İÇERİK GÖNDERİM SORUNU GİDERİLMİŞTİR. SABRINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ!

Rusların Dünya Dışı Zeki Canlılarla İlişkisi

Baykonur Uzay Üssü Komuta Merkezi'nin Görüntüsü

Rusların uzay çalışmaları bugün çok büyük bir gizlilik içinde yürütülmektedir. Amerikalıların uzaylılarla yaptığı söylenen anlaşmanın akıl karışıklığı halen dünyada büyük bir soru işaretidir. Rusların uzayda yaptıkları çalışmalar ise Amerikalıların ortaya çıkan UFO belgeleri kadar büyük gizem taşımaktadır. Rusya’ya düşen UFO’lar, Sovyet askerlerinin uzaylılarla karşılaşmaları, Rus bilim adamlarının dünya dışı zeki canlı formları ile beraber yürüttükleri bilimsel operasyonlar, Baykonur Uzay Üssü’nün ve Uzay Gözlem Evleri’nin durumu, Baykal Gölü olayı, Rus denizatlısının karşılaştığı 6 bilinmeyen obje ve dahası yazıda enine boyuna anlatılmıştır.

 

UFO konusu Sovyetler Birliği’nin gündemine ancak 2’nci Dünya Savaşı sonrasında geldi. Gerçekte ise 30 Haziran 1908 günü gelmişti. O gün Sibirya’nın Tunguzya bölgesinde çok şiddetli bir patlama meydana geldi. İnanılmaz bir gürültü ve ışık eşliğinde patlayan nesneden gökyüzüne mantar şeklinde bir bulut çıktı. Patlama o kadar güçlü bir ışık yaydı ki Sibirya ile İngiltere arasındaki hat üzerinde geceleri sokaklarda kitap okunacak kadar aydınlık oluşmuştu. Hatta Londra’da yaşayan bir çok İngiliz bu aydınlık karşısında geceleri sokaklarda kitap ve gazete okuyabiliyordu. O dönem yaşayan ve karanlığı aydınlatan bu ışık yüzünden milyonlarca insanın aklına kıyametin kopmak üzere olduğu düşüncesi gelmişti.

Tunguzya’ya giden Rus bilim adamlarının gördüğü manzara ise çok korkunçtu. Milyonlarca ağaç yanmış, patlama nedeniyle derin çukurlar oluşmuş, bitki örtüsü yok olmuş, hayvanlar ölmüş. Yazdıkları rapor ile durumu devrin yöneticisi Rus Çarı’na bildirmişlerdi. Sonra olay unutuldu ve ancak 2’nci Dünya Savaşı sona erip, soğuk savaş dönemi başladığında yeniden gündeme geldi. 1960’lar da, bölgeyi incelemeye giden Sovyet bilim adamları bölgede hala var olan yüksek radyasyonu tespit ettiler. Hatta çevrede bitki ve ağaç bile yetişmiyordu. Tüm veriler 30 Haziran 1908 günü bir Nükleer Patlama’nın olduğunu gösteriyordu.

 

Varılan sonuç ise o tarihte başka bir gezegenden gelen uzay gemisinin düştüğü ve patlamaya neden olduğuydu.Bunun bir meteor patlaması ile ilgisinin olmadığı da tespit ediliyordu. Çünkü meteor düşmüş olsaydı, bölgede meteor parçalarının bulunması söz konusuydu.

Uçan Daire’den elde kalan parçaların toplanarak Leningrad yakınlarındaki bir teknoloji araştırma üssüne götürüldüğüne dair ciddi söylemler oluşturuldu, ama her hangi bir kanıt bulunamadığı için bu sav hep desteksiz kalmıştır.

Stalin 1947 yılında bilim adamı S. Korolev’i çağırarak UFO konusunu derinliğine araştırıp rapor hazırlamasını istedi. Çünkü ne kadar sosyalist olsa bile Stalin ülkede yapılan Parapsikoloji deneylerinden ve görülen UFO’lardan haberdardı. Yakından da izliyordu.

Korolev üç gün içinde tüm UFO haberleriyle ilgili raporunu yazdı. Uçan Dairelerin dünya insanlığı için bir tehlike teşkil etmediğini belirterek, bunların başka bir ülke tarafından hazırlanan gizli silahlar olmadığını da bildirdi. Raporun dikkat çekici başka bir yönü ise Amerika’da Roswell bölgesine düşen UFO’yu da yazmasıydı. Ruslar, Amerikalıların tüm yalanlamalarına karşın, Roswell’da bir UFO düştüğünü biliyorlardı. Rus askeri yetkilileri 2001 yılında 51. bölgedeki UFO hangarlarının ve iniş alanlarının fotoğraflarını dünya ile paylaştı.

Sovyetler Birliği’nde UFO Araştırmaları 1960’lı yıllara kadar ciddi biçimde südürerek günümüze kadar gelmiştir. 1960 yılında garip bir olay meydana gelmiştir. Rusya topraklarında Sibirya bölgesine yakın bir yerde –kesin konum belirtemiyoruz- düşen UFO yüzünden Sovyetler UFO araştırmalarını bıçak gibi keserek, halka bu konu ile ilgili fazla bilgileri olmadıklarını deklare etmişlerdir. Elde edilen UFO’nun görüntüleri bugün dünya ile paylaşılmış, ama kazadan sonra ele geçirilen canlılarla ilgili hiçbir bilgi verilmemiştir.

 Soğuk Savaş’ın hızla sürdüğü bir dönemde 1965 yılında iki önemli olay gerçekleşti. Uluslar arası bir kongrede, dünyanın çevresinde dolaşmakta olan kimliği belirsiz üç adet uydudan söz edildi. 12 Nisan 1965 gününde ise, Pegasus Takımyıldızı’ndan gelen zeki bir radyo dalgasının varlığı saptandı. 1920’li yılların başlarında Almanya’da bulunan ve gizli ilimleri araştıran Thule Örgütünün yaptıkları Rusların dikkatinden kaçmamıştır. Parapsikolojik deneyler sonucunda Aldebaran Yıldız Sistemi’ndeki akıllı varlıklarla yapılan temaslar sonucu bilimsel bulgular ele geçirildi. Almanlar bu bilgilerle uçak, füze ve Uçan Daire yapabilmişlerdi. 2. Dünya Savaşı sonrası bu bilimsel çalışmaları yürüten bilim adamlarının nerede oladukları daha şaşırtıcıdır. Baykonur Uzay Üssü’nün kuruluşunda aktif olarak yer almışlardır.  

