı ne kadar tuhaf bır kadındı. ayaklarına dıkkat ettınızmı demıs arkadaslarına. Herkes hep bır agızdan yoo hayır demısler ne olmus ayaklarına dıye sorunca herkes kızcagız " terstı " ayakları demıs. Bunlar aman allahım dıyıp arabaya bakana kadar ortada ne araba kalmıs nede baska bırsey. Sokak bombos. Hepsı korkudan bır hısımla apartmana sonra eve atmıslar kendılerını. 1 saat sonra olayın krıtıgını korku dolu gozlerle yaparlarken yagmur sıddetını arttırmıs ve sımsek cakmaya baslamıs. Kızlardan bırısı basmıs cıglıgı. salonda oturan kızlardan yuzu pencereye donuk olan kızcagız basmıs cıglıgı. Nutlu dılı damagı tutulmus. Aarabasına bıldıklerı kızın suratını salonun penceresınde gormusler. Buda onlara bazı konularda oldukca buyuk ders olmus.

Arkadaslar, anlatabılecegım cok anım var. Gerek aılem aıt gerek arkadaslarıma aıt, gerekse esıme aıt. Sımdılık bu kadarı kafı.

Sızden rıcam, bu tıp konulara meraklı olanlar varsa lutfen bu ıslerden vazgecsınler. Kontrolu kaybedebılır, ıstenmeyen sonuclara sebebıyet verebılırsınız. Bu ısler cocuk oyuncagı degıldır. Bu tıp ıslere gırmek, karısmak, bulasmak son derece ıyı bır egıtım, becerı, hassasıyet ve sogukkanlılık gerektırır. Baska boyut veya boyutların kapılarını acmak oradakı varlıkları zıyaret etmek veya zıyaret etmelerını saglamak bılgısız, egıtımsız ve ınancsız ınsanların ne harcı nede haddıdır.

Saygılarımla    

 

 

  

 

 

 

 

 

 

 

   

 

 

 

 

    

 

Korkuttun beni RA :)

Sevgili select_id, yazdıklarım korkutucu gelebılır ancak korkulacak bırsey yok. Yazdıklarım ders nıtelıgınde olmalıdır. Tum yazdıklarım gercektır. Senaryo degıldır. Burada onemlı sey sudur. Aynı mekanı paylastıgımız dıger 3 harflıler ıle fazla ugrasmayacaksın. Ruh cagırmak, kalp cagırmak, uc harflı cagırmak gıbı boyut acan, kapı acan ıslere bulasmayacaksın. Yasadıgın yerde sevgıyı ve en onemlısıde saygıyı elden bırakmayacaksın. Mesela gecenın bır vaktı olur olmadık yere tuvaletını yapmayacak, balkondan asagıya kaynar su dokmeyeceksın. Bunlar bırer ornektır. cak ları ceklerı sınlerı sana soylemıyorum :)) yanlıs anlasılma olmasın lutfen. Genele hıtap edıyorum. Saygıyı elden bırakmadıgın dını ıtıkatını kaybetmedıgın zaman ne ınsanoglu sana bulasır nede baska varlıklar.

Saygılarımla

 

sevgili ra. özellikle yazının son paragrafını tam yerinde yazmışsın.tesbitin güzel.Yazında güzel bir yazı.

gerçektende insanların her anında eğer dikkat eden, dikkat etmeyi bilen bir insansanız bu tür olayları her zaman yaşamak içten bile değildir.Yeterki görmesini bilelim.seni biraz meraklı gördüğüm için hemen sana şu ilginç anımı anlatayım...

Hatırlarsan eğer geçen gün bana azrailin günde beş kez her insana geldiğini nereden biliyorsun diye bir soru sormuştun.Ben bunun cevabını belgeli olarak sana zaten forumda yazdım eğer okuduysan...Ben bunun böyle olduğunu bir yerlerden mi okudum veya bir sohbet ortamındamı bahsedildi diye bir türlü aklıma gelmedi..