18 Ekim 1965 tarihinde ise Rusya “Stoljarov Komitesi” adı verilen UFO araştırma birliğini kurdu. Bir takım Rus bilim adamları evrende zeki uygarlıklar olduğunu kabul ettiler. Ruslar’da tıpkı Amerikalılar gibi Dünyadışı Akıllı Varlıklarla temasa geçip bilgiyi ele geçirmek istediler. Bunda başarılı da oldular. Pleiadeslilerle kurulan birebir bağlantılar aslında 1940’lı yıllara dek dayanıyordu. Fakat düşen UFO’dan canlı ele geçirilen Pleiadesli canlılarla bu durum yüzyüze görüşmeye kadar dayandı.

 

Sovyet Roket Biliminin kurucusu Konstantin Tsiolkovsky’ nin şu görüşlerine bakmakta fayda var: “Evrenin başka yerlerinde, gezegenden gezegene yolculuk yapabilen ve kendilerinden istendiği takdirde, kendilerininkinden daha az gelişmiş olan dünyalara yardım edip onlarla temas kurabilen uygar varlıkların mevcut olduğundan eminim.”

 Gelecekteki havacılık çağında insanların telepatik yeteneklerine acilen ihtiyaç olacaktır. Bunlar insanlığın genel gelişimine hizmet edeceklerdir. Kozmik roketim makro kozmosun yüzce sırlarının çözümüne ulaşabilirken, seni teorinde yaşayan mikro kozmosun kutsal esrarlarının çözümüyle sonuçlanabilir. Makro Kozmos ile Mikro Kozmos, evrenin tek bir mahiyetinin parçalarıdır. Mikro kozmos bilmecesinin çözümü insanlık için gerçekten yüce başarıları müjdeler. Geleceğe ait şaşırtıcı ihtimalleri açıklayan düşünce ne kadar cesur olursa olsun, bilim kılığına bürünerek etkinlik gösteren gericilerin gösterdiği karşı koyma da o denli dehşetli olur.”

 Rusya Byurakan’da yer alan uzay gözlemevinde üzerinde hayat bulunan gezegenlere yönelik araştırmalar yapılmaya devam edildi. 1971 ile 2009 yılları arasında yılında gözlemevi’nin 17 (1982) ile 44 (2009) metrelik radyo teleskopu elli kadar yıldızı inceledi. Ve birden fazla yıldızda –kesin sayıyı veremiyorum- dünya dışı yaşamların olduğu kesinleşti.

 
Rus Uzay Bilim Uzmanı Zaitsev’e göre ise, dünya dışı zeki canlılar ilk insandan günümüze dek bizleri incelemeye devam etmektedirler.Dr. Zaitsev’e göre dünya insanının aydınlanma yolunda uzaydan gelen ziyaretçilerin çok büyük katkısı olduğuna inanmaktadır. Zaitsev şöyle diyordu:

”Kozmik ziyaretçiler, gezegenimizin ilkel sakinlerine doğaüstü güçlere sahip olan ilahi varlıklar gibi görülmüş olmalıdırlar. Bu tanrıların bir uzay gemisinden çıktıklarını varsayarsak, belki de söz konusu araca benzeyen tapınakların, inşasına yol açan da bu özellik olmuştur. Bu tüm dinler ile kültlerde rastlanan bir özelliktir. Bir araç ya da roket, tanrıların kendileri için barınmaya uygun olmayan bu dünyada pratik şekildeki kullandıkları evleri olabilirdi. Tapınaklardaki resimlerde ve küçük heykelciklerde işlenmiş olarak günümüze kadar gelen imajların bu Tanrılara ait olması da mümkündür. Varsayalım ki, içinde Tanrılar’ın bulunduğu bir araç gökten inmiş ve tekrar havalanmış olsun. Tüm destanların göklere göze çarpıcı şekilde yer vermelerini ve tapınaklarının görünüşlerinde, döşenme biçimlerinde ve gerçek ruhların göğe doğru uzanma eğiliminde olmasının nedeni bu olabilir miydi acaba?”
 
Dr. Josif Skhlovky ise bir kitabında Dünya’ya ilk kez yirmi bin yıl önce bir uzay aracının indiğinden söz ederken; Pegasus Takımyıdlızı’ndan gelen radyo dalgalarının zeki kaynaklı olduğunu da resmen belirtmiştir.
Beyaz Rusya Bilimler Akademisi Başkanı Dr. Vasily Kuprevich, uzaydaki uygarlıkların bizden çok üstün olabileceğine inanıyor ve şöyle diyordu:

“Uzaydan gelen varlıklar, insanlarla temas etmeden dünya ziyaretlerine devam diyor olabilirler. Bu varlıkların entelektüel gelişimleri öyle bir seviyeye ulaşmış olabilir ki, onların bizim hakkımızdaki görüşümüzden daha yüksek olmayabilir.”

Ruslar uzay araştırmalarına devam ederken Baykonur Uzay Üssü’nün gizemi de kat be kat önemini arttırmaktaydı. 1961 yılında Kozmonot Yuri Gagarin’in Baykonur üssünden uzaya fırlatılmadığı gerçeği ABD tarafından ortaya çıkarıldı. Üssün 300 km uzağından bilinmeyen bir yerden uzaya gönderilen Gagarin’in bindiği uzay aracı da halen büyük bir sırdır. Tip olarak tek kişilik ve çok küçük olarak tasarlanan uzay aracı, elips yapıda olması da çok gariptir. Amerikalı bilim adamı (k.thomson) bu uzay aracının dünya dışı canlılardan temin edildiğini üzerine basa basa vurgulamıştır. O güne dek uzayla ilgili kısır bilgilere sahip olan Rusların uzay atağı ABD’de şok etkisi yaratmıştır. Ama kaynaklardan elde edilen bilgiler ışığında bu hamlenin Ruslar tarafından gerçekleştirilmediği gerçeği idi. Baykonur uzay üssünün bulunduğu bölgede hayli ilginçtir. Issız bir arazide teknolojik bir üs olarak halen dünyaya meydan okuyan yapı, Pleiades takım yıldızının en rahat gözlenebildiği alandır. Üssün Rusya topraklarına değil de Kazakistan’ın sınırları içerisine kurulması da ayrı bir soru işaretidir. Bunların dışında Türkmenistan’a kurulan uzay gözlem merkezleri Bakonur uzay üssü kadar kafa karıştırıcıdır. ABD’li bilim adamlarına göre bu gözlem evlerinin görünür kısmı hiçbir şeydir. Gizli gözlem merkezleri diye de adlandırılan yer altı şehirlerinde bir çok uzaylı canlının bilimsel çalışmalara katkı sunduğu söylenmektedir. Rus Bilim Adamı Yuri Kournikov, bir çok uzaylı canlı ile görüştüğünü itiraf etmiştir. Fakat şu an Kournikov’un hayatta olup olmadığı belirsizdir.

 

Son dönemde Rus donanmasının Atlas Okyanus’un en derin bölgelerinde, Bermuda Üçgeni’nin güneyinde ve Karayib Denizi’nde UFO’lar gördüğü Russia Today adlı İngilizce yayın yapan yayın organı tarafından dünyaya duyurulmuştur. Rus nükleer deniz altısı, denizin içinde kendisini takip eden 6 ayrı bilinmeyen obje uyarısını tüm dünyaya geçmiştir. Denizaltı bu objelerden kurtulmak için suyun üstüne çıktığında 6 objenin saatte 400 km hızla denizden çıkarak gökyüzünde kaybolduğu radarlarca tespit edilmiştir. Ayrıca Roswell kadar önemli bir olay 1982 yılında dünyanın en derin gölü olan Baykal Gölü’nde meydana gelmiştir. Eğitim amaçlı dalan askeri dalgıçların yaklaşık 50 metrede ‘gümüş rengi kostümler içindeki bir grup insansı yaratıklarla’ karşılaşmışlardır. Ruslar bu ziyaretçileri yakalamaya çalışmış, ama 7 kişilik ekibin üçü ölmüş, dördü ciddi bir şekilde yaralanmıştır. Olayın ifşa olmasından sonra Rus makamları dünya dışı canlıların ele geçirilmediği deklare etmişse bile, gölde avlanan balıkçıların ifadeleri hiçte öyle değildir. Rus donanmasına ait bir geminin olay bölgesine gelerek, insanımsı canlıları gemiye aldığına dair görgü şahitleri bulunmaktadır. Ve şahitlerin sayısı onlarcadır.

Sovyet uzay yolculuğunun iki önemli dalı olarak kabul edilen telemekanik bilimi ve otomatizma konusunda uzman olan Dr. Juri Afomin uzayın çok boyutlu olmasından ve paralel dünyalar kavramlarından da söz ediyordu. Tüm bu araştırmaların tek temel nedeni Uzay’daki Başka Medeniyetler ile tanışmak ve temasa geçtikten sonra bilgiye sahip olmaktı. Tıpkı Amerikalıların yaptıkları gibi. Ki bu iki ülkede dünya dışı zeki canlılarla iletişime geçerek inanılmaz teknolojik bilgiler elde etmişlerdi.

Rusların 2006 ile 2015 yılları arasında uzayda yapacakları çalışmalarla ilgili yayınladıkları uzay raporunda şöyle bir ifade geçmektedir. “…Dünya dışı zeki canlıların kültürel, bilimsel yaşamlarına ulaşma ve yaşam formları hakkında detaylı bilgi sahibi olma…” buradan şu sonuca varırız. Acaba bir takım zeki canlılarla iletişime geçildi mi? Bu kesin ifadenin nedeni nedir? http://www.roscosmos.ru/,  http://www.federalspace.ru/ adlı sitelerden bu rapora ve Rusya’nın uzayda yapmak istediklerini ulaşabiliriz.

 

Dünya dışı zeki canlı formlarına ulaşmak için Avrupa ülkelerinin kurdukları ortak Avrupa Uzay Ajansı’na, Çin ve Hindistan da eklendi. Çin ve Hindistan’ın uzay çalışmalarına ortak olma çabası ne Rusların ne de Amerikalıların hoşuna gitmemiştir. Hatta Hindistan’ın Ay’a insanlı uzay aracı gönderme kararından sonra NASA’ nın Ruslarla ortak hareket ederek Ay’ı su bulma bahanesi ile bombalaması, Hindistan’a büyük bir meydan okumadır. Zaten bu olaydan sonra Hindistan projeyi rafa kaldırmıştır.  Dünya dışı zeki canlılara ulaşmak isteyen ülkelere bu iki ülke neden zorluklar çıkarmaktadır? Sorunun cevabı aslında çok basit ve yazının içinde açıkça belirmektedir.

 

Dip Not: Yazının belli bölümleri çeşitli kaynaklardan alıntıdır. Bazı bölümler bilimsel verilerden elde edilen analizlerden alıntıdır. Bir kısım noktalar ise kendi yorumlarımdır.

 

 

Ufoloji Forum: 

waybe usa gibi ruslarda yakın takipte...bizim millet daha teror din ırk pesinde uyan TURKIYE.....artık bizlerde iri teleskoplar ve arastırma merkezleri kurmalıyız..

Engin kardeşim hemen sana bir adres vereyim. TUG. Yani ulusal gözlemevi. Googleden ulusal gözlemevi yaz. çıkacaktır. Ayrıca Erciyes Üniversitesinde 2 m çaplı bir radyo teleskop var. İTÜ'nün ve TÜBİTAK'ın yapıp fırlattıkları uydular var . En önemli eksiğimiz Türkiye'de henüz bir fırlatma rampamızın olmaması. Ayrıca şunu belirtmek isterim ki bir rampa yapmaya kalkışsak herhalde önce çevreciler karşı çıkardı.Bir nükleer santralimiz bile yok. Olan madenlerimizi doğru düzgün kullanamıyoruz ki. Ayrıca biraz evvel wikipedya sözlükten okudum Ruslar ve Amerikalılar Juri Gagarin'den önce 11 kez uzaya insan göndermişler. Gagarin uzaya giden ilk insan değil sağ salim dönebilen ilk insan. Ancak kominist SSCB o dönemde bunları açıklamak istemiyor. Şimdi bile pek konuşmuyorlar bu konuda ya neyse.