..sende soruyu sorunca cevap vermek için aramadığım kaynak kalmadı.çünkü sana belgeli bir cevap vermek istiyordum.Webde bu konu ile ilgili hiçbir şey yok.Onun için kitaplardan istifade etmem gerekiyordu..o akşam sana mutlaka bir cevap vermem lazımdı,..

..kitaplığımdaki tefsir kitaplarının hepsini aradım taradım yok,yarabbi dedim şimdi benim şu ra.kardeşime verebileceğim bir cevap yokmu beni yardımsız bırakma diye dua ettim...

..ve tam o anda tefsir kitaplarımın bendeki sonuncu cildinin yerlerine sığmadıkları için ayrı bir rafta durduğunu farkettim,inşaallah bunda vardır deyip sayfaları kontrol ederken birde ne göreyim aradığım cevap gözlerimin önünde duruyor.ve hemen sana o cevabı yazdım..

..bu arada dedeciğinede allah rahmet etsin huzur içinde olsun.yazıda adı geçtiği için.Kendisi hayatta iken hiç düşünürmüydü ki yıllar sonra bir gün benim anılarımı torunum başkalarına anlatacak benden bahsedecekler diye...hayat çok enteresan olaylarla cereyan etmeye devam ediyor..işte böyle sevgili ra. selam eder saygılar sunarım...

ukikar..o şekildede diyebiliriz ama doğrusu meleklere yaklaşıp onlardan laf kapmak isteyenler şeytanlar olarak geçer.. onuda yakıcı bir alev topu yakalar..

Hani bir yıldız kayarken dilek tut derler ya..bu esnada meleklerden laf kapmaya çalışan bir şeytanı alev topu yakalar ve yok eder.Biz bunu yeryüzünden yıldız kayması olarak görürüz..bir yıldızın kaydığını gördüğümüz an bilki bir şeytan daha yok edildi..şeytan yok olduğuna göre artık bir dilek tutabiliriz...Yıldız kayarken dilek tutulmasının sebebide budur..burada şeytanı yok eden ateş topu senin de dediğin gibi tabii ki göktaşlarıdır...

Sevgili RA Paylaşım için teşekkürler  Bu tavsiye için teşekkürler bende bu konulara bir ara küçükken girmek istemiştim ve sonradan yaşın getirdiği tecrübelerle uzak kalmanın iyi olacağını anladım ve sonrada bu tür konulara meraklı olduğum için UFO'ların varlığını anladım ve artık işte burdayım :) Neyse yinede şuana kadar iki ilginç olayımı anlatcam..

Benim kuzenim vardı ve biz her sene onunla Karabük'te buluşuyorduk.İşte bir yaz biz yine Karabük'te buluştuk ve çok küçüktük Yaklaşık 8-9 yaş belkide 10 .İşte biz bir top bulmuştuk biraz oynadık ve sonra neden bunu yapmak istedik bilmiyorum patlatmak istemiştik.Biz habire yola atıyoruz patlatamıyoruz arabalar patlatmıyo ve çok az araba geçiyordu hava bu arada kararmıştı.Sonra  biz bir aşadaki yola gitmeye karar verdik ve görünmüyordu karanlıktı.Ben gitmek istemedim ve kuzenim bir arkadaşıyla gitti .Ben ise öbür kuzenimle üst yolda kaldım.Çok uzun süre bekledikten ve bağırdıktan sonra nefes nefese kalmış ve gelmişlerdi korkmuş gibilerdi.Ve noldu diye sorduğumuzda bize bunları anlattılar.Bir otobüs geldi ve topu attık otobüs topu patlatmadı ama bizim üzerimize doğru sürmeye başladı ve süren kişiyi göremedik gözükmüyordu dedi ve onu son gördüğümde yazın 2-3 sene önce apartmanda garip garip sesler duyduğunu söylüyordu devamlı... Beni korkutmak içinde yapmış olabilir ama bilmiyorum.2 sene öncede onu kaybettik...

Benim dedem var Karabük'te yaşıyor.Böyle olaylar yaşadığı zaman hiç anlatmaz yada anlatmayı sevmez ve kendisi çok iyi birisidir.Neyse bir gün benim kuzenime bir olay anlatmış ve herkeze yayıldı.Dedemin eski tarlası olan tarlada kocaman bir taş varmış.Ve nasıl olduğunu bilmiyorum her gün o taş tarlanın başka yerinde durup tarlanın etrafında tur atıyormuş ve o taşı insan gücüyle taşımak imkansız ancak bir makineyle taşınabilir.Bunu bütün köydekiler biliyormuş ve biz şuanda orda bir yatır olduğunu düşünüyoruz.

 

Evet anlatcaklarım bu kadar ve kzuenim bize şu ana kadar o hikayenin şaka olduğunu söylemedi yani bunun bir şaka olduğunu düşünmüyorum.

guzel bi konuya deginmissiniz.ben bu tur valiklarin hepsinin gercekligine inanmiyorum acikcasi, gercekte var olanlar cinler, seytan, melekler ama hayaletlere inanmiyorum , tabiki burda insanlarla temas kuran olu ruhlardan bahsediyorum.Evet cinler ve melekler her zaman insanlarla ayni ortamda olmuslardir ve cinler cogu zaman kendilerini gosterirler ancak  olu bir varligin ruhunun uzerinde bulundugumuz dunyayla temas kurucagini dusunmuyorum.Bununla birlikte ben de dahil olmak uzere cogu insanin zaman zaman gorudu varliklar ya da bariz sekilde sulietlerin ve bizi korkutan seylerin beynimizin ve vucudumuzun bize yaptigi bir oyundur, cok yorugun ya da stres altinda oldugumuzda ya da bu varliklar hakkinda cok fazla kafa yordugumuzda bilinc altimiza yerlestikleri icin beynimiz gordugumuz seyler hakkinda bizi yaniltabilir, bu bilimsel olarak da aciklanmis bir sey. Neyse ama gercekten bu tur bir varlikla karsilisirsam , daha cok bir uzayliyla, acikcasi olabildigim kadar sakin olmaya calisir ve olaydan kendimi soyutlamaya calisirim cunku hakkinda hicbir sey bilmediginiz bir valikla ne yapicaginiza kesin karar vemek tehlikeli sonuclar getirebilir, biz sadece varsayimlar yapiyoruz, ay ne konustum be :P

sevgili muzaffer, enteressan bir konuformu oluşturmuşsun öncellikle teşekkürler,

cinler melekler ve şeytanları nasıl uzaylı olarak görebiliriz! onu pek anlayabilmiş değilim. ben genelde başka gezegenlerde varolmuş veya kuvettle ihtimal varolan microorganizmalardan tut bizler gibi veya bizlerden çok daha zeki hatta dünyadışında bulunan her türlü biolojik yaşamtürlerini ''uzaylı'' olarak adlandırıyorum. ama cinler, meleklr ve şeytanlar daha çok birçoğumuzun kafasında ''ruhani'' varlıklar olarak yer edinmiştir. Niye böyledir, çünkü inancımız gereği belkide böyle düşünmeye mecburuz.

bir konuya daha değinmek isterim, hayat şartları yüzünden çocukluğuman beri değişik ülkelerde yaşamak zorunda kaldım, yani multikültürell bir hayat sürdüm, farklı inanç kesmlerinde farklı insanlar ile hayat paylaştım ama hiçbirinden ben ''karabasan'' veya ''cin'', ''büyü'' muhabbetleri duymadım. olsa olsa en fazla gece uyurken kabus olarak nitelendirdikleri ''kötü rüya'' olayları oluyor. bu cin çarpmaları veya büyü-büyü bozma olayları ve buna benzer bir çok mystik olaylar niye müslimanlar arasında yani bizlerin arasında bu kadar yaygın... en azından kendimiz bir şeyler yaşamamışsak bile büyüklerimizin bize anlatıklarından bu olayların ne kadar fazla insanlarımız tarafından yaşandığını bilmekteyiz. mesela anneanne min çocukken izmir bostanlıdaki evlerinin bahçesinde nar ağacı üzerinde ''perikızı'' görmesi gibi,...