 

paylastıgın adres icin tesekkurler arkadasım..hemen ıncelıycem..evet bende artık uyan Turkıye derken tam bu konulardan bahsettim evet malesef kollar halen sıvanmadı...tek kızgınlıgımda buya...bursadayım uranyumun atar damarlarından bırı burada..1 hafta once ufo gozlemledım zatne 50 dakıkalık bir calısma..ama bu konuya su an gırmek ıstemıyorum..ılerıde paylasılacak zaten...artık ciddi anlamda usa russia gibi milyar dolarlar yatırmak gerek dıycem amaaaa...malum economik kriz teror domuz gribini dunya uuttu ama bizim ulkemizde halen saatlerce haber alıyo vs...derdimiz coookk...insallah yeni nesil bir seyler yapar..bizim nesil bu zırvalıkla geldiiiiii geciyooooo...

Engin bey kardeşim o siteleri incelediğinde Türkiyede de bir şeyler yapıldığını göreceksin. Ayrıca bazı forumlar keşfettim hatta birisine üye oldum. Belki ilgini çeker. Umarım reklama girmez ama bu konularla uğraşan insanların varlığı beni umutlandırıyor. Şu an o siteden uyduların yörüngelerini gözlemliyorum. Adamlar uzayda otel kuruyorlar. Ama bu nesil birşeyler yapacak göreceksin. Bu ufo konularına gelince bende daha önceden bazı gözlemlerde buılundum. Ama arkadaşlarımızın hemen hemen herşeyi her ilerlemeyi ufolara bağlamaları yanlış. Biliyormusunuz ki Baykonur uzay üssü daha önce saldırıya uğradı. Bu konudaki haberleri gizliyorlar. Ayrıca çok sayıda insan uzay çalışmaları sırasında öldü. Bu insanların ölümleri medyadan yıllardır gizleniyor. Yani bu çalışmalar büyük emek, sabır ve çok çalışmayı gerektiriyor. Bu arada şunu belirtmek istiyorum : Bu ufolar neden belli bölgelere yoğunlaşıyorlar acaba? Oralarda olan madenleri kullanmak için olabilir mi ki?

 

tahminin dogru...!!!evet Haktan Akdogan'da bu konuda igdeledi engin gozlemledigin yerde uranyum altın daha aklıma gelmeyen bir kac madde daha soyledi..o an bilmiyordum o bolgede ne var ne yok arastırım daha dogrusu arastırmalarım halen devam etmekte..ve o bolgede uranyum tesisi (nukleer tesis) oldugunu daha bugun ogrendim..bu yazıları yazmakla insallah basımı agrıtmam..bende senin gibi bu konuya bilimsel yaklasan arkadaslar gordukce mutlu oluyorum..benimde dusuncem bundan ibaret birseyler alıyorlar bizden...bu kesin ve net...calıyorlar..!!! biraz hayal perest olucak ama icimde kalmasın::)) kardesim geliyosunuz biz izin versekte vermesekte technolojinizle zaten alay eder gibi istediginiz zaman gelip alıp gidiyosunuz..bali bir temsilci secin gonderin oturup konussun insanoglu...bi pazarlık yapalım paylasalım...degilmi ama::))))

SCT.gif

Uzay Kampı Türkiye İzmir'de Ege Serbest Bölgesi'nde kurulmuştur.Son teknoloji ile donatılmış tesis farklı uluslardan gençlerin bir araya gelip uzun süreli arkadaşlıklar kurabilecekleri ve diğer kültürleri anlayabilecekleri ideal bir ortam sunmaktadır.

bu İzmir'deki uzay kampı tam benlikmi ingiliz'cem ve isvec'cem var::))ama Stockholm'dakide guzele benziyo 10 gun sonra ordayım bide avrupalılarınkını goriyim::))anlatır paylasırım sizlerle..hatta foto fln da ceker paylasırım  

  Hiç kafanıza takılmıyormu bu dünya dışı canlılar neden ABD veya Sovyetler Birliği ile işbirliği içinde diye? Bunun yanında birkaç ülke daha var ama esas soru şuki bu canlılar neden onlara yardım etsin bilgi aktarsın? Burada bazen deniliyorki Amerika Rusya uzay takibinde bizler haala din,ırk,mezhep derdindeyiz. Öncelikle şunu belirtmek isterim.biz dünyada yaşıyoruz. Bizim burada kurulmuş bir gerçeğimiz hayatımız var. işi gücü bırakıp ufo kovalayacak halimiz yok. Tabiiki o ülkeler gibi bizde olsak, bizlerde uzay arştırmalarımızı kendi kendimize yürütebilecek bilgi birikimine, ekonomiye, teknolojiye sahip olabilsek. keşke.

  Diyelimki bu ufolar kalktılar geldiler ve ''hey dünya biz geldik, varız'' dediler. ne olacak? Hayatımızda herşey tospembemi olacak? Acıkmayacakmıyız,üşümeyecekmiyiz,ekmek savaşımış olmayacakmı? sevgilerimiz,kıskançlıklarımız,dostluklarımız,kavgalarımızzi bitecekmi? inandığımız değerlerimizi yitiricez, topyekün uzaylıların peşine takılıp dünyayı terk mi edicez.....? Çok büyük bir adım olacak elbette, emeklerken koşmaya başlicaz ve hatta uçmaya... ama kendi gerçeğimizi unutacak kadar aklımız başımızdan giderse sonu ne olur bilemiyorum? Üye olduğum günden şu ana kadarki tüm yazıları takip ettim ve sonuç olarak dikkatinizi çekmek istediğim birkaç sonuç var ortada;

1- Hernekadar bizden çok yaşadıkları söylensede bu canlılar da ölümlü

2- Hernekadar bu canlıların ortaya çıkması tüm inanç sistemini yerle bir edecek densede bu canlıların da inançları var ve kendi arayışlarını sürdürüyorlar. yani inanç dünyaya özgü bir durum değil.

3- Hernekadar bu canlıları zeki ve üstün olarak adlandırsakta onlarında teknolojik olarak hatalar yapabildikleri ortada

4- Hernekadar ortaya çıkmamalarının nedeni kaos yaratmamak diyorsakta zaten dünyanın kaynakları bu şekilde yok edilmeye dvm ederse çok yakın bir tarihte onların varolduklarını açıklamasından çok çok ötesinde bir kaos bizi bekliyorki bu belki 3. dünya şavaşı,nükleer savaşlar, belki küçük kıyamet olarak adlandırdığımız insanlığın ve canlıların büyük bölümünün yokolması... Aslında şu anda da bir kaos içinde değilmiyiz?