sevgili miltenberger..bu varlıkları uzaylı diye adlandırmamın sebebi şu,uzay ile iletişimlerinin olduğunu,çok hızlı bir hareket kabiliyetlerinin olduğunu ve tamamen başka alemlerle irtibatları olduğundan dolayı uzaylı diye tabir ettim.Bu terimin o kadar önemi olmasa gerek.Burada önemli olan bu varlıkların başka alemlerden gelmesidir.Buna mesela galaksici varlıklarda diyebiliriz..

Hayat şartları gereği başka ülkelerde kaldım derken...cin büyü karabasan vs bütün bunlar her kültürde var.hatta batı kültüründe dahi müslümanlardakinden daha fazladır.asya ve özellikle afrikada ise çok yaygındır.Enteresan olanı şu bu tip olayların en az olduğu camia islam alemidir sevgili dostum.Anneannenin bir peri görmesine kesinlikle inanırım...konu uzun kısa kesmek istiyorum..selamlar benim değerli dostum...

sevgili muzaffer,

şunu anlatmaya çalıştım aslında, ben bizim buralar hariç hiçbir yerde cin çarpmış bir insana rastlamadım, misal vermek gerekirse eşim benim aydınlı ve daha doğrusu aydın ilinin bir köyünden, fırsat buldukça kafa dinlemeye ve tabbiki oradaki büyüklerimizin ziyaretine gidiyoruz, orada anlatılanları duymanı isterdim, cinler tarafından korunan hazineler(in ler) evren yılanları v.s. ve bildiğim kadarıyla incil dede pek cinlerden bizden bahsedildiği kadarıyla bahsedilmiz. bir başka misal, avrupada bir kasabada(walldürn) anne lise michel isimli bir genç kızın mezarını meraktan ziyaret etmiştim. Gerçekten anlatıldığı gibi mezar üzerindeki haç ters duruyordu ve gece karanlığında farklı bir aydınlık içersindeydi. anne lise michel isimli kızın ruhunu bir şeytan(demon) tarafından ele geçirildiği, ve şeytan kovma ayininde iki papazı öldürdüğü ve daha sonra kandi öldüğü anlatılıyor.. (hatta bu kız ile ilgili bir link vermek isterim ve izlersen bu konu hakkındaki yorumnu sabırsızlıkla beklicem)... yani anlatmak istediğim şudur, afrikanın meşhur ''karabüyü''leri- asya bölgesinin meditasyon yolu ile ruhaniler ile teşviki mesaileri girmeleri ve bunun gibi bir kaç örnek harici... toplumsal olarak müslimanlarda bu konuların üzerine daha çok eğinildiliğinden bahs etmek istemiştim... accaip bir yoğunluk içindeyken yazmaya çalıştım, umarım kendimi ifade edebilmişimdir. sevgiler saygılar ... link aşağıda lütfen bir göz at!

[video:http://www.youtube.com/watch?v=x4n9vK0_mdk]

madem oyle devam :)) sevgılı dostlar bende 3 harflının carptıgı bırıne rastlamadım, gormedım. Ama sehır efsanelerı gıbı anlatılan bazı olaylar, haıseler ısıttım. Oyuzden temkınlı olmakta saygıyı elden bırakmamakta fayda vardır. benden soylemesı.