   Benim demek istediğim bu uzaylılara bel bağlamak biraz hayalcilik olur.

   Tekrar başa dönersek neden Amerika? neden Rusya? onların teknolojileri gelişmiş ve bu sayede uzaylılarla bağlantı kurmuşlardır gibi bir cvp doğarsa buradan, ozaman bende şunu söylerim; demekki bu uzaylılar teknolojisi gelişmemiş ülkelerle bağlantıya geçebilecek kapasitede değil? ama öyle olmadıklarını bende biliyorum. ozaman neden? Hani diyorsunuzya dünya uzay takibinde biz haala nelerle uğraşıyoruz diye. O ülkelere şöyle bir bakın, dünyaya yaptıklarına bakın; Amerika dünyada birçok gelişmiş ülkenin imzalamış olduğu çevre anlaşmasını bile imzalamıyor. neden? işine gelmiyor çünkü. Kendi çıkarları uğruna dünyanın dengesini alt üst edecek savaşlar yapabiliyor, ülkeleri birbirine düşürüyor....Sizde biliyorsunuzki sayarsam bitmez ABD nin yaptıkları.Rusya desen oda belli zaten. Yok aslında birbirlerinden farkları.

   Hani bu yazdıklarımdan sakın aşırı milliyetçi veya bu ülkelerin düşmanı olduğum anlaşılmasın ben inançlıyımdır. Allah'a Peygamberime inanıyorum ve iman ediyorum ama aynı zamanda çok hümanist bir yapım var. Kana, savaşlara, cinayetlere hertürlü ayrımcılığa karşı son derece karşı olan kesin bir tavrım var.Ülkemi de çok seviyorum tabiiki.

  Ama demem oki bu ülkeler(ABD-RUSYA vs) eğer bu uzaylılarla gerçekten bağlantı halindeyseler hiçbir ilerleme, gelişim kaydetmemişler.arkadaşımızın bahsettiği bir evrim tamamlama süreci vardı onlarda bundan nasibini almamış. İnsanlık adına pek bir adım attıkları yok. biz bu savaşları boşuna yapıyoruz,bütün bu şeyler çok anlamsız demiyorlar. haala dünyanın patronu olma derdindeler????? Peki bu ülkelerin bu duruşlarına rağmen dünya dışı canlılar onlara neden bilgi aktarıyor? neden? neden yardım ediyorlar? onlara neden yardım ediyorlar. 2012 veya başka bir zaman farketmez gidişatın iyi olmadığı belli. Eğer Amerika ve Rusya gibi ülkelerin derdi insanlık olsaydı dünya dışı canlıların onlara olan bilgi aktarımını anlayabilirdim. Ama şimdi ya bu canlıların dünyada olan bitenden haberleri yok yada biz umurlarında bile değiliz bir pazarlık sözkonusu.

  Son olarak ben bu yazımda daha çok ufoların dünya siyaseti üzerindeki gizli rolünü irdelemek istedim.

Şimdi ben size çok daha önceleri bir soru yöneltmiştim ve çoğunuzdan cevabımı aldım. Sorum şuydu? bu canlılar madem bukadar gelişmiş ve zeki neden dünyadaki savaşların,yıkımların,adaletsizliklerin önüne geçmiyorlar? sizlerde bana '' dünyanın iç işlerine karışmadıklarını, izlediklerini, insanoğlunun kendi gelişimini tamamlamasını beklediklerini, temasa geçmek için zaman gerektiğini'' gibisinden cvplar vermiştiniz.

Madem öyle Amerika ve Rusyaya neden yardım ediyorlar veya bilgi aktarıyorlar? özellikle yazılarını dikkatle okuduğum ve taktir ettiğim lord isimli üye arkadaşımız o cvplardan biride size aitti. Ama ortada ciddi bir çelişki var. Eğer bu ufolar insanlığın iyiliğini istiyorlarsa savaşların baş müsebbiplerinden olan bu iki ülkeyle ne işleri var? buda dünyanın işlerine müdahale etmek olmuyormu? hatta tabiri caizse ortada bir adam kayırma durumu bile mevcut!!! bu ülkelerin gelişmişliğinde uzaylıların rolü olduğunu birçoğumuz düşünüyoruz ve bunu yazan makaleleri konu olarak foruma ekliyorsunuz. eğer bu canlılar dünyanın iyiliğini istiyorlarsa bu bağlantı veya bilgi aktarımı haberleri doğru olmamalı. şimdi ben diyeceğimki yine tekrardan ya onların dünyadan haberi yok, yada biz umurlarında bile değiliz.

nurcan hn'a kocaman bir alkış :)

Arkadaslar bu konuya bir bilgi eklemede ben yapmak isterim,dogrulugu kesin degildir.Özellikle nurcan hanım

öğrendiğim kadarı ile DDV dediğim canlılar bir cok farklı ırktan olusmakta hemde bir cok.Ve kendi içlerindede her turlu tabiri caizse huya sahip olanlar var ve sanırım bu ismi gecen ülkelerle işbirliğinde iselerki durum onu gösteriyor bu varlıkların negatif dediğimiz

varlıklar olma ihtimali cok yuksek,çünki yine edindigim bir bilgiye göre dünyayı tamamen ele gecirebilecek bir ülke var oldugunda bu varlıklarında dunyayı istilası söz konusu.istilanın gerceklesmesi ise bir gezegenin bir tek gücün eline eline gecmesi ile oluyormus.Simdi bu varlıklar dunyayı bir ulke bayragı altında birleştirip istila planlarını gercekleştirmek istiyor olabilirler.

Saygılar

abd ile rusya gibi teknolojisi gelişmiş ülkelerin uzaylılarla ortak çalışma yapması normaldir.sırf abd de en az 450 alien üssü vardır.bunlar gizli yeraltı üsleridir.sırf abd rusya değil norveç israil gibi ülkelerde dd lerle işbirliği içindedirler.abd de 500 den fazla abd yapımı ufo olduğu iddia edilmektedir.zaten insanların reelde alienlerle görüşmesi önemsizdir.çünkü telepatik iletişimle de bilgiler alınabilir.bunun en önemli örneği abd li carla rueckert adlı medyumun ra adlı bir uzaylı ırkla kurduğu temas sonucu ortaya çıkan -ra bilgileri(ra material-the law of one) adlı kitaplardır.burda uzaylılar ahiret hayatı boyutlar hasat ve evrendeki positif ve negatif varlıklar hakkında çok önemli bilgiler verilmişdir.evrende en önemli kanunlardan biri eğer bi varlık ısrarla bilgi isterse uzaylıların bu bilgiyi paylaşmas gerektiğidir.eğer abd ve rusya bilgi istediyse vermişlerdir.o kadar basit.abd de rusyada varda bizde niye yok.atom bombası uçak gemisi uzay mekiği niye onlarda var bizde yok.cevap basit.adamlar çalışmışlar yapmışlar.o kadar basit.nazar etme ne olur çalış iste seninde olur.

evet volcano51 çok güzel bi noktaya parmak bastın.eğer dünyada negatif enerji kazanırsa negatif varlıklar dünyadan sorumlu üst varlıklardan dünyayı işgal izni isterler ve izin verilirse işgal ederler.bunun olması için örnek hitler türü bir liderin dünyanın her ülkesini işgal etmiş olması gerekir yada tek bir dünya devleti kurulması ve totaliter ve baskıcı bir rejimin yönetmesi gerekir yada tek dünya devletinde çok güçlü bir banka para kuruluşunun yönetimi ele geçirmesi gerekir.yani bir dünya rejimi sırf savaş sonucuda ele geçirilmeyebilir.ama şimdiki durumda ise positif ve negatif enerjiler karışık olduğundan evrensel yasalara göre ne negatifler reelde gelebilir nede positifler.dd lerin uyduğu yasalar evrensel yasalardır ve yasayı delemezler ve karşı gelemezler.çünkü evrende hiyerarşik yapılar vardır.her varlığın üstünde ondan daha güçlü varlıklar ve bu varlıklarında üstünde daha güçlüleri vardır.en üstte ise tanrı vardır.

  Hiç kafanıza takılmıyormu bu dünya dışı canlılar neden ABD veya Sovyetler Birliği ile işbirliği içinde diye? Bunun yanında birkaç ülke daha var ama esas soru şuki bu canlılar neden onlara yardım etsin bilgi aktarsın? Burada bazen deniliyorki Amerika Rusya uzay takibinde bizler haala din,ırk,mezhep derdindeyiz. Öncelikle şunu belirtmek isterim.biz dünyada yaşıyoruz. Bizim burada kurulmuş bir gerçeğimiz hayatımız var. işi gücü bırakıp ufo kovalayacak halimiz yok. Tabiiki o ülkeler gibi bizde olsak, bizlerde uzay arştırmalarımızı kendi kendimize yürütebilecek bilgi birikimine, ekonomiye, teknolojiye sahip olabilsek. keşke.

  Diyelimki bu ufolar kalktılar geldiler ve ''hey dünya biz geldik, varız'' dediler. ne olacak? Hayatımızda herşey tospembemi olacak? Acıkmayacakmıyız,üşümeyecekmiyiz,ekmek savaşımış olmayacakmı? sevgilerimiz,kıskançlıklarımız,dostluklarımız,kavgalarımızzi bitecekmi? inandığımız değerlerimizi yitiricez, topyekün uzaylıların peşine takılıp dünyayı terk mi edicez.....? Çok büyük bir adım olacak elbette, emeklerken koşmaya başlicaz ve hatta uçmaya... ama kendi gerçeğimizi unutacak kadar aklımız başımızdan giderse sonu ne olur bilemiyorum? Üye olduğum günden şu ana kadarki tüm yazıları takip ettim ve sonuç olarak dikkatinizi çekmek istediğim birkaç sonuç var ortada;

1- Hernekadar bizden çok yaşadıkları söylensede bu canlılar da ölümlü

2- Hernekadar bu canlıların ortaya çıkması tüm inanç sistemini yerle bir edecek densede bu canlıların da inançları var ve kendi arayışlarını sürdürüyorlar. yani inanç dünyaya özgü bir durum değil.

3- Hernekadar bu canlıları zeki ve üstün olarak adlandırsakta onlarında teknolojik olarak hatalar yapabildikleri ortada

4- Hernekadar ortaya çıkmamalarının nedeni kaos yaratmamak diyorsakta zaten dünyanın kaynakları bu şekilde yok edilmeye dvm ederse çok yakın bir tarihte onların varolduklarını açıklamasından çok çok ötesinde bir kaos bizi bekliyorki bu belki 3. dünya şavaşı,nükleer savaşlar, belki küçük kıyamet olarak adlandırdığımız insanlığın ve canlıların büyük bölümünün yokolması... Aslında şu anda da bir kaos içinde değilmiyiz?

   Benim demek istediğim bu uzaylılara bel bağlamak biraz hayalcilik olur.

   Tekrar başa dönersek neden Amerika? neden Rusya? onların teknolojileri gelişmiş ve bu sayede uzaylılarla bağlantı kurmuşlardır gibi bir cvp doğarsa buradan, ozaman bende şunu söylerim; demekki bu uzaylılar teknolojisi gelişmemiş ülkelerle bağlantıya geçebilecek kapasitede değil? ama öyle olmadıklarını bende biliyorum. ozaman neden? Hani diyorsunuzya dünya uzay takibinde biz haala nelerle uğraşıyoruz diye. O ülkelere şöyle bir bakın, dünyaya yaptıklarına bakın; Amerika dünyada birçok gelişmiş ülkenin imzalamış olduğu çevre anlaşmasını bile imzalamıyor. neden? işine gelmiyor çünkü. Kendi çıkarları uğruna dünyanın dengesini alt üst edecek savaşlar yapabiliyor, ülkeleri birbirine düşürüyor....Sizde biliyorsunuzki sayarsam bitmez ABD nin yaptıkları.Rusya desen oda belli zaten. Yok aslında birbirlerinden farkları.

   Hani bu yazdıklarımdan sakın aşırı milliyetçi veya bu ülkelerin düşmanı olduğum anlaşılmasın ben inançlıyımdır. Allah'a Peygamberime inanıyorum ve iman ediyorum ama aynı zamanda çok hümanist bir yapım var. Kana, savaşlara, cinayetlere hertürlü ayrımcılığa karşı son derece karşı olan kesin bir tavrım var.Ülkemi de çok seviyorum tabiiki.