Sımdı sıze arkadasımın basından gecen bır olayı anlatacagım. Bu bır kız. Isım vermıyecegım. Kızcagız gunden gune kılo kaybetmeye erımeye baslıyor. Ilk once onemsemıyor. Sonrakı gunlerde ısın cıddıyetıne varıyor ve gıtmedıgı doktor calmadıgı kapı kalmıyor. Doktorlardan medet goremeyecegınce hacı hoca yollarına dusuyor. Bazı hocalara gıdıyor ama sonuc alamıyor. Bu arada gunden gune kılo kaybetmeye devam edıyor. Doktorlar bu hızla kılo kaybetmeye devam ederse yakın bır tarıhte olecegını belırtıyorlar. Gunun bırınde bır arkadasından bır havadıs alıyorlar. Avrupa yakasında bır gayrımuslım kadıncagız bu tıp durumlara bakıyor dıye. Arkadasım annesı ıle bır caredır dıyıp tekrar yollara dusuyor. Normal sartlarda 1 hafta 10 gun sonrasına verıyor gayrımuslım kadın randevularını. Ve oyle herkes ılede ırtıbat kurmuyor her vakaya bakmıyormus. Ancak arkadasımın drumun acıl oldugu kanaatını getırerek bakmaya karar vermıs. Bır eve gırmısler anne kız. Kapıda gayrımuslumun yardımcısı karsılamıs. Beklemelerını soylemıs. Arkadasıma bakacak olan kadıncagızda 5 dakıka sonra gelmıs yanlarına. Tanısmıslar. Nur yuzlu sırın sempatık 60 yaslarında bır kadın. Arkadasım sıkıntısını anlatmaya baslamıs. Ama arkadasım arada bırde sacmalıyor, argo kelımeler kullanıyor, durduk yere manasız cumleler sarf edıyor, hıc olmadık yer ve zamanda kahkalar atıyormus. Cıddı bır konu konusulurken sırıtmaya, bazende bos bos bakıyor daha dogrusu dalıyormus. Sankı uyusturucu almıs gıbı veya asırı mıktarda alkol almıs gıbı garıp manasız hareketler. Normal bır ruh halı degıl. neyse gayrimuslum kendılerını uyarmıs ıcerıye gırdıgımızde sızden sakın olmanızı, asırı tepkı gostermemenızı, korkmamamınızı ısteyecegım. Bunları yapabıleceksınız bunlara uyabıleceksınız odaya gıdelım demıs. Bızımkıler ne yapsın care caredır basımıza ne gelebılırkı dıye dusunup herseyı kabullenıp gosterılen odaya dogru gıtmısler. Odaya gırmısler. Odada agır fakat daha once bılmedıklerı garıp bır koku varmıs. aydınlatma son derece zayıfmıs. Los ısıklar. Sonra gayrımuslum teyze ıcerıye gırmıs. Anneye demıskı arzu edıyorsan su arka tarafta oturabılırsın demıs. kız benım yakınımda kalacak demıs. Baslıyoruz demıs. Bızımkı koltukta kadının neyapacagını merakla beklemeye baslamıs. Gayrımuslum teyzemız arkadasıma arkasını donmus. yaklasık 3 dakıka sonra arkadasıma dondugunde o sırın nur yuzlu tonton teyze gıtmıs yerıne yuzunde yaralar cıkmıs, gozlerı buyumus ve kanlanmıs, sesı catallasıp degısmıs ve benden ınanamadın dılı yaklasık 25-30 cm uzamıs, ısmını koyamayacagım bır varlık duruyormus. Korku fılımlerınden cıkmıs bır yaratık, ıblıs gıbı bırsey. Arkadasımın annesı onu gorur gormez gozlerını kapamıs. Kadıncagız oturdugu koltuga cıvılenmıs. ne kalkabılıyor nede bagırabılıyormus. Bırazda mecburmus. Gelelım bızım kıza. Sanırım benım karsımda oyle bır yaratık dursa ben topuklardım. Ama hasta olan arkadasım o varlıgın suratına bakıp bakıp guluyormus. Arada bır ( ozur dılerım ) s.ktır gıbı galez kufurler argo ıfadeler kullanmaya devam etmıs arkadasım. ıblıs sekılınde kadında bızımkının ılk once suratına elının tersı ıle yapıstırmıs. Sus k..ltak demıs. Cehennem cukurunu boylamak uzeresın, sana sabun buyusu yapılmıs demıs hırlamayla karısık ıgrenc ve garıp bır ses tonuyla. Sabunun konuldugu yerı ve kımın yaptıgını ve buyuyu nasıl bozacaklarını soylemıs. Ama goruntu ve sesler cok korkuncmus. Yanı o sevımlı ve sempatık ınsanın yerıne bır ıblıs gelmıs sankı. Arkadaslar bır ınsanın dılının 25-30 cm olması ne demek ya. Kıpkırmızı gozler. Ve sabunu bulundugu yerden cıkartmıslar, buyuyu bozmuslar. Arkadasım kurtuldu. Eskı saglıgına yavas yavas ta olsa kavustu. yoksa olecektı. Belkı o bu seansı tek basına yasamıs ve bana anlatmıs olsaydı ınanmayabılırdım. Ama annesı vardı allahtan yanında. o gayrımuslumun ıcınde gıren veya ıcındekı herneıse arkadasımın hayatınmı kurtarmıs. Soylkemeyı unuttum seans bıtınce arkadasımı ve annesını odadan kufurlerle ıta kaka resmen odadan atmıs.