  Ama demem oki bu ülkeler(ABD-RUSYA vs) eğer bu uzaylılarla gerçekten bağlantı halindeyseler hiçbir ilerleme, gelişim kaydetmemişler.arkadaşımızın bahsettiği bir evrim tamamlama süreci vardı onlarda bundan nasibini almamış. İnsanlık adına pek bir adım attıkları yok. biz bu savaşları boşuna yapıyoruz,bütün bu şeyler çok anlamsız demiyorlar. haala dünyanın patronu olma derdindeler????? Peki bu ülkelerin bu duruşlarına rağmen dünya dışı canlılar onlara neden bilgi aktarıyor? neden? neden yardım ediyorlar? onlara neden yardım ediyorlar. 2012 veya başka bir zaman farketmez gidişatın iyi olmadığı belli. Eğer Amerika ve Rusya gibi ülkelerin derdi insanlık olsaydı dünya dışı canlıların onlara olan bilgi aktarımını anlayabilirdim. Ama şimdi ya bu canlıların dünyada olan bitenden haberleri yok yada biz umurlarında bile değiliz bir pazarlık sözkonusu.

  Şimdi ben size çok daha önceleri bir soru yöneltmiştim ve çoğunuzdan cevabımı aldım. Sorum şuydu? bu canlılar madem bukadar gelişmiş ve zeki neden dünyadaki savaşların,yıkımların,adaletsizliklerin önüne geçmiyorlar? sizlerde bana '' dünyanın iç işlerine karışmadıklarını, izlediklerini, insanoğlunun kendi gelişimini tamamlamasını beklediklerini, temasa geçmek için zaman gerektiğini'' gibisinden cvplar vermiştiniz.

Madem öyle Amerika ve Rusyaya neden yardım ediyorlar veya bilgi aktarıyorlar? özellikle yazılarını dikkatle okuduğum ve taktir ettiğim lord isimli üye arkadaşımız o cvplardan biride size aitti. Ama ortada ciddi bir çelişki var. Eğer bu ufolar insanlığın iyiliğini istiyorlarsa savaşların baş müsebbiplerinden olan bu iki ülkeyle ne işleri var? buda dünyanın işlerine müdahale etmek olmuyormu? hatta tabiri caizse ortada bir adam kayırma durumu bile mevcut!!! bu ülkelerin gelişmişliğinde uzaylıların rolü olduğunu birçoğumuz düşünüyoruz ve bunu yazan makaleleri konu olarak foruma ekliyorsunuz. eğer bu canlılar dünyanın iyiliğini istiyorlarsa bu bağlantı veya bilgi aktarımı haberleri doğru olmamalı. şimdi ben diyeceğimki yine tekrardan ya onların dünyadan haberi yok, yada biz umurlarında bile değiliz.

  Son olarak ben bu yazımda daha çok ufoların dünya siyaseti üzerindeki gizli rolünü irdelemek istedim.

 

Nurcan Alevli ne kadar aykırı görünmeye çalışsanız da saçmalamaya devam ediyorsunuz. Yazdıklarınız tam bir çelişki yumağı. Senin mantığın yanlış işliyor.. UFO'ların varlığı sizi derinden ürpertiyor. Lord sorum sana: Sen o yazında yazdığın Alman tarikatının Türkiye çalışmalarında aktif yer aldın mı yer almadın mı? Bir takım bilgiler nette yok kontrol ettim. Bu bilgileri nereden buldun? Ve uzay çalışmaları ile ilgili verdiğin isimlerin hepsi gerçek.. Senin kim olduğunu anlayamadım. Ama anladığım bu işin içinde birisin.

yeni dünya düzeni, zaten bu negatif enerjili tek devlet sistemini kurmaya yönelik birşey, bizde de bop projesi eş başkanı bir başbakan var. negatif enerjili en büyük varlığın yani deccalin gelmesi ve kıyametin gerçekleşmesi için çalışanlar var, bu negatif uzaylılar,yer altında yaşayanlar, masonlar, reenkarnasyoncular, islam masonları, illuminati, yada şimdiki adıyla gladio falan gibi kurumlardır. az kaldı o negatif enerjili tek dünya devleti düzenine geçmeye, hele bir son kale yada set türkiyeyi bir yıksınlar, gerisi çorap söküğü gibi gelecek...

 

  Endsubaşı ve Cüneyt Aktan arkadaşların yorumları gayet kabullenilebilir ve mantıklı. ancak bunları dayandırabileceğimiz kesin kanıtlar varmı?

  Ben o yazıyı yazarken olayın iç yüzünüde tartışalım istedim. kendi sorularıma da cvp olması için.  

  Size gelince alkapon eğer dar bir bakış açınız varsa bu benim sorunum değil. sizinki sığmı derinmi bilmeden gözü kapalı suya atlamak. ancak haddinizi fazla aşıyorsunuz. saygısızlıkta sınır tanımadığınız besbelli. bu saçmalıyorsun lafını ilk kez kullanışınız değil. terbiyenizi takının. merak ediyorum bu yazdıklarınızı görüp sizi uyaracak birileri varmı diye? sizin yazılarınıza ben yorum yapıyormuyum? bana yönelik yazılarınızdan vazgeçin.

işte görüorsunuz,görüyoruz.kimse kızmasın darılmasın,Tartısmayı dahi beceremez iken,temellerimizi kırma degilde onarma uzerine dahi kurmayı düşünemezken,kaç km daha mesafe alabiliriz sizce?

Valla kusura bakma arkadaşım ama sözünü üstüme alınmıyorum. ben ufolar konusunda bilirkişi değilim aklımdaki sorularıma cvp arıyorum. bu ikidebir sataşma durumundan da sıkıldım artık. ister istemez biraz ters olabiliyorum. kusura bakma.

Yok Nurcan Hanım kusura bakmak diil tabikide,benim soylemek istediğim bir seyler kefdecek isek yada öğrenecek,kesinlikle öncelikle safımızı belli etmeliyiz ki byda sahsi tercihim pozitiflikten yanadır.Elbette bir cok engelle karsılasılacak,yıldırılmaya calısılcaz vs... Ama dediğim gibi amacımız öğrenmek ise bunlara göğüs germesini öğrenmeliyiz önce.yok amacımız fantastik bir arayış ise sanırım burasıda yeri degil.Bir şey ögrendim,Bilgi deyip geçilmesin zira bilgi bir enerjidir,gereginden fazla edinme yakıcıdır.Elbette arkadasların tavrını onaylamıyorum,ama dedim ya psikolojik dahi olsa engeller olcak,Ben isterdimki tartısma konuları bir sonuca vardırmaz,bunun yerine cok  kanıtsız olmaması sartı ile burada bilgiler paylasılsın, tartısılmasın.Aksini iddia edenlerde olayı tartısmaya sürüklemek yerine delilleri ile konusarak izah ederek bilgiyi paylassın.