Bu anlattıklarım bır senaryo, hıkaye degıldır. Cok yakından tanıdıgım bır kız arkadasımın basından gecen kotu bır hadısedır. Annesıde bu olayların tumune sahıttır.

Sımdılık bu kadar dostlar, sevgılerımle

     

Peki hala öyle durup durmadık yerde saçma hareketler yapıyor mu?Bu arada adımı saydığın için saol ;)

teşekkür ederim sevgili ra.dediğim gibi bu 3 ve 5 rakamlarının üzerinde fazla durmaya gerek yok.olayın aslı üç mü beş mi meselesi değil.olayın aslı azrail adlı meleğin insanları her gün kontrol ettiğidir.yaratıcı izin verirse canını alır vermezse de almaz.bu bu kadar basit bir mevzu..

bu arada şunuda belirteyim.Azrail adlı meleğin tek olduğunu düşünmeyelim.Azrail as.tek fakat ona bağlı yani onun emrinde sayısız ölüm melekleri var.canı bu yardımcı melekler boğaza kadar aldıktan sonra son karar olarak ruhu almak azraile aittir.

bu tip konular üzerinde bir tartışma ortamı oluştuğunda tabiiki birbirimize fikirlerimizi hararetli bir şekilde sunacağız.yoksa forumun tadı çıkmaz değerli dostum.

selamlar ve saygılar....

:)ben sizinkini devlerin kapışması olarak nitelendiriyorum, sevgili ra ve muzaffer sayenizde bilgi ile beslenmenin tadı çıkartıyorum, güzel insanlarsınız... sağolun varolun kardeşlerim!!

sevgılı mıltenberger bız muzaffer kardesım ıle tartısırız, beyın ve bılgı fırtınası estırır, bılmedıklerımızıde bılenlerden, kıtaplardan, arastırmalar netıcesınde ogrenırız. Bızde sevgı, saygı, hosgoru esastır. Sende, bende, muzafferde, beko'da, anah'ta ozur dılerım ısmı su an aklıma gelmeyen bır cok kardesımlede durum boyledır ve boyle olmalıdır. Tansıyon yukselebılır ama adabımızı edebımızı asmayız. Tansıyonu bız ayarlarız. 

Herkesın bırbırınden ogrenecegı muhakkak kı cok sey vardır sevgılı dostlar

Sımdılık saglıcakla kalın 

miltenberger bu arada şuda önemli...Bu tip konularla hiç bir alakaları olmayan insanların bu tarz temasları, yaklaşımları, duymaları hissetmeleri ve görmeleri zordur..

Olayın içinde olduğunuz zaman bunun böyle olmadığını tamamen bizim boyutumuzdan farklı bir boyutun daha yeryüzünde olduğunu hissedebiliyoruz..Yani bir başka deyişle bunun adı "melekut alemı"..yeryüzü sadece bize ait bir yer değil..

onlarda bizimle beraber ama biz farkında değiliz...

miltenberger verdiğin linki göremedim :)

Sayfalar