Saygılarımla

E işte sorunda burada daha önce ben bu ufolar amerikalılarla falan bir anlaşmamı yapıyor dediğimde bana kalkıp saçmalama diyenler forumda böyle bir konu açıldığında yorum yapabiliyorlar. bilim bütün olasılıkları gözönünde bulundurmaktır.kendileri gibi düşünmeyenlere rahatlıkla saygısızlık yapıp sonrada ileri medeniyet seviyesinden bahsediyorlar şaşırıp kalıyorum. hayır, yazdığımı onaylamıyorsan ona karşılık fikrini beyan et. bunu ikidebir kişiselleştirmenin bir anlamı yokki. gerçekten canımı sıkıyor bu tavırlar. bukadar kendinden farklı düşünenlerin fikirlerine saygısızlık göterilmesi saçmalık esas olan. neyse tekrar özür.

Ufoların varlığını zaten kabul ediyoruz. bunlarla ilgili de birsürü konu açılıyor. birazda varolduklarının dışındaki nedenlere bakmak gerek.

seni dinlemiyorlar, seni anlamıyorlar seni dışlıyorlar diye neredeyse kendini kahredeceksin. kendini üzüp durma,  onları doğru yola sokacak olan sen değilsin. sen sadece uyarıcısın. onlara esenlikle selam ver ve oradan uzaklaş, orada kendilerine ilim verdiğimiz,  ve onların yazıp ettiklerini onlar vasıtası ile takip ettiğimiz, senin dediklerinin hakikatinide bilen, işiten bazı sizin bilemeyeceğiniz kullarımızda bulunmaktaydı. onlara yaptıkları güzel gösterildi, biz yoldan çıkmışlara öyle bir dost eğleriz ki, onlar kendilerini doğru yol üzerinde sanarlar.. unutma eğer rabbin dileseydi, onların hepsini tek bir ümmet yapardı.biz elbetteki gücü buna yetenlerdeniz...

gerçi matrixte neo'nun yaptığı gibi, ajanların o kurşunlarını hayır diyerek durdurmak, onlarla dövüşmek, yada onlardan kaçmakda zordur ya neyse...

Doğru söylüyorsun aslında.ama işte bazen biraz fevri oluyorum. burada benim yazdıklarımdan daha zıt yazılar yazan var ama arkadaş ne hikmetse bana saldırmayı üstüne vazife edinmiş. anladığım kadarıyla polemik yaratıp dikkat çekmeye çalışıyor. söylediklerini dikkate alacağım.

lord'a yine teşekkür ediyorum güzel araştırması için. ama diğer arkadaşların yazdığı bir negatiflik bop gibi şeylere inanmıyorum

3-5 sn içinde dünyayı ele geçirebilecekdüzeyde yaratıklardan bahsediyoruz unutmayın.

Anah , Dünayayı 3-5 saniyede ele geçirebilecek güce sahip olmaları mümkün ama bu sandıgın kadar kolay degil çünki sistemde hiçbirşey başı boş degil,buna engel olacak okadar cok güç ve engel varki bazen sadece işgal etmek istemek yada o güce sahip olmak yetmez.

volcano51 katılıyorum,

saygılarımla :)

Bazı arkadaşlar yeraltında bulunan üslerden, şehirlerden filan bahsetmişlerdi. Bu şehirleri görmek için öyle Amerikaya filan gitmeye gerek yok. Bu yeraltı şehirleri Türkiyede'de var. Hem de Nevşehir'de. Goole'daNevşehir Yeraltı Şehirleri yazın. İstediğiniz adrese gidin.En eskisi 20.000 kişi kapasiteli ve Hititler zamanında yapılmış.

yeraltı şehrinden bi görünüm

bence burda dikaktimi beni rahatsız ederek çeken şey iki otoriter gücün bişileeri diğerlerinden gizlemeye çalışması adamlar 1950lerden beri bu işlerle meşgul oluyolar diyelim bizde bigün zeki yaşamlarla tanışma aşamasına gelince ya çok geç kalmış olursak bazı şeyler için ve burda yine insanoğlunun çıkar savaşlarından doğan kitlelerin maruz kalıp mahrum bırakıldığı bi bilgiden bahsediyorum uyanmalıyız arkadaşlar uyanın yaaa

nurcan alevli.dd varlıkların olayını incelemek için önce ruhsal spirituel olayların incelenmesi lazım.7 boyutlu evren yapısı var.biz 3.boyutta bulunuyoruz.üst boyuta çıkmak içinde belirli bir positiflik puanı elde etmek gerekir kişisel olarak.yani bu toplum ülke meselesi değil.herkesin tek tek ölçümü yapılacak.belirli negatiflik puanı yakalayanlarda üst boyuta negatif olarak geçebilir.evrende kutupluluk vardır.üst boyut olan 4.boyutta ise bilinç artık 2 ye ayrılmışdır.yani positifler ve negatifler.bu 2 güç dünya insanına fikir verebilir direk müdahale hakları yoktur.ama hasat denilen işlemin zamanı geldiğinde positif olarak üst boyuta geçenler ilerde galaktik insan olurlar ve onların toplumlarında yaşarlar.ruhsal tekamül 7 boyut boyunca evrendeki tüm varlıklar için devam eder.insan dünyada doğduğunda aklında bulunan unutma perdesi yüzünden evrensel yasayı ve evrensel tekamül gerçeğini bilmez.rüya ise bir perde delme faaliyetidir.dünyadaki siyaset milliyetçilik ve silah satma üzerinedir.dünya ekonomisinin 100 de 30 u silah üretimi üzerinde döner.devletler uzaylı olayını açıklasalar millet birbirini yemez ve birlik olur.bölece ekonomilerde çöker.devletler uzaylı olayını açıklamazlar.ama vatikan açıklama yaptı ve uzaylı olabilir dedi.saygılar.

volkano51.negatif güçlerin karşısında onlardan daha güçlü olan positif güçler var.yani dünyayı ele geçirmek yerine içten çökertip dünyadaki halkları birbiriyle savaştırmak negatiflerin tercih ettikleri bi yoldur.

Sayfalar